Washington post: Erdoğan, sivil çatışma ihtimaline karşı yeni örgütlenmeler üzerinde çalışıyor

Ağustos 18, 2017, 10:12 am
Erdoğan'ın sivil vatandaşları silahlandırıp örgütleyerek 2013’teki gibi yaygın protesto ihtimaline karşı bunları kullanmaya hazırlandığına ilişkin iddiaların yer aldığı Washington Post'taki Türkiye analizinde, "Türkiye önümüzdeki yıl karşılaşması muhtemel şoklara hazırlıksız yakalanacaktır. Eğer ülkedeki durum kontrolden çıkarsa sonuç; demokrasinin geri dönmesi değil, şiddet ve kaos sarmalı olabilir" denildi

ABD’nin önemli gazetelerinden Washington Post’ta Nicholas Danfhort’un imzasını taşıyan bir Türkiye analizi yer aldı. Danfhort, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan her zamankinden güçlü görünse de Türkiye’nin şiddet ve kaos sarmalına girebileceğini öne sürdü.

Cumhuriyet’in aktardığı habere göre, Danfhort’un yazısında yer alan bazı dikkat çekici bölümler şöyle:

“Türkiye’nin kaderinin sivil otoriterlik sayesinde boğucu ama istikrarlı bir seyir izleyeceğini varsaymak hata olacaktır. Askeriye gibi kurumlardaki bölünme, Erdoğan’ın demokratik mirası aşındırması ve parlamenter demokrasiye yönelik devam eden saldırılarıyla birleşince, Türkiye önümüzdeki yıl karşılaşması muhtemel şoklara hazırlıksız yakalanacaktır. Eğer ülkedeki durum kontrolden çıkarsa sonuç; demokrasinin geri dönmesi değil, şiddet ve kaos sarmalı olabilir.”

Darbe girişimi sonrası ordunun giderek daha güvensiz ve paranoid olduğunu iddia eden Danfhort, Erdoğan’ın sivil çatışma ihtimaline karşı iyi silahlandırılmış ve kendisine çok sadık yeni başka örgütlenmeler üzerinde çalıştığını öne sürdü.

Yazıda, hükümetin polis özel kuvvetlerini ve istihbarat servisini orduyla bir çatışma ihtimaline karşı daha fazla silahlandırdığı vurgulanırken, “Erdoğan, aynı zamanda sivil yurttaşları silahlandırıp örgütleyerek 2013’teki gibi yaygın protesto ihtimaline karşı bunları kullanmaya hazırlanıyor” ifadesine yer verildi ve söz konusu yapılara örnek olarak ‘Osmanlı Ocakları’ zikredildi.

“Türkiye’nin kurumlarının çöktüğünü” ileri süren yazar, yazısını “En kötü senaryo, Erdoğan’ın ülkeyi artık istikrarı sağlamanın mümkün olmadığı noktaya kadar sürüklemesidir” ifadesiyle bitiriyor.