“Yaşadıklarımız utanç verici ve akıl dışı”

Ocak 01, 2017, 10:39 pm
Tahliyesinin ardından RS FM'e konuşan yazar Aslı Erdoğan, yaşadıklarının ardından üzerinde kronikleşen bir tutuklanma korkusunun kaldığını söyleyerek, "250 yıllık temel bir hakkı bugün böyle tartışıyor olmamız utanç verici. İnternet çağında herkes düşüncesini ifade edecek bir kanal bulabilirken bu denli bir baskı akıl dışı geliyor bana" dedi.

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Yayın Danışma Kurulu Üyesi olduğu için tutuklanan ve 133 gün cezaevinde tutulan yazar Aslı Erdoğan, tahliyesinin ardından yaşadığı süreci RS FM’de Yavuz Oğhan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Bidebunudinle’ programında anlattı.

BirGün’ün aktrardığı haberde Erdoğan, polis baskınını ve gözaltına alınmasını şöyle değerlendirdi, “Şoka girdim aslında. Evime polis girdiği andan itibaren bir yanlışlık olmuş olmalı diye düşündüm. Danışma kurulu sembolik bir kurum. Bu kurulun gazeteyi yönetmediği açık ve aleni. Beş yıldır bir kere toplanmadık, diğer kurul üyeleriyle bir kere yüz yüze gelmedik.”

‘TAHLİYE KARARINA İNANAMADIM’

Aslı Erdoğan, kasım ayında devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma” suçundan yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine karar verildiği haberini televizyondan öğrendiğini ve çok sevindiklerini anlattı. Erdoğan ancak mahkemenin, “Terör örgütü üyeliği” suçundan ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdiğini öğrendiklerinde yaşadıklarını ise şöyle anlattı: “ilk gelen haberle çok sevindik. Şarkılar söyledik, arkadaşlarla vedalaştık. Sonra beklemeye başladık. Saatler geçti haber yok. Akşam oldu yok. Sonra tahliye edilemeyeceğimizi öğrendik. Ardından ömrümün en zor birkaç gününü geçirdim.”

Erdoğan, önceki günkü duruşmasında savcının tahliye istemesine ise inanamadığını ve talebin mahkemece reddedileceğini düşündüğünü söyledi. Neden kendisinin seçildiği sorusuna hala yanıt bulamadığını belirten Erdoğan, “Siyaseten önemli bir değilim. Aslında köşe yazarlığıma da son vermiştim. Edebiyata dönme hazırlıkları yapıyordum. Çünkü geçirdiğim ağır bir rahatsızlık nedeniyle edebiyata ara vermek zorunda kalmıştım. Ardından Danimarka’dan iki yıllık bir yazarlık bursu kazandım. Bir veda yazısı ile köşe yazarlığını sonlandırıp, bu yazılardan oluşan kitabımın basılmasını ve ardından gitmeyi planlıyordum. Şimdi tabii bursum da yandı. Ve planladıklarım olmadı” diye konuştu.

‘BUNLARI HAK ETMİYORUZ, UTANÇ VERİCİ’

Yazar Erdoğan, edebiyatçı kimliğinin altını çizerek, “Bir edebiyatçıya bile tahammül edilemeyen bir noktaya gelmiş olmamız Türkiye açısından vahim bir durum” dedi. Erdoğan, düşünce ve ifade özgürlüğünün çok temel bir kavram olduğunu hatırlatarak “250 yıllık temel bir hakkı bugün böyle tartışıyor ve yaşıyor olmamız utanç verici. Bu internet çağında herkes bir şekilde düşüncesi ifade edecek bir kanal bulabilirken bu denli bir baskı aynı zamanda akıl dışı geliyor bana. Bunları hak etmiyor hiç birimiz” ifadelerini kullandı.

‘KRONİKLEŞEN BİR TUTUKLANMA KORKUSU KALDI ‘

Hayatının bundan sonrasına dair her hangi bir kararının olmadığı ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Artık üzerimde kronikleşen bir tutuklanma korkusu kaldı. Şimdi artık her şey başka bir şeye dönüştü. Bütün yaşananların kapısını kapatıp tekrar edebiyat nasıl yaparım bilmiyorum. Yazmak üzerine bir karar alamıyorum bu yüzden. Sadece şunu söyleyebilirim, yazmak benim için bir varoluş biçimi bir itki ile yazıyorum. O itki gelirse yazarım yoksa yazmam ama gelir diye düşünüyorum.”