Ana sayfa Dünya The New York Times: Trump’un saldırısı sözleri kadar sert değildi

The New York Times: Trump’un saldırısı sözleri kadar sert değildi

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suriye'ye hava harekatı düzenleneceğini açıkladığı ulusa sesleniş konuşmasının ardından, ABD, Fransa ve İngiltere Suriye'nin başkenti Şam ve Humus'ta bazı hedefleri vurdu.

PAYLAŞ

Trump’ın hayli sert ve kararlı konuşmasına karşın operasyonun itidalli ve kontrollü olduğu, Esad rejimini hedef almaktan ziyade bir gözdağı vermeyi amaçladığı ortaya çıktı.

The New York Times Gazetesi’nde bu konuyla ilgili kaleme alınan analizde de, bu harekatın Rusya ve İran’ı misillemeye itmeyecek bir çerçeve ile sınırlı tutulduğu tespiti yapıldı.

Yazının ana başlıkları şöyle:

Başkan Trump Suriye’ye yolladığı füze ve bombalarla, Suriye’ye geçen yıl düzenlediği askeri saldırıya kıyasla daha yüksek bir ateş gücü kullandı ve daha fazla hedefi vurdu. Ama sonuçta, tercihini Suriye’nin hamileri Rusya’yı ve İran’ı misilleme yapmaya kışkırtmayacak, daha itidalli bir operasyondan yana kullanmış oldu.

ABD ve onun Avrupalı müttefikleri, geçtiğimiz yıl tek bir hava üssünü hedef almışken, bu kez üç farklı hedefi vurdular ve iki misli daha fazla silah kullandılar. Buna rağmen Amerikalı yetkililer saldırının geniş bir hedef yelpazesine yönelik olmadığını, sadece Suriye’nin kimyasal silah tesislerini hedef alan, bir gecelik, bir seferlik orantılı bir saldırı olduğunu ve Şam yönetimini geçtiğimiz hafta sonu yapmış olduklarından kuşkulanılan kimyasal saldırıdan dolayı cezalandırmak amacını taşıdığını belirttiler.

Saldırıdan önceki günlerde Savunma Bakanı Jim Mattis enine boyuna düşünülmüş bir strateji olmaksızın ani bir saldırı düzenlenmesinin sakıncalarına dikkat çekmişti. Mattis, Rusya, İran ve ABD’nin her üçünün de askeri güçlerinin sahada olduğu bir ülkede, ani bir saldırının Rusya ve İranı ABD ile daha derin bir çatışmaya sürükleyerek ihtilafı tırmandırabileceği yönündeki kaygılarını dile getirmişti. Rus ve İran güçlerinin Esad rejimini desteklediği bir ortamda hedef şaşırma riski operasyonu planlayan askerleri kaygılandırıyordu.

Trump’un bu hafta sarfetmiş olduğu tüm sert sözlere rağmen, tercih ettiği saldırı biçimi, görüldüğü kadarıyla, kimyasal silahların ötesinde, Esad’ın savaş mekanizmasının diğer unsurlarına da, hükümetinin komuta kontrol sistemine de hasar verme amacı gütmüyordu. Kullanılan bir gecelik askeri araç gerecin ve mühimmatın, iç savaşının yedinci yılını yaşayan Suriye’deki güçlerin genel dengesini bozması pek de olası gözükmüyor. Ancak Trump bu saldırının Rusya’yı ve İran’ı müdahale etmeye zorlamadan, Esad’ı kimyasal silahlar kullanmaktan caydırabileceğini umdu.

Mattis Cuma gecesi habercilere yaptığı açıklamada, saldırının yanlışlıkla Rus askerlerini öldürme ihtimalini en aza indirecek ve hasarın Suriye’nin kimyasal cephaneliği ile doğrudan bağlantılı tesislerle sınırlı kalmasını sağlayacak şekilde planlandığını söyledi. Mattis “ağır bir saldırı” ifadesini kullandı, ancak “Bu şimdilik tek seferlik bir vuruş ama onun cesaretini kıracağına, aynı şeyi bir daha yapmaktan caydıracağını umuyorum” dedi. Analistler saldırının sınırlı bir nitelik taşıması nedeniyle, Rusya ve İran’ın kendilerini sert bir yanıt vermek zorunda hissetmeyecebileceği yönünde değerlendirmelerde bulundular.

Bir çok başkanla çalışmış, halen Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’de görevli, deneyimli bir Orta Doğu uzmanı olan Dennis Ross “Rusya’nın ve İran muhtemelen yüksek sesli bağırtılar karşılık verirler, ancak bunun doğrudan, eylemli bir karşılık biçimini alması pek olası değil,” şeklinde konuştu. Ross “vurulan hedefler kimyasal silah altyapısıyla ilişkili, Rusların ve İranlıların bulunduğu üsler değil” dedi.

Ross İran’ın Şii milisleri Irak’taki ve muhtemelen Suriye’deki Amerikan güçlerine karşı kullanarak, dolaylı bir karşılık verebileceğini, ancak “saldırının sınırlı niteliği göz önüne alındığında, bunun da düşük bir olasılık” olduğunu söyledi.

Saldırının olası sonuçlarının ne olabileceği konusu, Pentagon’da, Beyaz Saray’daki durum odasında ve Birleşik Devletlerin Siber Komuta Merkezi’nin bulunduğu Fort Maede’de toplanan yetkilileri çok meşgul etti.

Amerikalı yetkililer, Rusya ve İran’ın bölgedeki Amerikan güçlerine doğrudan bir karşı saldırı düzenleyeceğine ihtimal vermiyorlardı. Ancak İran ve Rusya’nın epeyce güçlü siber saldırı kapasitelerini kullanarak asimetrik bir misilleme yapabilecekleri ihtimaline odaklanıyorlardı ve Washington’un bu tür bir saldırı karşısında hazırlık yapmasının da, etkili bir savunma geliştirmesinin de daha zor olacağını değerlendiriyorlardı.

Bu çeşit bir saldırının planlandığına ilişkin doğrudan bir istihbarat alınmamıştı. Ayrıca Rusya’nın ve İran’ın bir siber saldırı düzenleyerek Suriye’deki krizi daha ne kadar derinleştirmek isteyebilecekleri de belli değildi.

Ama Amerikalı yetkililer, çatışma bölgelerindeki Amerikan birliklerinin iletişimini engellemeye yönelik çevirimiçi bir saldırı da dahil olmak üzere farklı misilleme ihtimallerine karşı hazırlık yaptıklarını açıkladılar. Saldırıdan önceki günlerde kullanılan sert dil, Suriye kadar, hatta ondan daha fazla, Rusya’ya odaklanmış ve soğuk savaş döneminde karşı karşıya gelmiş bu iki güç arasında daha tehlikeli bir karşılaşma ihtimalini gündeme getirmişti.

Saldırının başlamasından saatler önce, Amerika’nın Birleşmiş Milletler’deki büyükelçisi Nikki R. Haley, Güvenlik Konseyi’nin cuma günü yapılan toplantısında, Rus meslektaşı ile sert bir ağız dalaşına girmişti.

Rus büyükelçi Vasily A. Nebenzya Amerika’yı ve onun müttefiklerini pervasızca savaş çığırtkanlığı yapmakla suçladı. Nebenzya Duma’da kimyasal silah kullanıldığına ilişkin teyit edilmiş kanıt bulunmadığını söyledi ve Amerika’nın ve onun müttefiklerinin “bir soruşturma açılmasını istemediklerinin belli olduğunu” söyledi.

Nebenzya, Trump’un Esad güçlerine yönelttiği saldırı tehdidinin “güvenlik konseyinin bir daimi üyesine yakışmadığını” belirtti.

Haley ise Nebenzya’nın Suriye hükümetini ve olayları tasvir etme şeklinin inanılmaz olduğunu söyledi. Haley “tüm bu söylediklerinizi ciddi ciddi söyleyebilmeniz karşısında hayret içinde kaldım” şeklinde konuştu.

Tüm bunlar bir yana, Washington’da izlenecek yol haritası konusunda yapılan tartışmaların merkezinde Rusya vardı. Amerikan askeri güçleriyle yapılan bir video konferansta çok sayıda yetkili Rusya’nın gelen füzeleri vuracağına ilişkin tehditlerine dikkat çekerek, Suriye tesislerine yapılacak bir saldırıya Rusya’nın verebileceği karşılık ile ilgili kaygılarını dile getirdi.

Video konferansta askeri yetkililer özellikle Amerikan deniz gücüne bağlı destroyerlerin Rusya’nın saldırılarından korunmasının şart olduğunu dile getirdiler. Ancak, Rusya’ya ve İran’a Amerika ile doğrudan bir çatışmaya girmeden karşılık verme imkanı verebilecek

bir çevirimiçi saldırı olasılığı da bu tartışmalarda ağır basıyordu.

Haftalar önce İç Güvenlik Bakanlığı Rusya’nın Amerikadaki elektrik şebekesine zararlı yazılımlar yüklediğini açıklamış ve elektrik tesislerinin bu yazılımları temizlemelerine olanak sağlayacak kod örneklerini yayımlamıştı. Bu uyarıda Rusya, uzmanların değerlendirmesine göre Moskova’nın kapasitesini sınamak amacıyla, Amerika’daki ve Avrupa’daki nükleer enerji tesislerine, su ve elektrik sistemlerine sızmakla suçlanmıştı.

İran altı yıl kadar önce Amerikan bankalarının hizmetlerine erişimin engellenmesine yönelik bir saldırı düzenlemiş ve New York eyaletindeki Westchester County barajını manipüle etmeye çalışmış ancak başarısız olmuştu. İran siber saldırı silahlarını kullandığı bilinen orta boy güçler arasında, en gelişmiş teknolojilere sahip olanlardan biri. İran, Amerika’nın ve İsrail’in nükleer tesislerine düzenlediği siber saldırıdan sonra, bu alandaki kabiliyetlerini geliştirmek için ciddi bir yatırım yapmıştı.

Savunma Bakanı Mattis orduyu olası bir misillemeye karşı hazırlarken, Batı’nın saldırısı sonrasında Suriye’nin, Rusya’nın ve İran’ın, bir karşı propaganda kampanyasına girişmelerinin de ihtimal dahilinde olduğunu belirtti. Savunma bakanlığı yetkilileri, dünya kamuoyuna, Esad hükümetinin Duma’da kimyasal silahları gerçekten de kullanmış olduğuna ilişkin inandırıcı kanıtlar sunulmasının önemine dikkat çektiler.

Suriye’de Rusya’nın birlikleri ve İran’a bağlı askerler ve milis güçleri bulunuyor ve bunlar Suriye’de ve Irak’ta bulunan binlerce Amerikan askerine karşı misilleme yapabilirler. Bir Amerikan yetkilisine göre, Kuzey Irak’taki bir Kürt kenti olan Erbil’de bulunan Amerikan personeli, olası bir iran saldırısına karşı hazırlık yapmaktaydılar.

Trump’un bir saldırı planladığına ilişkin uyarının günlerce önce gelmiş olması nedeniyle, Suriye bazı uçaklarını bir Rus üssüne taşıyarak, Amerikalı’ları oraya saldırmaktan caydırmak istemiş, bu da soğuk savaş sırasında karşı karşıya gelmiş iki güç arasında yeni bir gerilim doğmasına neden olmuştu. Trump yanlışlıkla rus hedeflerini vurma ihtimalini bertaraf etmek için, Cuma günü bu üssü vurmaktan kaçındı ancak bu nedenle Suriye hava güçleri de saldırıdan kurtulmuş oldu.

Cumhuriyetçi Parti’den Güney Carolina senatörü Lindsay Graham saldırıdan saatler önce askeri komuta kademesinin gereğinden fazla temkinli davrandığı endişesini taşıdığını söyledi. Graham, Fox Haber Radyosuna yaptığı açıklamada “doğru bir düşünce tarzına sahip, doğru generallerimiz var mı emin değilim” şeklinde konuştu ve ekledi:

“Eğer komuta kademimiz Putin’i dinliyor ve Putin misilleme tehdidinde bulunduğu için geri adım atıyorlarsa bu bizim için bir felaket olur. Bir diktatör’ün size iki kırmızı çizgiyi birden geçmiş başka bir diktatöre ne yapacağınızı söylemesine izin veremezsiniz.”