Connect with us

Manşet

24 gündür gözaltında tutulan 3 gazeteci tutuklandı

Published

on

RedHack algı ekibi’ iddiasıyla hukuksuz bir şekilde 24 gündür gözaltında tutulan BirGün çalışanı Mahir Kanaat, eski Diken editörü Tunca Öğreten, DİHA Diyarbakır Haber Müdürü Ömer Çelik, İstanbul muhabiri Metin Yoksun, ETHA Sorumlu müdürü Derya Okatan ve Yolculuk Gazetesi İmtiyaz sahibi Eray Sargın’ın bugün ifadelerinin alınması için Çağlayan Adliyesi’ne getirildi. 6 gazeteci savunmalarının ardından tutuklama talebiyle 8. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi.

Çıkarıldıkları 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda Etha Sorumlu Müdürü Derya Okatan, Yolculuk Gazetesi İmtiyaz sahibi Eray Sargın ve DİHA İstanbul muhabiri Metin Yoksu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

BirGün Gazetesi çalışanı Mahir Kanaat, eski Diken editörü Tunca Öğreten ve DİHA Diyarbakır Haber Müdürü Ömer Çelik ise tutuklandı.

BirGün’de yer alan habere göre Gazetecilere isnat edilen suçlar şöyle:

Tunca İlker Öğreten: “Silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”
Ömer Çelik: “Terör örgütü propagandası yapmak” ve “Silahlı terör örgütüne üye olma”
Metin Yoksu: “Terör örgütü propagandası yapmak”
Mahir Kanaat: “Silahlı terör örgütüne üye olma”
Eray Sargın: “Terör örgütü propagandası yapmak”
Derya Okatan: “Terör örgütü propagandası yapmak”
“ÖDP üyesiyim; cemaatle ilgim alakam yok”

Hakim karşısında ifade veren gazetecilerden BirGün çalışanı Mahir Kanat savunmasında “Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) üyesiyim. Cemaatle ilgim alakam yok. Ne benim ne ailemin cemaatle ilişkisi olmamıştır. Suçlamaları kabul etmiyorum, gazetenin yöneticisi değil redaktörüyüm” ifadelerine yer verdi.

Avukat Atilla Bahçıvan ise müvekkili Mahir Kanaat için şu savunmayı yaptı:

“30 gün gözaltı süresi, dosyadaki gizlilik, avukat kısıtlılığı KHK’larla getirilmiştir ve FETÖ’yle ilgili suçlara ilişkilendirilmiştir. Sırf bu hukuka aykırı durumu gidermek için savcı, ‘gazetecilerin içlerinden birini FETÖ/PDY’ye bağlayayım’ demiştir. O yüzden müvekkilim şimdiye kadar karşı olduğu bir örgütün üyeliğiyle suçlanıyor”

Av. Bahçivan, Mahir Kanaat’in gözaltındayken çocuğunun dünyaya geldiğini hatırlatarak “Mahir Kanaat’in, gözaltındayken çocuğu oldu. Çocuğunu görememesi bile işkencedir” dedi.

TERÖR PROPAGANDASI SÖZ KONUSU DEĞİL

dihaber’de yer alan habere göre Gazeteci Metin Yoksu, savcılık ifadesinde “Ben daha önce DİHA’da ajans haberciliği yapıyordum. KHK ile DİHA kapatılınca şu anda dihaber internet sitesinde gazetecilik yapıyorum. Bana suçlamaya dair okumuş olduğunuz tespit tutanağında, e-mail ve Twitter ile suçluyorsunuz. Bu haberler ‘dili geçmiş’ haberlerdir. Edilgen fiil kullanılmıştır. Benim terör propagandası yapmam söz konusu değildir. Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın e-mail hesabının şifresi kırılarak yazışmalarının bana geliş şekli ile ilgili olarak da tanımadığım bir kişi Twitter üzerinden bir grup oluşturmuş. Bu gruba beni de dahil etmişler. Twitter sohbet ağındaki Mahir Kanaat isimli kişiyi daha tanımıyorum. Benimle beraber gözaltına alınan gazetecilerden bazılarını gazeteci olmalarından ötürü tanıyorum. Bunun haricinde kişisel bir arkadaşlığım yok” ifadesinde bulundu.

O GRUBA BİLGİM DIŞINDA EKLENDİM

Gazeteci Ömer Çelik ise savunmasında “Ben DİHA’da müdür olarak 7 yıldır görev yapmaktaydım. Söz konusu Bakan Albayrak’ın maillerin paylaşıldığı Twitter grubuna gazeteci olmam nedeniyle bilgim dışında eklendim. Zaten teknik olarak da hesap sahibi tarafından sizi ekleyebiliyorlar. Grupta haber niteliğinde şeyler olduğundan ben de grubu takip ettim. Grupta siyasi propagandalar yapılmaya başlanınca çıktım. Ne kadar grupta kaldığımı hatırlamıyorum. Grup içerisinde bizim ajansın muhabiri olan Metin Yoksu’yu şahsen tanırım. Mahir Kanaat, Derya Okatan’ı, Tunca Öğreten’in gazeteci olmaları itibariyle ismen tanıyorum. Grup içerisinde Bakana ait hacklenen maillerin paylaşıldığını gördüm. Bunları haberci olduğum için ve haber değeri taşıdığından verilen linki takip ettim. Aynı zamanda bu konuyu haber yaptım. Sadece kamuoyunu bilgilendiren ve haber değeri taşıyan konuları haberleştirdim. Onun ötesinde özel hayat ile ilgili bir paylaşımda bulunmadım. Redhack isimli grubun hack yaptığını biliyorum. Bu gruptan herhangi bir kimseyi tanımam. Bu grubu haber amaçlı Twitter’dan da takip ediyorum” dedi.

“PROLETER” NE DEMEK

Savcılık sorgusunda Yoksu’nun Twitter adresinde bulunan açıklama bölümünde kendisini “proleter” olarak tanımlamasını da, soruları arasında yer verdi. Ömer Çelik’in ise paylaştığı haberler suç unsuru olarak gösterildi.

TWİTTER PAYLAŞIMLARI

Etkin Haber Ajansı (ETHA) Sorumlu Müdürü Derya Okatan’a ise ETHA’nın Twitter adresinde paylaşılanlar ile Bakan Albayrak’a dair e-mail’lerinin paylaşılması ve haber yapılmasına dair savcılık tarafından sorular soruldu. Okatan, savcılık ifadesinde 10 yıldır gazetecilik yaptığını dile getirerek, ETHA’nın Twitter adresinde yapılan paylaşımların ajans adına yapıldığını dile getirdi. Okatan, yapılan paylaşımların basın kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

1 DOLAR SORDULAR
Okatan, evinde bulunduğu iddia edilen bir dolara ilişkin soruya ise “Ele geçirilen dolar bana ait değildir. Buradan hareketle bana ve evde bulunan arkadaşlarıma bir örgüt üyeliği isnat edilmesi mümkün değildir” yanıtını verdi. Okatan, suçlamaları kabul etmediğini dile getirdi.

Birgün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat ise Redhack ekibini tanımadığını dile getirerek, yapılan paylaşımların açık kaynaklarda halen mevcut olduğunu söyledi. Kanaat, serbest bırakılmak istedi.

Manşet

Sivas E Tipi yönetimi ve gardiyanlar işkence suçu işliyor

Published

on

By

Cezaevinde tutuklulara yönelik kötü uygulamalar ilişkin gelen bilgiler arasında; “2 günde bir musluklardan 1.30 saat su veriliyor, sadece 3 kova var suyu koydukları kova fazla olursa geri alıyor döküyorlar. Koğuşta kantinden para karşılığında alınan suya da el koyuyorlar” şeklinde bilgiler geliyor. 

TUTUKLULAR YERDE YATIYOR VE BATTANİYE SERİLMESİNE İZİN VERİLMİYOR

Cezaevlerinde kapasitenin en az 2 katından fazla tutuklunun bulunduğuna ilişkin Adalet Bakanlığı’nın açıkladı. Cezaevlerinden gelen bilgiler de tutukluların yerlerde yattığına ilişkin bilgiler gelmeye devam ediyor. Sivas E Tipi Cezaevi’nin yönetimi ve gardiyanlar, yerde yatan tutukluların yere battaniye sermesine bile izin vermiyor. 

ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZAN TUTUKLULARA PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULUYOR

Cezaevi Müdürü’nün koğuşlarda dolaşarak psikolojik baskı uyguladığı ve koğuşlarda herhangi bir tutuklunun mesleğini sorduğu cevap vermediğinde ise makam odasına götürüp işkenceler uyguladığı iddia ediliyor. Koğuşlarda gezerken tutuklulara sürekli kötü sözlerle muamelede bulunduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor. 

Makumlara ait  itiraz ve şikayet dilekçelerini ilgili yerlere ulaştırmadığı ve geri verdiği kaydediliyor. Şikayet dilekçesi veren tutuklulara ise koğuşta psikolojik baskı uyguladığı belirtiliyor. 

Continue Reading

Manşet

Interpol, Türkiye’den gelen kırmızı bültenleri beklemeye aldı

Published

on

By

Interpol’ün, üye devletleri suç, suçlu ve tehditler karşısında bilgilendirdiği ve gerektiği zaman yakalama emri talebi ilettiği sekiz ayrı bülten tipinden en bilineni olan kırmızı bültenle aranan kişilerin arasında Adil Öksüz, Mihraç Ural ve Salih Müslim gibi isimler var.

Uluslararası Polis Teşkilatı’nın (Interpol), Türkiye tarafından çıkartılan 50’ye yakın kırmızı bülteni askıya aldığı öne sürüldü. Sabah gazetesinden Erkam Çoban’ın haberine göre Türkiye, yurt dışında olduğunu değerlendirdiği bazı kişiler için adli makamlarca acil yakalama talebinde bulunurken, Interpol dosyaları ‘siyasi’ bularak beklemeye aldı.

Eş zamanlı olarak hükümetin ‘F..’ olarak tanımladığı örgütün firarisi Adil Öksüz, eski PYD Eş Başkanı Salih Müslim, THKP-C Acilciler üyesi Mihraç Ural gibi isimlerin aralarında bulunduğu 50’ye yakın kişi ile ilgili kırmızı bülten çalışmaları başlatılmıştı.

Kırmızı bülten talepleri onaylandıkları takdirde Interpol, kendisine üye 170 ülkeye bunu yayımlayacak ve Türkiye’nin istediği birçok kişi hakkında yakalama kararı verilmiş olacaktı.

Yakın zaman önce Türkiye, Türkiye kökenli Alman yazar Doğan Akhanlı hakkında kırmızı bülten çıkartmış, yazar İspanya’da gözaltına alınmıştı. Interpol daha sonra Akhanlı hakkındaki kırmızı bülteni sildi.

Continue Reading

Editörden

‘Kayıp 106 bin silahın araştırılması’ AKP oylarıyla engellendi

Published

on

By

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, İçişleri Bakanlığı’nın 2017 yılı faaliyet raporunda yer alan ‘kayıp silah sayısının’ son üç yılda yüzde 720 arttığını belirterek Meclis’e araştırma önergesi verdi.

 

Önergesinde, kayıp silahların ülke güvenliği açısından büyük tehdit oluşturduğunu öne süren CHP’li Mehmet Tüm, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İçişleri Bakanlığı’nın kamuoyundan kayıp silahlara ilişkin gerçekleri sakladığını ifade etti.

‘106 bin silahın kayıp olması sizleri korkutmuyor mu?’

CHP’li vekil Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“OHAL Türkiyesi’nde her geçen gün sorunlar giderek artıyor. Bildiğiniz gibi, İçişleri Bakanlığı, her yıl diğer kurumlar gibi faaliyet raporlarını açıklamaktadır. Bakanlığın 2017 yılı faaliyet raporunu incelediğimizde, kayıp silah sayısının 106 bini geçtiğini görüyoruz. İçişleri Bakanlığının verilerinde, 2014 yılında kayıp silah sayısı 14 bin görünürken, her ne hikmetse, bu sayı 2017 yılında 106 bine çıkıyor. Kayıp silah sayısı sadece 3 yılda yüzde 720 artmış durumdadır. Ateşli silah nedeniyle her gün onlarca insan yaşamını yitirmektedir. 106 bin silahın kayıp olması sizleri gerçekten korkutmuyor mu, ürkütmüyor mu?” (daha&helliip;)

Continue Reading

Çok Okunanlar