Şebnem Sönmez: Korkunç bir çıkmaz, kısırdöngü içerisindeyiz

Haziran 08, 2017, 12:10 pm
“Gezi’nin baştan sona FETÖ tezgâhı olduğu ortaya çıktı" şeklilndeki haberlere ilişkin konuşan oyuncu Şebnem Sönmez, "Özür dileyerek şu kelimeyi kullanmak istiyorum: Çok ahmakça. Buna kim inanır?" dedi.

Türkiye’de oyunculuğa ara vermek zorunda kalan Gezi’nin sembol isimlerinden Şebnem Sönmez, Berlin’de oyunculuk eğitimi vermeye başladı. Sönmez, Gezi’nin dördüncü yılında DW Türkçe’den Değer Akal’ın sorularını yanıtladı.

 

DW Türkçe: Sansürlü sanat ne kadar sanat?

Şebnem Sönmez: Olamaz ama oluyor. Zaten diziler güdümlü, devlet, hükümet hangi doğrultuda toplumu yetiştirmek, değiştirmek istiyorsa onlara evet diyor. Tiyatro ise eser üzerine davranılan aktif bir sanat. Shakespeare’in yazdığı bir şeyi tabii ki sekiz saat oynayamazsınız ama omurgasını almadan sekiz saati iki saate indirirsiniz. Ana tema ‘olmak ya da olmamak’, hiçbir zaman çıkarılamaz. Belkemiğini çıkarırsanız metinden o zaman bir ‘hiç’ söylemiş olursunuz. ‘Taşlanacağız, polis basacak, valilik durduracak’ korkusuyla bu yapılır oldu. Kaygılar yersiz değil, hurafe değil ama sanat inat için yapılır zaten aksi takdirde yapılan sanat değildir, tiyatro hiç değildir. Kanatlarımız kesildi, dillerimize biberler sürüldü ama yapıyoruz işte buraya geliyoruz gidiyoruz, ülkemizde kendi öğrencilerimizle çalışıyoruz. Biz kendi küçük atölyelerimizde, onların görmeyeceği kadarını yapıyoruz ama biz de yaygınız, hiç yok da değiliz.

DW Türkçe: Gezi’nin sembol isimlerindensiniz. Geriye baktığınızda neler düşünüyorsunuz?

Şebnem Sönmez: Bütün ülke 21 gün gözü açık en istediğimiz rüyayı gördük. 21 gün tam bir kuluçka süresi, 21’inci gün bizi oradan kazıyarak çıkardılar. Çok genç çocuklar kaybettik, çok üzgündük, boynumuz büküktü. Ama ‘Her yer gezi her yer direniş’ her yere yayıldı. Gezi kendi haklarını savunma açısından insanlara bireysel güç kazandıran önemli bir direniş, hala devam ediyor. HES’ler için köylüler, herhangi bir yurtdışı parmağı olmaksızın, dereyi korumak için direniyor. Ama hemen özeleştiriye geçmek istiyorum. O vakitten sonra kendimize daha çok baktım. Dilin güzel değilse arzu ettiğin ne kadar güzel olursa olsun onu alamazsın. Güzele erişmek için senin de güzelleşmen gerekir. Dilimizi güzelleştirmemiz gerekirdi.

DW Türkçe: Kimi kastediyorsunuz?

Şebnem Sönmez: Barış isteyenlerin yüzlerinin çirkin olmamasını istiyorum. Gandi’nin dediği gibi sıkılmış yumruklarla tokalaşamazsın. Barış zaten kavga ettiğin kurum, mercii ile anlaşmaya gönülden evet deme hali değil midir? Kızgın, öfkeli, hakarethamiz söylemlerle istenmez barış. Bu demek değildir ki diğer tarafı meşrulaştırıyorum, asla, zalimin zulmünü kendine kesinlikle baki tutarak, zalimdir, zulmetmiştir, hala zulmetmeye devam ediyor ve sesim çıkacak ama ben mahalleli ağızıyla konuşmayacağım, ben horoz dövüşü yapmak istemiyorum.

DW Türkçe: Türkiye basınında 15 Temmuz darbe girişimi hakkındaki iddianame “Gezi’nin baştan sona FETÖ tezgâhı olduğu ortaya çıktı” başlıklarıyla yer aldı…

Şebnem Sönmez: Çok kolay bir suç atma hali. Özür dileyerek şu kelimeyi kullanmak istiyorum: Çok ahmakça. Buna kim inanır? ‘Yahu nasıl olur da asla aynı kefeye giremeyecek iki şeyi bir arada tutarlar’ diye şaşırarak dinlediğim bazı açıklamalara bir bakıyorum ki bir kesimi hiç muhatap almayarak kendi kesimlerine söylüyorlar. “Şu tarihte şunu söyleyen siz değil miydiniz?’ diye belgeler koysak cevap bile verilmiyor sadece içeri atılıyor insanları. Kendi tabanlarını genişletmek için yapılıyor ve ülkenin son derece aydınlık olmasını isteyen insanlarına karşı kutuplaşma yaratılıyor. Korkunç bir çıkmaz, kısırdöngü içerisindeyiz.

DW Türkçe: Endişeli misiniz?

Şebnem Sönmez: Endişeyle yaşanmaz, sırtında kenelerle, pirelerle yaşayan biri değilim. Bir gün öleceğiz ve son anımın, son cümlemin ‘Güzeldi ya’ olmasını istiyorum. Güzel yaşayabilmem için benim çirkin şeyler yapmamam, söylememem lazım. İyi, doğru ve güzelin peşindeyim, menzile doğru, daha temiz, daha güzel, daha doğru bir kadın olmaya çalışarak yürüyorum.