‘Yeniler’de bu hafta 7 kitap var

Şubat 04, 2017, 4:04 pm

1-Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

-Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?
-Para neden herkesin güvendiği tek şey?
-Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?
-Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?
-Geleceğin dini bilim mi?
-İnsanların miadı çoktan doldu mu?
100 bin yıl önce Yeryüzü’nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak? Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor. Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir? Kitap 30’dan fazla dile çevrilmesiyle de dikkat çekiyor. Hayvanlardan Tanrılara- Sapiens, Yuval Noah Harari, Kolektif Kitap, 32 TL

 

2- Haşırt Dı Bilekbord

Usta oyuncu Zafer Algöz; Kemal Sunal’dan Sadri Alışık’a, Öztürk Serengil’den Fatma Girik’e, Erkan Can’dan Cem Yılmaz’a pek çok sanatçıyla setlerde, sahnede ve dost meclislerinde yaşadıklarını anlatıyor. Haşırt Dı Bilekbord güldürüyor, hüzünlendiriyor ve sanat dünyasının önemli isimlerini daha yakından tanıma fırsatı sağlıyor. Usta bir oyuncunun tanıklıklarıyla sese ve zamana soluk veren öyküleri. Kitapla ilgili oyuncu, komedyen ve yönetmen Cem Yılmaz ise şu ifadeleri kullanıyor: ““Zafer Abimin bu yazılarını okurken gerçekten çok güldüm. Mal güzel. Müthiş bir zamanlama ile yazılmış performanslar gibiler. Bazen bu performanslara canlı tanıklık da ettim, çok şanslıyım. Hem esnek hem beton gibi sağlam öyküler. Peki, hiç düşündünüz mü nedir bunun sebebi? Ben düşündüm. İyi şeyleri ancak iyi çocuklar yapar. Zafer Abim de hiç yaşlanmayan o iyi çocuklardandır.” Haşırt Dı Blekbord, Zafer Algöz, İnkılap Kitabevi, 20 TL

 

 

 

 

3- Aram Derler Adıma

Ünlü Amerikalı yazar William Saroyan’ın en çok bilinen ve beğenilen öykülerinin yer aldığı kitabı ‘Aram Derler Adıma’ yepyeni Türkçe çevirisiyle yayınlandı. İlk kez 1940’ta yayımlanan ve Saroyan’ın tüm dünyaya mal olmasını sağlayan Aram Derler Adıma, yazarın çocukluk yıllarına, aile, okul ve komşulardan ibaret çevresine dair gözlemlerine dayanıyor. Saroyan’ın alamet-i farikası olan sıcak, muzip, hümanist ve çoğu zaman son derece geveze bu öykülerde, insanı insan yapan değerlerin çocuk gözüyle keşfine tanıklık ediyoruz. Bitlis’ten Amerika’ya göçmüş bir ailenin çocuğu olan Saroyan, Los Angeles’ta, İtalyan, Portekizli, İspanyol, Ermeni, Çinli, Yahudi göçmenlerden oluşan bir harmanda, bir yandan Amerikan ruh halinin izlerini ararken, bir yandan da “eski memleket”in, Anadolu’nun, daha çocuk yaşta kimliğine damga vuran türlü öğelerini anımsıyor, fakir bir Ermeni çocuğun Amerika’da hayata nasıl tutunabildiğine ayna tutuyor. Aras’ın son yıllarda Türkçeye çevirdiği kitaplarla Türkiye’de yeni bir okuyucu kitlesi edinen büyük yazar, dünya edebiyatında öykü türüne farklı tanımlar getiren isimlerin başında geliyor. Eğlendiren, güldüren, zaman zaman hüzünlendiren bu öykülerde, herkes kendinden ve kendi çocukluğundan bir şeyler bulacak. Aram Derler Adıma, William Saroyan, Aras Yayıncılık, 22 TL

 

 

 

 

4- Zamanın İzinde

Ayrıntı Yayınları’nın 1000. kitabı: Zamanın İzinde. Son yüz yılın Türkiyesini fotoğraflar ve yazılar eşliğinde sunan bu kitap, yayın dünyamızda daha önce örneği bulunmayan bir eser. Zamanın İzinde, geçmişin izleri ile geleceğin düşleri arasında mekik dokuyan bir çalışma. Enis Rıza’nın seçtiği ve uzun bir yüzyıldan parçalar yansıtan fotoğraflara Ercan Kesal kendi hayatından esinlerle metinler yazdı, sıradan insanların hayallerini toplumun aynasına yerleştirdi. Dün geçmişte kalırken, yarına yeni yüzler ve yeni sözlerle varılır. Ama her yüz dünün acılarını kırışıklarla taşır ve her sözün bağrında da yarım kalmış hayaller saklıdır. Geçmiş bitmemiştir, şarkıların, resimlerin ve umutların içinde sonsuz bir nehir gibi yenilenerek akar. Zamanın İzinde, bizi o nehrin sert kıvrımlarına götürür ve ışığın suda parladığı kısa anlara daldırıp çıkarır. Zamanın İzinde, Ercan Kesal-Enis Rıza, Ayrıntı Yayınları, 80 TL

 

 

 

 

 

5- Güç Mitleri, Bronte Kardeşlere Marksist Bir Bakış

Tarihsel olanın, iktisadi değişimlerin, toplumsal dokudaki dönüşümlerin, kültürdeki farklılaşmaların izlerini edebiyatta, daha geniş olarak düşünüldüğünde sanatta sürmek mümkün müdür, yoksa edebiyat ya da sanat –dilediğinde– böyle kaygılardan azade, özerk bir faaliyet alanı mıdır?
Edebiyat eleştirisinin, özellikle bu sahadaki Marksist geleneğin en önemli temsilcilerinden Terry Eagleton yukarıdaki sorudan yola çıkıyor ve dünya edebiyatının nevi şahsına münhasır karakterlerinden Brontë Kardeşleri ele alıyor. Vardığı sonuç, bu eksantrik üçlünün Kuzey İngiltere kırsalına gökten zembille inmediği, Brontë’lerin yapıtlarının eleştirel bir gözle okunduğunda hem kardeşlerin yetiştikleri ortamın hem de sonrasında yaşadıkları dönemin canlı bir tasvirinin elde edilebileceği. Hareket noktası Eagleton’ın bir makalesi olan, daha sonra 1975’te kitaba dönüşen bir çalışma Güç Mitleri. Ancak aradan otuz yıl geçtikten sonra, 2005’te Eagleton, vaktiyle etnik köken, ırk, toplumsal cinsiyet gibi kategorilere hak ettikleri derecede yer vermediğini açık yüreklilikle itiraf ediyor, bu eksikliği tamamlamak üzere tekrar kaleme sarılıp kitabına bu son şeklini veriyor. Güç Mitleri, Bronte Kardeşlere Marksist Bir Bakış, Terry Eagleton, Can Yayınları, 16 TL

 

 

 

 

6- Nagazaki

70 yıl önce atom bombasının patladığı nokta, yani bombanın hipomerkezi (Japonca bakuşin-çi) olan Nagazaki’nin Urakami semtiydi. Bu kitap, nükleer şiddetin günümüz Urakamili sakinlerinin kolektif belleklerinde yarattığı travmalar ekseninde dolaşıyor. Öykülerin referans aldığı bir başka tarihsel bellek ise, 16. Ve 17. Yüzyılda Hristiyanlığı kabul eden Japonlara karşı kendi devletleri tarafından uygulanan sistematik şiddet ve zulüm. Yuichi Seirai, ilk bakışta bu iki tarihsel belleğe yabancılaşmış gibi görünen öykü karakterlerinin aslında nasılda bunların derin etkisi altından olduklarını ustalıkla betimliyor. Üstelik, o zamana kadar süren saf, masum, günahsız Nagazaki imgesini de tersine çevirerek yapıyor bunu. Nagazakililerin deliliklerini, şiddet eğilimlerini ve günahlarını, devlet denen mekanizmanın delilik, şiddet ve günahlarıyla karşı karşıya getiriyor. Nagazaki, Yuichi Seirai, Dedalus Kitap, 25 TL

 

 

 

 

7- Putin’in Aklında Ne Var?

Putin’e Sovyet âşığı diyebilir miyiz? Judo merakının Kant’la nasıl bir ilişkisi olabilir? Tam bir liberal görünümü verirken muhafazakârlığa nasıl dümen kırabilmiştir? Batı’yı neden Rusya’nın ezeli düşmanı olarak görür? İmparatorluk hevesinin ve savaşçılığının sonucunda bizleri nasıl bir dünya bekliyor?
Putin, yeni dünya tahayyülünü şekillendirirken tek bir kaynaktan beslenmiyor. Birbirinden çok farklı kulvarlardaki düşünürlerin fikirlerini kendine has bir biçimde harmanlıyor. Burada biraz Soljenitsin, biraz Dostoyevski bulmak mümkün. Putin’in Aklında Ne Var? adlı bu kitapta Putin’in yönetim felsefesini ve ülke idealini içeren ilginç bir portresini bulacaksınız. Ayrıca bu deneme tek adam yönetiminin hayalini kuran ve gerçekleştiren Vladimir Putin’in neler yapabileceğini görmek, gelecekte hangi adımları atacağını tahmin edebilmek için ipuçlarıyla dolu.
Michel Eltchanınoff, birçok övgüye değer görülen bu çalışmasında Kırım’ın ilhakı ve Suriye’ye Rus müdahalesinden beri akılları kurcalayan bir soruyu cevaplamaya çalışıyor: Putin’in aklından neler geçiyor? Belli belirsiz varlığı sezilen bir doktrin birkaç yıldan beri daha açık bir biçimde ortaya çıkmaya başladı. Putin’in kişiliği gibi öngörülemez ve nüfuz edilmesi güç, karmaşık bir doktrin… Bu melez ve kararsız doktrin hepimizi hareketli ve belirsiz bir geleceğin beklediğine işaret ediyor olabilir. Yaşayıp göreceğiz. Putin’in Aklında Ne Var?, Michel Eltchaninoff, İletişim Yayınları, 16,50 TL