Ana sayfa Editörden “Zarrab’ın mailleri delil olarak kullanılacak”

“Zarrab’ın mailleri delil olarak kullanılacak”

PAYLAŞ

ABD’de yargılanmakta olan Reza Zarrab davasının en ilginç tarafının, ABD’nin ‘İran’a yasadışı para kazandırmakla’ suçladığı Zarrab’a, asıl memleketi İran’ın değil, sonradan vatandaşlık aldığı Türkiye’nin sahip çıkması olduğunu söyleyen Sözcü yazarı Zeynep Gürcanlı davaya ilişkin bazı detaylar paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Beyaz Saray’da Zarrab konusunu açtığını ancak Trump ve ekibinin işi ‘komisyona havale etmeyi’ uygun bulduğunu söyleyen Gürcanlı, Trump’ın bu kararında, Zarrab davasında yaşanan gelişmelerin de mutlak etkisinin olduğunu belirtti.

Gürcanlı bu karar etki eden gelişmeleri şöyle aktardı:

HAKİM BERMAN, TRUMP’IN PEŞİNE DÜŞTÜ:

Zarrab’ın son tuttuğu, her ikisi de Trump’ın partisinin önde gelen isimlerinden olan iki avukat, Giuliani ve Mukasey, Ankara’ya gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmüşlerdi. Giuliani daha sonra bu görüşmenin “ABD çıkarlarına uygun bir anlaşma sağlama” amacını taşıdığını mahkemeye resmen bildirmişti. Ancak duruşmaya bakan Hakim Berman bu ifadenin peşine düştü. Giuliani ve Mukasey’e, “Siz Zarrab’ın mı, yoksa ABD devletinin mi avukatısınız” diye sordu. Hatta Giuliani’ye doğrudan ABD Başkanı’nın ismini vererek, “Trump’la ilişkiniz ne? Onun adına mı çalışıyorsunuz” sorusunu yöneltti. Şimdilerde, ifadesindeki çelişkiler nedeniyle Giuliani’nin barodan bile atılabileceği konuşulmaya başlandı.

Malum; ABD’de Trump yönetimi de Rusya bağlantısı nedeniyle halen soruşturma altında. Belli ki Trump, bir de buna “Erdoğan rica etti, ABD Başkanı da Zarrab için yargıya müdahale etti” söylentilerinin eklenmesini istemedi. İşte bu nedenle Zarrab konusu, Amerikan tarafınca sessiz sedasız “komisyona havale” ediliverdi.

ZARRAB E‐MAİL İDDİASINDAN VAZGEÇTİ: Reza Zarrab’ın davadan kurtulmak için küçük de olsa bir şansı vardı; FBI’ın e‐mail ve telefonu için aldığı izleme kararına itiraz etmek. Nitekim bunu yapmış, Türkiye’de kapatılan 17‐25 Aralık dosyalarına dayanılarak, hakkında “izleme kararı” alınamayacağına ilişkin mahkemeye itirazda bulunmuştu. Hakim de bu itirazın tartışılabileceğine hükmederek, duruşma tarihi belirlemişti. Duruşma tarihine sadece bir hafta kala, Zarrab bu iddiasından vazgeçti. Yani, ele geçen e‐mailleri, telefonundaki bilgiler mahkemede delil olarak kullanılabilecek.

Dolayısıyla kimlerle, ne konuştuğu, nasıl pazarlıklar yaptığı 30 Ekim’de başlayacak ana davada ortaya dökülecek. Çıkan her yeni bilgi de, başta Türkiye, tüm Ortadoğu siyasetini etkileyecek.