Saray’da gerginlik: Katar mı, Suudi Arabistan mı?

Haziran 05, 2017, 10:01 am
"Seçim Katar'dan yana olursa, günün sonunda hem ABD, hem de 'kardeş' denilen diğer Arap ülkeleri tarafından 'aşırı dinci teröre destek veren ülke' konumuna gelmek de var"

Suudi Arabistan ve Katar arasında yaşanan gerginliğe değinen Sözcü yazarı Zeynep Gürcanlı, Suudi Arabistan’ın Katar’ı İran ile yakınlaşmakla ve Müslüman Kardeşlere destek vermekle suçladığını, Katar’ın ise El Cezire aracılığıyla Suudiler ve onun etrafındaki Körfez ülkelerini ‘İsrail ile müttefik olmakla’ ve ABD’nin kuklası haline gelmekle itham ettiğini söyledi. Söz konusu gerginliğin Türkiye boyutuna da değinen Gürcanlı, “Kafalarda şu soru var: Erdoğan’ın Rabia işaretiyle hâlâ selam göndermeye devam ettiği Müslüman Kardeşler’in yanında duran Katar’la mı birlik olmalı? Yoksa, giderek ABD’deki Trump yönetimiyle de safları sıklaştıran, İran’ı da hedef tahtasına koyan Suudi Arabistan’la mı saf tutmalı?” dedi.

Gürcanlı’nın yazısının ilgili kısmı şöyle:

AKP’nin 14 yıllık iktidarında kavga edilmedik ülke kalmadı desek yeridir. Ancak iki ülke hariç: Suudi Arabistan ve Katar. Recep Tayyip Erdoğan gerek Başbakanlığı döneminde, gerekse Cumhurbaşkanı olduktan sonra hem Suudi Kralı, hem de Katar Emiri ile yılda en az 3‐4 kez yüz yüze, onlarca kez de telefonla görüştü‐görüşüyor. İlişkiler öyle bir noktaya vardı ki, “Sünni Müslüman NATO’su” ihtimalleri bile konuşulmaya başladı.

Ta ki, Katar ile Suudi Arabistan’ın arası açılana kadar. Tüm dünya yaklaşık 10 gündür Suudi Arabistan/Birleşik Arap Emirlikleri/Bahreyn cephesi ile Katar arasında yaşanan büyük kavgayı konuşuyor.

Suudi bloğu Katar’ı Riyad’ın can düşmanı İran ile yakınlaşmakla; yine Mısır’daki Sisi yönetimi ve Suudilerin hiç hoşlanmadığı Müslüman Kardeşler’e destek vermekle suçluyor. Katar ise El Cezire aracılığıyla Suudiler ve onun etrafındaki Körfez ülkelerini “İsrail ile müttefik olmakla”, ABD’nin kuklası haline gelmekle itham ediyor.

Düşmanlık keskinleştikçe de Ankara’da Saray ve AKP Genel Merkezi’nde gerginlik artıyor. Kafalarda şu soru var: Erdoğan’ın Rabia işaretiyle hâlâ selam göndermeye devam ettiği Müslüman Kardeşler’in yanında duran Katar’la mı birlik olmalı? Yoksa, giderek ABD’deki Trump yönetimiyle de safları sıklaştıran, İran’ı da hedef tahtasına koyan Suudi Arabistan’la mı saf tutmalı?

Gerek Erdoğan/AKP’nin izlediği dış politika, gerekse Katar’ın Türk ekonomisi üzerindeki hakimiyetini şirket alımları ya da kredi sağlayarak artırması, Ankara’daki AKP iktidarını bugünlerde Katar’a meyletmeye zorluyor.

Ancak seçim Katar’dan yana olursa, günün sonunda hem ABD, hem de “kardeş” denilen diğer Arap ülkeleri tarafından “aşırı dinci teröre destek veren ülke” konumuna gelmek de var. Bugünlerde Saray’da neden yüzler asık sorusunun yanıtı da işte bu… AKP hükümeti, giderek krize giren Türk ekonomisini canlandırma çaresi ararken en büyük sermaye destekçisinden de olabilir.

Yazının tamamı için…