TSK, NATO karşıtı ‘radikal İslamcı’ çizgiye mi kayıyor?

Temmuz 06, 2017, 5:59 pm
OHAL sonrası çıkarılan KHK'larla yapılan düzenlemeyle birlikte, TSK'nın kurumsal hiyerarşisinin dışına çıkmış kişilere personel alımında yetki verilecek olması, TSK'nın yapısının değişmesi riskini doğurdu.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası çıkarılan 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile orduya personel alımında bir dizi radikal değişikliğe gidildi. Askeri liseler tamamen kapatılırken harp akademileri ve astsubay hazırlama okulları da Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Milli Savunma Üniversitesi çatısı altında toplandı. Milli Savunma Üniversitesi rektörlüğüne askerlik mesleği ile ilgili olmayan tarih profesörü Erhan Afyoncu getirildi.

Ayrıca üniversite sınavında yeterli puanı alan, İmam Hatip liseleri dahil bütün lise mezunları için asker olabilmenin önü açıldı.

22 Kasım’da yayınlanan KHK ile modern ordu hiyerarşisini alt üst eden ve geriye gidiş olarak nitelendirilebilecek bir düzenlemeye daha imza atıldı. Yeni düzenlemeyle, “Emekli subay ve astsubaylar Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve bağlı birimlerinde personel ve askeri öğrenci temin faaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi için görevlendirilebilir” hükmü getirildi.

Herhangi bir nedenle TSK’nın kurumsal hiyerarşisinin dışına çıkmış, resmi hiçbir görevi olmayan kişilere personel alımında yetki verilecek olması tartışmalara neden oldu.

ASDER/SADAT üyeleri görev aldı mı?

Söz konusu düzenleme ayrıca, başkanlığını bir dönem Adnan Tanrıverdi şu an ise Nevzat Tarhan’ın yaptığı 28 Şubat mağduru askerler tarafından kurulan ASDER’i (Adaleti Savunanlar Derneği) akıllara getirdi. 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin önlenmesinde aktif rol aldığı bizzat kendilerince ifade edilen ASDER/SADAT üyelerinin MSB’ye bağlı birilmlere personel ve askeri öğrenci alımına ilişkin görev alıp almadıkları kesin olarak bilinmiyor. Ancak, darbe girişimi sonrasında Adnan Tanrıverdi’nin Cumhurbaşkanı başdanışmanı olması ve askeri konularda danışmanlık yapması bu ihtimali güçlendiriyor.

Görevlendirilen kişilerin ASDER üyesi olması ne anlama gelir?

Dernek üyelerinin tamamı, 28 Şubat sürecinde irticai faaliyetlerde bulunma gerekçesiyle ordudan atılan kişiler ve ordu içerisinde askerlerin dini yaşantılarını rahatlıkla yaşaması gerektiğini savunuyor. Bu görüşe yazılarında sıkça yer veren ASDER üyesi, Yeni Akit yazarı, emekli asker Vehbi Kara bir yazısında “Askeri okula giriş şartları arasında dindar olması, namaz kılması ve oruçlarını tutması tercih sebebi olmalı” ifadesini kullanarak personel seçiminde neye önem verilmesi gerektiğini açıkça ifade ediyor.

Öte yendan İmam Hatip Lisesi mezunlarının Askeri yüksek okullara girişte tercihen ayrıcalıklara sahip olacaklarına ilişkin basına yansıyan haberler de yine askeri okullara girişte ne tür kriterlerin göz önünde bulundurulacağını gösteriyor.

12 Eylül 2010 referandumu sonrası 28 Şubat mağduru askerlerin haklarının iadesi kapsamında yapılan değişiklikler sonucu bin 500 civarı emekli subay ve astsubay araştırmacı kadrosu ile memuriyete geri döndü. Ancak bu durum mağdurlar tarafından yeterli görülmedi ve üniformalarını yeniden giymek istediler.

Ayrıca, darbe teşebbüsü sonrası, Ağustos ayında, Gülen hareketinin mağdur ettiği iddia edilen ve TSK’dan atılan askerlerin geri dönüşü için çalışma başlatıldığı medyaya yansımış ve ihraç edilenlerin hepsinin dosyalarının teker teker inceleneceği belirtilmişti. Şu ana kadar acil ihtiyaçtan dolayı geri dönen bazı pilotlar haricinde bu çalışmanın sonuçlandığına dair bir bilgi ise medyaya yansımadı.

Saray’a bağlı ve NATO karşıtı personel sayısı artıyor

NATO’yu emperyalist güçlerin aleti ve Türkiye’nin tam bağımsızlığının önünde önemli bir engel olarak gören Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Emekli General Tanrıverdi ve benzer görüşlere sahip ASDER üyelerinin; TSK içerisinde ‘Siyasal İslam’ ideolojisini benimseyen, uluslararası hukuk yerine Erdoğan’a kişisel bağlılığı olan ve NATO karşıtı düşünce yapısına sahip personel sayısını artırma çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Bu faaliyetlerin ne tür olumsuz sonuçlar doğuracağını ise zaman gösterecek.