Yavuz Baydar: İşimizi gazeteciler olarak yapmaya çalıştığımız için hayatımız karartıldı

Haziran 18, 2017, 11:29 am
"İşimizi gazeteciler olarak yapmaya çalıştığımız için hayatımız karartıldı, çıkmış böyle saçma sapan laflarla çamur sıçratmaya çalışıyorsunuz. İnsan onuruyla böyle oynayamazsınız."

Artı gerçek yazarı Yavuz Baydar, BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye’nin hazırladığı ve 231 gazetecinin gözaltına alındığı, 150’den fazla gazetecinin ise tutuklandığını gösteren rapora Türkiye BM daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu tarafından yapılan itirazı sert bir dille eleştirdi. Sinirlioğlu’nun “Tutuklanan gazeteci yazar veya diğer insanlar mesleklerinden değil darbecilere destek oldukları veya onlarla hareket ettikleri için tutukludur.” sözlerini köşesine taşıyan Baydar, “‘Eğer bu insanlar, bu değerli meslektaşlar darbeci ise, BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu da aynen darbecidir, FETÖ’cüdür.’ Bu kadar net.” diye yazdı.

Baydar’ın yazısının ilgilil kısmı şöyle:

Durum hiç bu kadar beter olmamıştı.
Haberi görünce ne diyeceğimi şaşırdım, inanın.
Türkiye’nin demokratikleşme ve reform sürecinde bir zamanlar en ön safta görünmeye gayret etmiş, demokrasi aşığı bilinen tüm aydın ve gazetecilerin en azından saygısını kazanmış, onlarla konuşmuş güven ilişkisi kurmuş, bu arada müsteşarlığa kadar yükselmiş bir diplomat söylüyor bu lafları.
Söyleyebiliyor.
Hiç sıkılmadan.
Öylesine.
Şu anda hapiste bulunan bunca arkadaşımın adına konuşamam elbette.
Haddime değil.
Ama bu diplomat o mahpus arkadaşlarımdan hangileri ile nerelerde, hangi ortamlarda el sıkıştı, yüzlerine güldü, konuştu, konferanslarda tartıştı, demokrasi asgarisinde buluştu (ya da öyleymiş gibi yaptı), bunları da söyleyemem.
Kendisi gayet iyi biliyor, hapisteki 170 arkadaşımdan hangileriyle tanışıklığı olduğunu, konuştuğunu; veya yazılarından onların gerçekte kim olduklarını bildiğini.
Onun vicdanına kalmış.
Bir fikrim yok tanışırlar mı, ama en azından şu soruyu sorayım:
Feridun Bey, bu sözlerden sonra mesela Kadri Gürsel’in yüzüne nasıl bakacak?
Bakabilecek mi?
Kadri Gürsel darbeci öyle mi?
Ahmet Altan darbeci öyle mi?
Enis Berberoğlu darbeci öyle mi?
Aslı Erdoğan terörist öyle mi?

Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Murat Sabuncu, Murat Aksoy, Tunca Öğreten, Deniz Yücel, Büşra Erdal, Mehmet Baransu, Emre Kızılkaya, Zehra Doğan, Mehmet Altan, Ahmet Turan Alkan, Güray Öz, Mustafa Ünal, Turhan Günay, Nedim Türfent…

…say sayabildiğin kadar, demek bu insanlar darbeci…
Darbe destekçisi…
Öyle mi?
Ben de sadece şunu söylüyorum o zaman:
‘Eğer bu insanlar, bu değerli meslektaşlar darbeci ise, BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu da aynen darbecidir, FETÖ’cüdür.’
Bu kadar net.
Bundan sonra hangi diplomat bu deli saçması rutin laflarla karşımıza çıkarsa, hepsini tek tek teşhir edeceğim, belirteyim.
Utanın.
İşimizi gazeteciler olarak yapmaya çalıştığımız için hayatımız karartıldı, çıkmış böyle saçma sapan laflarla çamur sıçratmaya çalışıyorsunuz.
İnsan onuruyla böyle oynayamazsınız.
Son olarak şunu da ekleyeyim:
Bir sistem baştan aşağı çürümüşse, asgari vicdan sahibi ondan uzak durmayı bilmelidir.
Çürümüş bir sistemin savunulacak hiçbir yanı yoktur.
Aksi halde tarihin şeref defterine değil, utanç sayfalarına geçersiniz.

Yazının tamamı için…