Ana sayfa Editörden Yusuf Kaplan: Bu yazıyı, linç edileceğimi bile bile yazıyorum

Yusuf Kaplan: Bu yazıyı, linç edileceğimi bile bile yazıyorum

PAYLAŞ

‘Laiklik’ten ‘hiçbir şekilde tartışılamayan, kritik zamanlarda, sopa olarak kullanılan bir pranga’ olarak bahseden Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, “Bu yazıyı, linç edileceğimi bile bile yazıyorum” diyerek laikliği eleştirdi.

Yusuf Kaplan’ın yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Altını çizerek söylüyorum: Türkiye’de laikliğin tabiî bir tarihi olmadı, olamazdı: Laikliği zorunlu kılacak Kilise çağlarında yaşanan sorunlar yaşanmadı bu toplumda.

Özgür irade sorunu, insanın aklını kullanamaması, bir yerlere ipotek etmesi sorunu yaşanmadı hiç bir zaman. Dahası, en uç akımlar bile İslâm düşüncesi içinde yer aldı tarih boyunca…

Laiklik, dışardan ve tepeden dayatıldı bu topluma.

Laiklik, zihnimize giydirilmiş bir deli gömleğiydi. Hayatımıza vurulmuş bir pranga.

Bu topraklarda, laik bir toplum icat etmek ve İslâm, toplumun hayatından uzaklaştırılmak istendi.

Laikliğin gerekçesi, şuydu: “Bu toplum geri kaldı. İslâm, bizi geri bıraktırdı. Dolayısıyla Türkiye çağdaşlaşmalıydı. Çağdaşlaşmanın tek yolu, laikleşmekti.” (!)

Bu gerekçe, bizim zihnimizle de, tarihî gerçeklerle de alay eden sığ ve ürpertici bir gerekçeydi.

Oysa bir toplum, kendini inkâr ederek yeni bir atılım gerçekleştiremezdi. Kendini inkârın kaçınılmaz neticesi, intihar olabilirdi ancak.

Nitekim öyle de oldu, ne yazık ki.

Şunu aslâ unutmayacaksınız: Bu toplum, tam altı asır, 72 millete, dine, ırka mensup toplumu bir arada yaşama tecrübesi üretebilmiş tek toplumdur. Bunu da laiklik üzerinden değil,

İslâm üzerinden başarabilmiştir.

Laiklik bizi bozar! Bozuyor da nitekim…Vesselâm.

Yazının tamamı için..