Taşgetiren: Bahçeli yarın Abdülkadir Selvi’nin yüzüne nasıl bakacak?

Mart 02, 2017, 9:55 am
"Bahçeli'ye birisi böyle bir hakarette bulunsa - ki siyaset - medya ortamımız bu tür haysiyet cellatlığının olağan hale geldiği bir seyri yaşıyor- o da dedelerinin hangi savaşta hangi kahramanlığı gösterdiğini mi anlatacak?"

Star Yazarı Ahmet Taşgetiren, MHP lideri Bahçeli’nin, yazdığı yazı nedeniyle Hürriyet Yazarı Abdulkadir Selvi hakkında kullandığı “kılıç artığı” sözlerini eleştirdi. Taşgetiren, “Bahçeli yarın Abdülkadir Selvi’nin yüzüne nasıl bakacak?” dedi.

Teşgetiren’in yazısının ilgili kısmı şöyle:

Bir partinin TV’lerden canlı verilen bir grup toplantısında parti başkanının kullanabileceği hak çerçevesinde değil bu hakaretler. Ağzına geleni söyle. Hatta böyle “Kılıç artığı” gibi insafsızca, haysiyet cellatlığı niteliğindeki lafları da söyle.

“Kılıç artığı” ifadesinin özel bir hakaret olsun diye seçildiğini görüyoruz. Bu “Yalancı, şu bu…” gibi bir hakaret değil bu. “İhanet” suçlamaları bile kullanıla kullanıla yalama olmuş haliyle, bu “seçilmiş” hakaretten daha masum kalıyor. Bu, gazetecinin düşüncesinden yola çıkılarak yapılmış bir hakaret de değil. Hani hiçbir türü kabul edilmez hakaretin ama orada bile bir sınır olmalı, diye düşünüyor insan.

Bu, Abdülkadir Selvi’ye yönelik bir “ön yargı”nın, siyaset kürsüsünden seslendirilmesi.

“Kılıç artığı”ifadesinin anlamına bakın. “Düşman” bellediğiniz bir varlığı (bir toplumu, bir inanç grubunu, bir orduyu) kırıyorsunuz, geriye kılıçlardan kurtulan ve size boyun eğen bir insan topluluğu kalıyor. Onlar kılıç artığı.

Bir siyasetçi bir gazeteciye hakaret için araya araya “Kılıç artığı” ifadesine gelmez. Yazılı metinden okuyan adam hiç gelmez. Belli ki seçti bu sözleri Bahçeli. Üstelik o, gerektiğinde nazik adam rollerini bihakkın ifa eden kişi olarak seçti bu sözleri.

Bahçeli’ye birisi böyle bir hakarette bulunsa – ki siyaset – medya ortamımız bu tür haysiyet cellatlığının olağan hale geldiği bir seyri yaşıyor- o da dedelerinin hangi savaşta hangi kahramanlığı gösterdiğini mi anlatacak?

Yazıyı yine benim çok naif olarak algılanmama yol açacak bir soru ile bitireyim:

Bahçeli yarın Abdülkadir Selvi’nin yüzüne nasıl bakacak?

Yazının tamamı için…