Ana sayfa Sürmanşet Zaman Gazetesi yazarları için 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet istendi

Zaman Gazetesi yazarları için 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet istendi

PAYLAŞ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Mümtazer Türköne, Şahin Alpay ve Ali Bulaç’ın da aralarında olduğu 30 sanık için, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Silahlı Terör Örgütüne üye olma” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istendi.

İddianamede, 90’lı yıllardan itibaren Gülen Cemaati’nin medyayı silah olarak kullanarak toplumu yönlendirmeye çalıştığı anlatıldı.

“DARBE ÇAĞRISINDA BULUNDULAR”

İddianamede şüpheliler Ali Bulaç’ın, yazısında geçen ‘Mazlumun kılıç kullanma hakkı yok mu?’ ifadesiyle örgüt tabanına ve topluma askeri darbeyi telkin ettiği, Mümtazer Türköne’nin 4 Şubat 2016’da yazdığı ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nda kendini ele veren Saray iktidarı’, ‘Devr-i Sabık Yaklaşırken’ ki yazılarının darbeyi çağrıştırdığı iddia edildi.

Yine Zaman gazetesinden şüpheli Ali Ünal’ın; “…Öyle görünüyor ki, Erdoğan, Hizmet’le savaşını sürdüredursun, ama kendisini hep devirme planları yapmış çevrelerin planları içinde boğulurken, elini kurtuluş adına Hizmet’e uzatacak ama, kaderin hikmet ve adaleti, o eli geri itecek…” şeklindeki yazının da darbeye davet edici yazılar olarak değerlendirildi.

İddianamede şüpheli Abdullah Aymaz’ın da 1980 darbesinde Fetullah Gülen’in Sızıntı dergisinde yayınlanan ve darbeyi davet eden ‘Nevbahar Mesajı’ başlıklı yazısını 15 Temmuz darbe girişiminden 4 ay önce paylaşmasının da tesadüfi olmadığına kanaat getirildi.

“‘EĞİTİM, BİLİM, SEVGİ, BARIŞ’ İFADELERİ FAALİYETLERİ GİZLEYEN BİR PARAVAN”

İddianamede, Cemaatin medyaya ilk olarak, siyasi ve iktisadi sıkıntıların baş gösterdiği 1979 yılında Sızıntı dergisiyle giriş yaptığı, ilk kapak fotoğrafının ise ağlayan çocuk fotoğrafı olduğu belirtildi. Derginin ilk sayısında yer alan “Eğitim, bilim, iman, sevgi, barış ve hoşgörü sayesinde ülke sorunları çözülecek” ifadesinin de, bundan böyle Cemaatin gizli ajandasındaki faaliyetlerini gizleyen bir paravan olarak kullanılacağı ifade edildi.

“İLK İŞARETİ BARANSU VERDİ”

İddianamede Gülen Cemaati’nin 17-25 Aralık operasyonlarının ilk işaretini, Mehmet Baransu’nun Twitter’dan verdiği belirtildi. Baransu’nun 15 Nisan 2013’te, “İran’dan para nasıl çıkar bir sanatçının eşi Rize’ye altınları gönderir…” şeklinde bir tweet atarak, “Şifreli ve imalı bir şekilde 17/25 Aralık operasyonlarında kaçak altın iddiasıyla hedef haline getirilecek olan sanatçı Ebru Gündeş’in eşi Reza Zarrab’ı işaret ediyordu” dendi.

“İLK DARBE MESAJI ‘KARDEŞLİK ZAMANI’ AFİŞİNDE VERİLDİ”

İddianamede ilk darbe mesajının Zaman gazetesinin 2013 yılı Kasım ayında ‘Kardeşlik Zamanı’ başlıklı sloganıyla bir reklam afişi hazırlatarak tabanına verdiği belirtildi. Söz konusu afişte bir vatandaş ile bir polisin Zaman gazetesini birlikte tuttuğu, polisin tuttuğu kısımda, ‘Ne Gerek Var Kavgaya?’ yazısının yer aldığı vatandaşın tuttuğu kısımda ise, ‘Bir İhtimal Daha Var’ yazdığı, bu ifade ile darbe ihtimalinin tabana iletildiği tespitine yer verildi.