Ana sayfa Dünya ABD Dışişleri Bakanı: İsrail’in paylaştığı İran belgeleri gerçek

ABD Dışişleri Bakanı: İsrail’in paylaştığı İran belgeleri gerçek

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada İran'ın taahhütlerine karşın gizli bir nükleer programı olduğuna ve nükleer başlıklı füzelerin menzilini genişletmeye çalıştığına dair ellerinde "yeni ve güçlü kanıtlar" olduğunu söylemişti. İsrail Başbakanı, bir basın toplantısı düzenleyerek söz konusu fotoğraf ve görüntüleri kamuoyuyla da paylaştı.

PAYLAŞ

İran‘ın amacının atom bombası tasarlamak, üretmek ve test etmek olduğunu savunan Netanyahu, İran yönetimini yalan söylemekle suçladı ve ellerindeki belgeleri diğer ülkeler ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile de paylaşacaklarını söyledi. Belgelerin ABD’ye gönderildiğini söyleyen Netanyahu, İran’ın nükleer programının dünya, özellikle de İsrail ve ABD için büyük bir tehdit olduğunu söyledi. Netanyahu, İran’ın nükleer anlaşmayı ihlal ettiğini ileri sürdü.

Dün Netanyahu‘nun belgeleri ABD’ye gönderdiklerini açıklamasından sonra ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo‘dan bugün bir açıklama geldi. Pompeo, Netanyahu’nun paylaştığı belgelerin gerçek olduğunu söyledi.

Pompeo, İran ve uluslararası güçler arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın “yalanlar üzerine kurulu olduğunu” savunarak yaptığı yazılı açıklamada, “Uzun yıllardır İran rejimi dünyaya nükleer programının barışçıl olduğu yönünde ısrar etti. İsrail’in İran’ın içerisinde ele geçirdiği belgeler, İran rejiminin doğruyu söylemediğini hiç şüphe bırakmayacak şekilde gösteriyor. İran dosyalarının birçoğunu ben şahsen gözden geçirdim. Nükleer uzmanlarımız ve istihbarat yetkililerimiz de on binlerce sayfayı inceliyor ve Farsça’dan çevirisini yapıyor. Bu analitik çalışma aylar boyu sürecek. Gözden geçirdiğimiz belgelerin gerçek olduğunu belirledik” dedi.

Belgelerin İran’ın yıllarca gizli bir nükleer silah programı olduğunu gösterdiğini ve ülkenin, nükleer silahlar ve füze fırlatma sistemleri geliştirme çabası yürüttüğünü ifade eden Pompeo, “İran, bugüne kadar, dev boyutta bir nükleer arşivi dünyadan ve Uluslararası Atom Enerjisi Dairesi’nden (UAEA) gizledi” şeklinde ifadeye yer verdi açıklamasında:

“İran’ın, elindeki belgeleri UAEA’dan gelen uluslararası müfettişlere teslim etmek ve nükleer silah çalışmalarını itiraf etmek için yıllar boyunca önünde çok sayıda fırsat vardı. Bunun yerine UAEA’ya defalarca yalan söylediler. İran nükleer anlaşmasını müzakere eden 6 ülkeye de programları hakkında yalan söylediler. Bu demektir ki, anlaşma iyi niyet ya da şeffaflık temeli üzerinde inşa edilmedi. İran’ın yalanları üzerine kuruldu. İran’ın nükleer aldatması, ‘hiçbir koşul altında herhangi bir nükleer silah çabasına girmeyecekleri, bu tür silahları geliştirmeyecekleri ya da tedarik etmeyecekleri’ şeklinde vermiş oldukları sözle bağdaşmıyor.”

Pompeo, ortaya çıkan gizli nükleer dosyaları sonrasında nükleer anlaşmanın geleceği açısından bunun ne anlama geldiğini değerlendirme çalışması yaptıklarını ifade etti. İran’a nükleer programa getirilen kısıtlamalar için süre tanınmasını ise hata olarak değerlendiren Pompeo, şöyle devam ediyor açıklamasına:

“İnsanın aklına şu soru geliyor: İran neden bir yandan anlaşmayı uygularken, diğer yandan da yarım ton nükleer silahlanma dosyalarını saklıyordu?

2006-2015 yılları arasında, İran’ın, BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla herhangi bir nükleer materyal zenginleştirmesinin yasaklandığını hatırlamakta fayda var. Şu anda dünya İran’ın yalan söylediğini ve hala da yalan söylemekte olduğunu bildiğine göre, İran’ın herhangi bir nükleer materyali zenginleştirmesi ya da kontrol etmesine güvenilip güvenilmeyeceği sorusunu tekrar sormanın zamanı.

Başkan’ın İran anlaşmasını düzeltmek için ilan ettiği son tarih olan 12 Mayıs yaklaşırken, İran’ın geçmişteki nükleer silah takibi ve dünyayı sistematik olarak aldatması konusunda bildiklerimiz ışığında Avrupalı müttefiklerimizle ve diğer ülkelerle bundan sonra nasıl bir yol izlenmesi gerektiği hususunda istişareler yürüteceğim.”