Ana sayfa Dünya AB: Milliyetçilik alkoliklik gibidir

AB: Milliyetçilik alkoliklik gibidir

Avrupa Komisyonu'ndan dünyaya çarpıcı milliyetçilik mesajı: Milliyetçilik alkoliklik gibidir. Kısa süren bir coşku dönemini uzun süren baş ağrıları izler... Eğer milliyetçilik bizi yoksullaştırıyor, güçsüzleştiriyor ve ahlaken güvensiz hissettiriyorsa, nasıl yurtsever olduğunu iddia edebilir?

PAYLAŞ
Ünlü İngiliz sokak sanatçısı Banksy, Brexit tartışmalarına dikkat çekmek için Dover kentinde bir işçiyi AB bayrağındaki 12 yıldızdan birini parçalarken betimlemişti.

Avrupa Komisyonu, kıtadaki totaliter rejimlerin kurbanlarını anma günü için yayınladığı mesajda milliyetçiliğin toplumlar üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı uyarıda bulundu. Avrupa’da sağ popülist hareketlerin yükseldiği bir dönemde yayınlanan mesajda, milliyetçiliğin ülkeleri ‘güçsüz, yoksul ve ahlaken güvensiz hale getirdiği’ vurgulandı.

‘BİRBİRİNİ ÖLDÜRÜP MEZARLIKTA BİRLİKTE YATAN KOMŞULAR’

Avrupa Birliği’nin 2009’dan bu yana törenlerde andığı ‘Avrupa Nazizm ve Stalinizm Kurbanlarını Anma Günü’ için özel olarak hazırlanan mesaj, kurumun sosyal medya hesaplarından yayınlandı. Mesajda, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, 1. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Almanların ve Fransızların yattığı bir mezarlıkta şu ifadeleri kullanıyor:

“Savaş yüzyıllardan beri Avrupalıların sorunları çözme yöntemiydi ve biz Avrupalılar 20’inci yüzyılda iki kez toplu intihara kalkıştık. Ve sonucu bu. Eğer bir toplumu korku ele geçirirse, ötekinden nefret etmek kural haline gelirse, sonumuz bu olur: İki dünya savaşında birbirleriyle savaşan ve birbirlerini öldüren, şimdi bir mezarlıkta birlikte yatan komşular.”

‘ALKOLİKLİK GİBİ’

Timmermans sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa bu dersi aldı; bu, artık kaçınmamız gereken bir hata. Her meydan okumada karşımıza çıkan bir risk bu. Buna nasıl yanıt vereceğiz? Aşırı milliyetçilikle mi? Hayır.” Timmermans, Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu cihatçı terör gibi sorunların çözümünde ‘ötekinden nefret etmenin cazibesine’ kapılmamak gerektiğini vurguladı.

Timmermans ardından Belçika’da Nazi döneminde kurulan Mechelen toplama kampının yerindeki Yahudi Soykırımı Müzesi’nde görülüyor ve şu ifadeleri kullanıyor: “Milliyetçilik alkoliklik gibidir. Kısa süren bir coşku dönemini uzun süren baş ağrıları izler.”

‘MİLLİYETÇİLİK YURTSEVERLİK DEĞİLDİR’

Timmermans sözlerine şöyle devam ediyor:

“Milliyetçilik bizi yoksullaştırır çünkü onun Siyam ikizi olan korumacılık iç piyasayı yok eder ve uluslararası ticareti sekteye uğratır.

Milliyetçilik bizi güçsüzleştirir çünkü sürekli düşman araması, ötekileri hor görmesi ve kendini üstün hissetme ihtiyacı duyması, özgürlüğümüzü ve güvenliğimizi garanti etmek için diğer uluslarla işbirliği yapmayı çok daha zor hale getirir.

Eğer milliyetçilik bizi yoksullaştırıyor, güçsüzleştiriyor ve ahlaken güvensiz hissettiriyorsa, nasıl yurtsever olduğunu iddia edebilir? Milliyetçilerin yurtsever olmadığını iddia ediyorum.”

Yurtseverlik Avrupalı olmaktır. Avrupalı olmak yurtseverliktir.”

NEDEN ŞİMDİ?

AB’nin bu seneki Avrupa Nazizm ve Stalinizm Kurbanlarını Anma Günü mesajını milliyetçilik üzerine kurması dikkat çekici. Zira kıta yıllar sonra bir kez daha milliyetçi, aşırı sağ ve popülist hareketlerin yükselişine sahne oluyor. İngiltere göçmenlere odaklanan bir kampanya sürecinin ardından Avrupa Birliği’nden çıkma kararı alırken, İtalya, Avusturya ve Macaristan’da da popülist ve sağ partiler iktidarda.