Lemi Çelik: Bir ülkenin rejimi değişirken şike yapanlar futbolda neler yapmaz?

Haziran 15, 2017, 11:09 am
Arda Turan krizi sonrası tartışılmaya başlanan ülke futbolundaki çöküşü siyasi iktidarın uygulamalarına bağlayan Trabzonspor'un efsane ismi Lemi Çelik, "Bir ülkenin rejimi değişirken şike yapanlar futbolda neler yapmaz?" dedi.

Trabzonspor’un eski futbolcusu, ‘Başbakan’ lakaplı Lemi Çelik, Arda Turan’ın Milliyet yazarı Bilal Meşe’ye saldırmasıyla başlayan krizin ardından, ülke futbolunun bugününü BirGün’den Meltem Yılmaz’a değerlendirdi. Çelik, “Bir ülkenin rejimi değişirken şike yapanlar futbolda neler yapmaz? Şimdi böyle bir ortamda siz hangi spor dalında hakkaniyet bekleyebilirsiniz ki?” dedi.

Lemi Çelik röportajının bazı bölümleri şöyle:

“Türkiye futbol kulüplerindeki yolsuzluklar dünyanın hiçbir futbol kulübünde yok”

“Öncelikle, demokrasiyle iktidara geldikten sonra tamamıyla otoriter bir rejim kurup, bunun siyasi altyapısını güçlendirerek ülkedeki bütün kurumları ele geçirerek ‘bizden’ ve ‘bizden olmayan’ anlayışı ile her şeye müdahale eden bir iktidar tarafından yönetildiğimizi hatırlayalım. İş dünyası, medya, eğitim gibi alanlarda olduğu gibi, her alanda yandaş olanların ayrımını yapan mevcut iktidar bununla yetinmeyip, insanların ortak paydası olan ve bir toplumu birleştirmesi gereken futbolda da aynı ayrıma gitti. Burada bırakın iktidara karşıt olmayı, bu ülkenin kuruluş felsefesi olan demokratik, laik, sosyal hukuk devletine inananları, kadın erkek eşitliğine, medeniyete ve çağdaşlığa inananları dahi bertaraf ettiler. Bu isimleri teker teker tespit edip medyada yorumcu dahi olmalarını engellediler. Tabii bunu yaparken kamunun bütün kaynaklarını sınırsızca kullandılar.

“Türkiye futbol kulüplerindeki yolsuzluklar dünyanın hiçbir futbol kulübünde yok. Böyle olunca çürümüşlük zaten tepeden başlıyor. Anlayacağınız Türk futbolu verimsizlik, üretkensizlik, bilgisizliğin yanında bir soygun düzeni içerisinde. Siyasetçiler bunu kendi lehine kullanıyor, yönetenler nemalanıyor ve sonuçta kulüp batıyor. Düşünün şu an 4 kulübün 6 milyar TL’ye yakın borçları var. Bu kulüpler ne yaptı ki bu borçları var? Avrupa’da kupa mı kazandılar? Her yıl 4 takım Avrupa’da çeyrek finallerde, yarı finallerde mi oynuyor? Hayır, hiçbir şey yok. Ve ne acıdır ki, dünya genelinde son 30 yılda en fazla doping yapan Türk sporculardır. Dahası, dışardan en fazla sporcu getiren de biziz. Bugün Türk futbolu dünyada ne yazık ki ahlaksızlıklarıyla gündeme geliyor.

“Beşiktaş’ı batırmış ne hikmetse TFF Başkanlığı’na gelmiş”

“Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’i ele alalım… Beşiktaş spor kulübünü 43 milyon borç ile alıp 750 milyon borç ile bırakmış, batırmış, dünyanın en başarısız ismi ama ne hikmetse ödüllendirilerek TFF Başkanlığı’na gelmiş. Az önce de dediğim gibi, insanların eğitim düzeyine, dürüstlüğüne, ahlakına değil ne kadar yandaş olduğuna bakılıyor. Bu zihniyetle uluslararası alanda sporcu yetiştirmek mümkün mü? Dahası, Türkiye’nin bugün futbolda içinde bulunduğu başarısızlığı kapatmak ve futbolcuları motive etmek için, futbolculara abuk sabuk primler vaat ediliyor.

“Rejimi değiştirirken şike yapanlar futbolda neler yapmaz”

“Bir ülkenin rejimi değişirken şike yapanlar futbolda neler yapmaz? Şimdi böyle bir ortamda siz hangi spor dalında hakkaniyet bekleyebilirsiniz ki? Beklemek aptallık olur.”