“Vatandaşa bu Anayasa değişikliğine ‘Evet’ demenin gerekçelerini üretemiyorlar”

Şubat 12, 2017, 9:42 am
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Evet’i savunamadıkları için Hayır diyenlere belaltı vuruyorlar” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu referandum sürecinde partisinin nasıl bir politik hat izleyeceğini ve giderek artan baskılara karşı ne yapacaklarını anlattı. BirGün’den Ece zereycan’a konuşan Kılıçdaroğlu, “Vatandaşa bu Anayasa değişikliğine ‘Evet’ demenin gerekçelerini üretemiyorlar.” dedi.

Kılıçdaroğlu röportajından bazı bölümler şöyle:

REFERANDUM
Bu bir Anayasa değişikliği ve referanduma gidilirken bu değişikliklerin sağlıklı tartışılması lazım. Öncelikle anayasa değişikliğini savunanlarla, karşı olanların televizyonlara çıkıp uygar insanlar gibi tartışabilmesi gerekir. Tartışma zemininin de sağlam ve tutarlı olması, bel altı vuruşların olmaması lazım. Bu sıradan bir siyasi olay değil, ülkenin kaderiyle ilgili bir olay. Dolayısıyla bu Anayasa değişikliğine neden ‘evet’ dediklerini de oturup vatandaşlara anlatmaları gerekir. Biz; nasıl, niçin ve hangi gerekçelerle vatandaşın ‘hayır’ demesi gerektiğini anlatıyorsak, onlar da çıkıp aksi tezi savunsunlar. Ama vatandaşa bu Anayasa değişikliğine ‘Evet’ demenin gerekçelerini üretemiyorlar. Çünkü hiçbir gerekçe yok ellerinde. O nedenle yaptıkları tek şey var bel altı vuruş. “Buna terör örgütleri ‘Hayır’ diyor, CHP de ‘Hayır’ diyor o zaman biz ‘Evet’ diyeceğiz” diyorlar. Bu kadar saçma bir şey olamaz. Bu şu anlama geliyor; ‘Hayır’ diyen herkes; diyelim ki yüzde 55 – yüzde 60 hayır çıkarsa, nüfusun yüzde 60’lık kısmı teröre destek veriyor olmuş olacak. Bu kadar saçma bir şey olamaz. Bu aslında bir paniğin, korkunun getirdiği bir süreç, refleks. ‘Hayır’ çıkmasından korkuyorlar ve bu nedenle saçmalıyorlar. Ama istedikleri kadar korksunlar, kesinlikle ‘hayır’ çıkacak.

DIŞ POLİTİKA
Koalisyon görüşmeleri sırasında ben Davutoğlu’na 180 derece değişmesini söylemiştim. Yanlış bir dış politika izleniyor. Türkiye’nin çıkarları ile uyuşmayan bir dış politika bu. Türkiye, Ortadoğu bataklığının içine, üzülerek ifade ediyorum ki çekilmiş durumda. Bugün El Bab’dan şehit haberleri geliyor. Toplam şehit sayısı 60’ı aştı. El Bab’ın çeperlerine kadar gittiniz, oradan Türkiye sınıra kadar olan bölgeyi güvenli bölge olarak elinizde tutabilirdiniz, özel bir çatışmaya zorunlu olmadıkça girilmemeliydi. Yeni şehitler de gelmezdi. Suriye’nin derinine inmeyin diye bir açıklama yaptığımızda bizi suçladılar. Sonra Erdoğan bir açıklama yaptı, Suriye’nin derinliklerine inmeyeceğiz dedi. Dışişleri Bakanlığı ise; Rakka’ya gideceğiz dedi. Tamamen tutarsız, kimin ne yaptığı belli olmayan bir dış politika. Beni üzen; ayakta kalmak için, dış politikada zaman zaman ABD’nin; zaman zaman Rusya’nın bir umut olarak görülmesi. Bir Putin’e yaslanılıyor, bir Trump kurtarıcı olarak görüyor. Rusya, askerlerimizin bulunduğu binayı bombalıyor, 3 askerimiz şehit oluyor, 11 gazimiz var. Ama kimse aslında ne olduğunu tam olarak açıklamıyor. Birbirini yalanlayan karşılıklı açıklamalar var. Özetle bugün içine düşülen kaos; siyasi, ekonomik ve terör kaynaklı… Kaos ortamını yaratanlar dayanacak yer arıyorlar. Siz Türkiye’yi 15 yılda bu noktaya getirdiyseniz iflas ettiniz demektir. Dış politikadaki iflas çok net gözüküyor. İç politikada yandaşlar, havuz medyası var, güçlü bir propaganda makinası var. Dolasıyla vatandaş yeteri kadar bunun farkında olamıyor. Son yaşanan ekonomik krizle beraber vatandaş da fark etmeye başladı. Neden işsizlik oluyor? Yatlarda, gezinti gemilerinde ÖTV’yi sıfırlıyorsunuz, çiftçinin mazotunda neden sıfırlanmıyor? Çiftçinin bunu düşünmesi lazım. ‘Benim traktörümdeki mazotu niye sıfırlamıyorlar. Yatta sıfırlanıyorsa traktör için de sıfırlansın’ demesi lazım. Bu bilinç düzeyinin ağır ağır toplumun her kesimine geçmesi lazım. Kısacası ülkeyi yönetemiyorlar.