TMSF, gazetecilerin kişisel eşyalarını da satışa çıkardı, aralarında selpak mendil bile var

Aralık 18, 2017, 9:55 am
TMSF yeni bir skandala daha imza attı. Kapatılan Kocaeli Manşet gazetesinin satışa çıkarılan malları arasında gazetecilerin kişisel eşyaları da var

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile kapatılan Kocaeli Manşet gazetesinin tüm malları TMSF tarafından satışa çıkarıldı. Satışa çıkarılan mallar arasında kapatılmadan önce gazetede çalışan gazetecilerin kişisel eşyaları da var.

Evrensel Gazetesi’nden Meltem Akyol’un haberine göre gazete kapatılmadan önce gazetede editör olarak çalışan Caner Aktan, kendisine ait harici hard diskin de satışa çıkarılan mallar arasında olduğunu söyledi. Aktan sadece kendisinin değil gazetede başka arkadaşlarının da bazı kişisel eşyalarının satış listesinde olduğunun altını çizdi: “Sadece benim değil, benim dışımda da diğer çalışan arkadaşlarımın çok sayıda kişisel eşyası gazete binasında kaldı. Örneğin bir arkadaşımızın 2 fotoğraf makinesi ve lensi satışa çıkarıldı. Bir başka arkadaşımızın kupa bardağı…”

GAZETECİNİN SELPAK MENDİLİ BİLE SATIŞTA

Aktan, “Bu yaşanan bir akıl tutulmasından başka bir şey değil. Bir arkadaşımın 7 yıllık haber arşivi, kullandığı bilgisayarda kaldı. Belki de işin en zor kısmıydı bu. Bir gazeteci için arşiv demek bir nevi hafıza demek. Bence bunun hiçbir maddi karşılığı yok. 7 yıllık arşiv ne oldu? Silindi mi? Yoksa hâlâ duruyor mu? Bilemiyoruz” diye konuştu. Satışa çıkarılan mallar arasında 4 paket Selpak mendil de bulunuyor.

“KENDİ EŞYALARIMIZI SATIN ALACAĞIZ”

Listede satışa çıkarılan kişisel eşyalarını gazete kapatıldığında almak istediklerini söyleyen Aktan, “Daha öncesinden kişisel eşyalarımızı almak için girişimde bulunduk. Ancak bir sonuç çıkmadı. Örneğin gazetenin mühürlendiği 27 Temmuz 2016 gecesi, bizi gazete içerisine almadılar. Çok sayıda polis gazete önüne yığıldı ve içeri giremeyeceğimizi söylediler.


Sanıyorum ki kişisel eşyalarımızı almanın tek yolu TMSF’ye giderek teklif vermek. Vereceğimiz teklifin üstünde verilen bir teklif çıkmazsa ancak o zaman eşyalarımıza kavuşabileceğimizi düşünüyorum. Kısaca diyebilirim ki; parasını ödediğimiz ve bizlere ait olan eşyaları tekrardan devlete parasını ödeyerek geri alma durumu söz konusu. Bu normal bir durum değil” diye konuştu.

“BİR GECEDE İŞSİZ KALDIK TÜM HAKLARIMIZ GİTTİ”

Çalıştıkları gazetenin 27 Temmuz 2016’da 668 sayılı KHK kapatıldığını hatırlatan Aktan, “Yaklaşık 30 kişi işsiz kaldı. Bu sayının içinde gazetenin diğer servislerinde çalışan arkadaşlarımız da var. Hiçbir hakkımızı alamadık. Maaşlarımızı almamıza 3 gün vardı. Tazminatlarımız, izin haklarımız, mesai ücretlerimiz… Hepsi kaldı. Gazetenin sahibi 28 gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Bildiğim kadarıyla tutuksuz yargılaması devam ediyor. Ne aradı ne sordu! Kendisi farklı sektörlerde faaliyet göstermeye devam ediyor. İstese çalışanlarının haklarını verebilir. Ancak bunu tercih etmedi” dedi.

“OHAL’DE HUKUK ORTADAN KALKTI”

Haklarını arayacakları bir mecranın da olmadığını belirten Aktan, “OHAL koşullarında bütün hukuki zemin ortadan kalktığı için bir hukuk arayışına da izin verilmiyor. Hukuk yolları tamamen kapalı. Ancak bu, durumun hukuki bir zemine taşınmayacağı anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

“BİR ARADA DURMAKTAN ÇEKİNMEMELİYİZ”

Aynı zamanda Türkiye Gazeteciler Sendikası yöneticisi de olan Caner Aktan şunları söyledi: “Türkiye’nin yakın tarihinde de, cumhuriyet öncesi de her dönem basına dönük saldırılar oldu. Ancak hiçbir dönemde bu dönem olduğu kadar ağır koşullardan geçmedik. Cezaevlerinde gazetecilerin en çok olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sadece son bir buçuk yılda 2 bin 500 gazeteci işsiz kaldı. 170’e yakın medya organı kapatıldı. Basın çalışanlarına dönük saldırılar arttı. 800’ün üzerinde basın kartı iptal edildi. Yine gazetecilere dönük gözaltılar ve gözaltında kötü muamele vakaları arttı. Tüm bu gidişatın tek bir çıkış yolu olduğuna inanıyoruz. İnsanca bir yaşam talebiyle bir arada durmaktan çekinmemeliyiz. Örgütlenmeye her zamankinden daha da fazla ihtiyacımız var. Demokrasinin temelinde ifade özgürlüğü yatar. İfade özgürlüğünün olmadığı bir yerde demokrasiden ve insan haklarından söz etmek mümkün değildir.”

TMSF HEM SATIŞA ÇIKARDI, HEM “BİZDE DEĞİL” DEDİ

Daha önce de KHK ile kapatılan Hayatın Sesi televizyonunun mallarını sitesinden satışa çıkaran TMSF, Hayatın Sesi ile MESAM arasında görülen davaya gönderdiği yazıda Hayatın Sesi TV’nin mallarına el koymadığını iddia etmişti. Kanalın mallarını kalem kalem bedel belirleyerek sitesinden yayımlayan TMSF’ye tepki gösteren Hayatın Sesi televizyonunun avukatları, “Biz diyorlar ki ‘Biz bu şirketi kapatılan ya da kayyum atanan şirketler arasında devralmadık.’ Mallar bizde değil diyorlar. El koymadıysanız ve mallar sizde değilse nasıl satıyorsunuz?” diye sormuştu.
Evrensel