Ana sayfa Editörden Perinçek: Gül’le işbirliği yapanlar, Cumhurbaşkanı seçimini kesinlikle kaybederler

Perinçek: Gül’le işbirliği yapanlar, Cumhurbaşkanı seçimini kesinlikle kaybederler

PAYLAŞ

2019 cumhurbaşkanlığı seçimlerini yorumlayan Doğu Perinçek, HDP ve Cemaat mağdurlarının yanı sıra, Abdullah Gül’le işbirliği yapanların cumhurbaşkanlığı seçimini kesinlikle kaybedeceklerini söyledi.

Perinçek’in 2019 cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin öngörülerininin yer aldığı Aydınlık’taki yazısı şöyle:

Cumhurbaşkanı seçimi, elbette yüzde 51 oyla kazanılacak. Birinci turda olmazsa ikinci turda.

Peki o yüzde 51 oyu almanın anahtarı nedir?

Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal ve kimi CHP yöneticileri, yüzde 49 olan Hayır oylarına dayanarak bir çözüm bulma iddiasındalar. Buradan hareketle HDP ve FETÖ ile işbirliğinden vazgeçemiyorlar. Hapishane kapılarında hükümet arayışı içindeler. Abdullah Gül çevresinde bir araya gelme planı da bununla bağlantılıdır.

İşte büyük yanılgı buradadır. Çünkü önümüzdeki Cumhurbaşkanını kazanacak olan kimdir sorusundan önce kaybedecek olan kimdir sorusunun yanıtı bellidir: HDP ve Fetullah “mağdurlarıyla” ve Abdullah Gül’le işbirliği yapanlar, Cumhurbaşkanı seçimini kesinlikle kaybederler.

Cumhurbaşkanı seçimini kazanmada birinci koşul, Türkiye’nin vatan bütünlüğü konusunda tutarlı ve kararlı duruştur. Bu nedenle bölücü ve yobaz terörüne karşı kesin tavır, Cumhurbaşkanlığı seçiminde belirleyici olacaktır.

Seçimi kazanmanın ikinci koşulu, borçlanma ekonomisinden üretim ekonomisine geçiş konusunda halka güven vermektir. Üreten Türkiye talebi, önümüzdeki süreçte her an teröre karşı mücadelenin önüne de geçebilir. Ancak değişmeyen bir cephe var: Küresel efendilerin dayattığı programa karşı koymak. Borçlanma ekonomisini onlar dayattı. Çözüm, ancak onlara rağmen uygulanacaktır. Çözümün adı, üretim ekonomisidir. Karşımızda bu kez küresel sermaye var. Onlar da ABD tanklarıyla aynı mevzideler.

Seçimi kazanmanın üçüncü koşulu, komşularımızla işbirliğidir. Astana süreci bu işbirliğinin hızla ilerlediğini gösteriyor. ABD, PKK ve FETÖ yine Türkiye’nin karşısında. Demek ki, önümüzdeki süreçte ABD tanklarının namlularına karşı çözüm üretmek durumundayız. Cumhurbaşkanı, bu çözümün önderi olacaktır. Bu nedenle de Türkiye’nin başına bir İngiliz lordunu veya ABD tehditlerine teslim olan herhangi birini Cumhurbaşkanı olarak getirme şansı bulunmuyor. ABD’nin cumhurbaşkanı tayin ettiği dönem geride kalmıştır. Seçilecek Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Suriye, Rusya, Irak, İran, Çin, Hindistan ve Orta Asya cumhuriyetleriyle işbirliğini inşa edecektir. Bu inşa görevi de, ABD tankları karşısında dik durmayı gerektirmektedir.