Taşgetiren’den ‘cemaat’ yazısı: Özeleştiri yapılmazsa, yanlışlar da, bedel ödemek de devam eder gider

Mart 08, 2017, 10:07 am
"Şu an gelinen noktada İslam'la ilgili ne var? Şu an ödenen bedeller, islami bir hizmetin karşılığı mı, yoksa yukarda birilerinin bağlılar üzerinden yürüttüğü bir 'Fesad'ın karşılığı mı?"

Gülen Cemaati’nin ‘Erdoğan’a karşı’ gibi sunulan, ancak ‘Türkiye’ye karşı’ olarak algılanması kaçınılmaz bir savaşı sürdürdüğünü söyleyen Star yazarı Ahmet Taşgetiren yazısında, “Özeleştiri yapılmazsa, yanlışlar da, bedel ödemek de devam eder gider.” ifadelerini kullandı.

Taşgetiren’in yazısının ilgili kısmı şöyle:

“FETÖ” evet, ona karşı yürütülen mücadelede oluşmuş bir tanımlama. O yapıya mensup kişilerin bu tanımlamayı kullanmamaları normal.

Ama o yapının mesela çoktandır bir “Hizmet hareketi” olmadığı da bir vakıa. Hatta Cemaat’in önce “The Cemaat”, sonra “Camia” diye nitelenmesi bile, “Cemaat”in dini hüviyetine yönelik bir iç mesafe olması sebebiyledir. Peki, o yapıya bağlı olanlar, bu sürecin tahlilini yaptılar mı? Yani “Biz nereye gidiyoruz?” sorusunun cevabına kafa yoran birisi oldu mu?

Ben şuna inanırım: O yapıya bağlı onbinlerce -belki daha fazla- insanın çok çok önemli kısmı, islami hassasiyetle orada yer almışlardır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadesine yansıyan “Alnı secdeye gelen insanlar” tanımlaması yanlış değildir. Fethullah Gülen de o insanlar için “Hoca”dır. Şunu söylemek de mümkün: O yapı içinde yer alan insanların pek çoğu “islami hayat”ı orada edinmişlerdir. Yani İmam Hatip gibi dini eğitim veren alanlardan gelenler sınırlıdır.

“Hocaefendi” hep “Hocaefendi” kalacak öyle mi?

Bütün dünyada faaliyet gösteren “Türkiye çıkışlı” bir hareket, “Erdoğan’a karşı” gibi sunulan, ancak “Türkiye’ye karşı” olarak algılanması kaçınılmaz bir savaşı sürdürüyor.

Hareketin başında olanlar-samimiyet sorgulaması bir yana- işin bir noktasında “Dindar bir siyasi kadro” ile savaşa savaşa ilerlemeyi mi planlamışlardı? 15 Temmuz’dan bu yana bütün süreç kendi etraflarında döndüğü halde, akla yakın bir izah denemesinde bulunmadılar. “Ne oldu 15 Temmuz’da, darbe girişiminde rol alanlar kim, TSK bünyesindeki bağlılarınız ne arıyor darbe sürecinde, onları başkaları mı kullandı, siz başkalarını mı kullanacağınızı düşündünüz, gerçekte ne oldu? Sonuçta hezimet olduğuna göre, en azından koca yapıyı böyle bir hezimetin içine sürükleyenler, bunun en tepedeki kişiye maliyeti olmayacak mı?”

Hareketin bağlıları, -bunu ben bu tarzdaki her yapılanmanın bağlıları için söylüyorum- böyle bir yapıya tam da bugün gelinen durum için mi bağlanmışlardı? Şu an gelinen noktada İslam’la ilgili ne var? Şu an ödenen bedeller, islami bir hizmetin karşılığı mı, yoksa yukarda birilerinin bağlılar üzerinden yürüttüğü bir “Fesad”ın karşılığı mı?

Özeleştiri yapılmazsa, yanlışlar da, bedel ödemek de devam eder gider.

Bir de İslam’a ödetilen bedeli düşünün!