Zarrab: Tanık olunca mallarıma el koydular

Aralık 07, 2017, 9:15 pm
Çapraz sorgusu bugün de devam eden Zarrab, 'Burada sanık aleyhinde ifade vermeye başladığım tarihten itibaren mal varlığıma el konuldu' dedi

ABD’de devam eden İran ambargosunun delinmesine yönelik davada, işadamı Reza Zarrab’ın tanık olarak katıldığı duruşma bugün de çapraz sorgu ile devam ediliyor.

Savcı, Zarrab’ın işbirliği anlaşmasının neden geciktiğini sordu. Zarrab iki neden saydı:
1) “Yasalar ve adalet çerçevesinde iki avukatımın yürüttüğü siyasi girişimler vardı.”
2) “Elbette, işbirliği yapma konusundaki zorluklar ortadaydı.”

Savcı, söz konusu risklerle ilgili soru sordu.
Soru: Bu korkularınızdan bazıları gerçekleşti mi?
Zarrab, “Evet” yanıtını verdi.

“HAYIR EFENDİM, HEPSİNE EL KONULDU”

Savcı, Zarrab’a ait teknelerin, para yığınlarının fotoğraflarını göstererek hala bunlardan faydalanıp faydalanmadığını sordu Zarrab ise”Hayır, efendim. Hepsine el kondu” cevabını verdi.

Zarrab, Tüm malvarlığına Türkiye Cumhuriyet tarafından el konulduğunu belirterek, kendisiyle birlikte 18 kişinin daha malvarlığına yine Türkiye hükümeti tarafından el konulduğunu söyledi ve ekledi, “(Bunların arasında) varlığından bile haberdar olmadığım kişiler var. Hiç tanımadığım insanlar var.” Zarrab, bu kişilerin kendisiyle bağlantılı olarak casuslukla suçlandığını ancak onları tanımadığını anlattı.

“İŞBİRLİĞİ YAPTIĞIM İÇİN CEZAEVİNDE BENİ ÖLDÜRMEK İSTEDİLER”

Savcı Zarrab’a (Federal cezaevinden) neden çıkarıldığını sordu. Zarrab ise cezaevinde bir kişinin kendisine bıçak çektiğini ve onu öldürmeye çalıştığını söyledi. Zarrab, bu şahsın, kendisine işbirliği yaptığı için saldırdığını ve kendisini öldürmek için talimat aldığını anlattı.

Savcı: Güvenliğinizle ilgili endişeleriniz var mı?
Zarrab: Tehdit edildikten sonrası için mi soruyorsunuz?
Savcı: Evet.
Zarrab: Elbette.

“TÜRKİYE’DEKİ AİLEM İÇİN ENDİŞELENİYORUM”

Savcı, Zarrab’a başka kişilerin güvenliğiyle ilgili endişesi olup olmadığını sordu. Zarrab, Türkiye’de bulunan ailesi için endişelendiğini söyledi.

Savcı: Bu tehditleri durdurmak için yapabileceğiniz bir şey olduğunu düşünüyor musunuz? diye sordu
Zarrab ise tanıklık etmemesi durumunda tehditlerin durabileceğini, ancak yine de ifade verdiğini söyledi
Zarrab, “Artık buradayım” dedi.

“ZAFER ÇAĞLAYAN’A VERDİĞİM KOL SAATİ DE PİYANO DA RÜŞVET”

Savcı, Zafer Çağlayan’a verdiği kol saatini sordu;

Savcı: Bu da rüşvet miydi?

Zarrab: Evet.

Savcı, Çağlayan’a verdiği piyanoyu sordu;

Savcı: Bu da rüşvet miydi?

Zarrab: Evet.

Zarrab’ın yedinci kez tanık kürsüsüne çıktığı duruşma öncesinde savcılık ve savunma makamı hukuki konular konuştu.

Bu konuşma sırasında önemli bir ayrıntı ortaya çıktı. Buna göre Halkbank 2014 yılında, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi’ne (OFAC) Zarrab’ın da İran’a karşı yaptırımlar için oluşturulan kara listeye alınması için uyarıda bulunmuş. Hakan Atilla’nın avukatının mahkemede paylaştığı bu bilginin davanın seyrini değiştirebilecek bir etkiye sahip olabileceği öne sürülüyor.

Bu gelişme, davanın hakimi Richard Berman’ın jüriyi duruşma salonuna almadan önce, OFAC’tan gelecek olan tarafların şahitlerine yaptıkları itirazların tartışıldığı ön oturumda gerçekleşti.

SAVCILIK İLE SAVUNMA ARASINDA ‘ŞAHİT’ TARTIŞMASI

Atilla’nın avukatları, OFAC’tan gelecek olan savcılığın şahitlerine çapraz sorgulama yapmak isterken, savcılık bu talebe itiraz etti. Davanın Hakimi Richard Berman, bu konudaki kararını öğleden sonraki oturumda açıklayacak.
Öte yandan, Hakim Berman, şimdiye kadar aldıkları notları gözden geçirmeleri için jüriye süre verdi. Zira jüri üyeleri, mahkemede aldıkları notları mahkeme dışına çıkaramıyor.

UYARIYI HALKBANK GENEL MÜDÜRÜ YAPMIŞ

Savunma makamı, Atilla’nın OFAC yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde, kendisine hiçbir zaman İran ticareti yüzünden yargılanabilecekleri konusunda uyarı yapılmadığını, sadece bu işlemlerde yasadışı bir tespit yapılırsa kendilerine yaptırım uygulanacağını söylediklerini kaydetti. Atilla’nın uyarısı üzerine söz alan Avukatı Victor Rocco, OFAC’a Zarrab konusundaki uyarının 2014 yılında bankanın genel müdürü Ali Fuat Taşkesenoğlu döneminde yapıldığını belirtti.
Zarrab ise önceki günkü ifadesinde, 17 Aralık soruşturması sonrasında hapisten çıktıktan sonra Halkbank ile İran ticaretine devam ettiğini, ancak bu dönemde bankada kimseye rüşvet vermediğini ve kimsenin de kendisinden para istemediğini belirtmişti.

Zarrab, TSİ 19.00 sularında duruşma salonuna geldi. Dün olduğu gibi bugün de ses kaydı dinletildi. Kayıt Zarrab ile Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan arasında geçiyor.

ZARRAB ABD’YE TAZMİNAT ÖDEYECEK

Bu arada, Zarrab’ın, savcılıkla yaptığı anlaşmada Amerikan hükümetine “tazminat” ödemeyi de kabul ettiği ortaya çıktı. Gazete Duvar’ın haberine göre Zarrab’ın savcılıkla yaptığı anlaşmanın son cümlesinde şu ifadeler geçiyor: “Sanığın, Amerikan Ceza Yasası’nın 3663, 3663A ve 3664’üncü maddeleri uyarınca Mahkeme tarafından belirlenecek miktarda tazminat ödeyeceği anlaşılmıştır. Bu miktar, mahkemenin belirleyeceği bir plan kapsamında ödenecektir.”

Bu ifadeler, Zarrab’ın üstlendiği ‘İran yaptırımlarını delme’ suçlarında Amerikan bankacılık sistemini uğrattığı zararı tazmin etme sözü verdiği anlamına geliyor.

Zarrab’ın savcılıkla anlaşmasının ayrıntılarını yayınlayan Amerikalı gazeteci Pete Brush, “Bu, hukuk meraklıları için bir altın madeni. Tazminat ödemeyi kabul etmiş. Ne kadar? ABD para alacak mı? (Malvarlığına Türkiye hükümeti tarafından el konduğu belirtiliyor” mesajını paylaştı

GÜLEN CEMAATİNDEN SÖZ EDİLDİ

Bugünkü duruşmada Türkiye siyaseti de gündeme geldi. Atilla’nın Avukatı Fleming, Zarrab’a Türkiye’deki farklı kesimleri ve siyasi grupları sordu. Zarrab, “politika analisti olmadığını” söyledi. Ve ilk kez Gülen cemaatinden de söz edildi.

Fleming, “Gülen cemaatini hiç duydunuz mu?” diye sordu. Zarrab’ın buna cevabı “evet duydum” oldu.

Duruşmayı izleyen gazetecilere göre Fleming, Zarrab’ı, Gülencilerin bombalı saldırı yapmadığı için terör örgütü olmadığını kabul etmesini sağlamaya çalıştı. Zarrab ise “O konuda anlaşamayız, çünkü ben onların ne yaptığını bilmiyorum” dedi. Ancak Zarrab’ın Gülen cemaati için yaptığı tanımlama dikkat çekici: “Farklı gruplar onlar için farklı isimler kullanıyor. Bu nedenle, onlar siyasi bir grup mu, dini bir grup mu, yoksa terör örgütü mü bilmiyorum.”

MECLİS SORUŞTURMA KOMİSYONUNA MEKTUP

Fleming, ayrıca 2013 yılında Türkiye’de Zarrab ile ilgili açılan soruşturma hakkında da sorular sordu. Fleming, 2014’te dokunulmazlığı olan bakanlara yönelik Meclis soruşturmasını hatırlatarak Zarrab’a , 2014’te meclis soruşturma komisyonuna bir mektup gönderip göndermediğini sordu. Zarrab, “Hatırlamıyorum” dedi.

Zarrab, ne zaman T.C. vatandışı olduğuna dair soruları cevaplarken mal varlığına el konulmasına değindi. Zarrab, “Burada sanık aleyhinde ifade vermeye başladığım tarihten itibaren malvarlığıma el kondu” dedi.

Hakan Atilla’nın avukatlarından Fleming, Zarrab’ı, telefon dinlemesine takılan “Bu ülkede hapisten çıkmak için yalan söylemelisin” sözleri üzerinden sıkıştırdı.

“TÜRK YASALARI DAHİLİNDE KONUŞTUM”

Zarrab,“Amcanıza bu ülkede özgür kalmak için yapmadığınız bir şeyi itiraf etmeniz gerekeceğini söylediniz mi” sorusuna “Bu kesinlikle doğru değil” yanıtını verdi.

Reza Zarrab, emniyet şeridini kullanmak için İstanbul polisine yalan söyleme ihtiyacı olmadığını da belirterek, “Emniyet şeridini kullanmak için yalan söylememe gerek yoktu. Zaten istediğim gibi kullanıyordum” dedi.

Zarrab, avukatın ‘AHaber söyleşisinde yalan söylediği’ iddiasını da kabul etmedi ve “Türkiye yasaları dahilinde konuştum” dedi.

Artıgerçek