Ana sayfa Manşet Ahmet Türk: HDP ittifak içerisinde yer alırsa Erdoğan bunu 3 parti aleyhine...

Ahmet Türk: HDP ittifak içerisinde yer alırsa Erdoğan bunu 3 parti aleyhine kullanır

Erken seçime gidilirken siyaset arenası hareketli günler hatta saatler yaşıyor. CHP-İYİ Parti ve Saadet Partisi arasında görüşmeler sürüyor.

PAYLAŞ

Olası ittifak senaryoları basına yansırken HDP’nin ismi ise ittifak senaryolarında yer almıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin kimi aday göstereceği ile ilgili tartışmalarda, tabandan merkeze yönelen büyük bir Demirtaş baskısına işaret ediliyor. Parti tabanı, Demirtaş için bastırırken, partinin yetkili kurulları ise 30 Nisan’daki duruşmanın beklenmesi konusunda neredeyse hemfikir.

HDP’nin ittifak senaryoları içerisinde yer almaması ve adının geçmemesiyle ilgili olarak Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Ahmet Türk, “HDP 3 parti arasında olsaydı Erdoğan kullanırdı” diyor.

Artı Gerçek’ten Fehim Işık’a konuşan Türk, Türkiye’de bir demokrasi blokuna ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2. tura kalınması durumunda CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi’nin herkesi kapsayacak, demokratik bir Türkiye’nin oluşumuna hizmet edecek ortak bir adayla toplumun karşısına çıkması gerektiğini savunuyor.

Klasik CHP’li bir adayın veya İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 2. tura kalması durumunda adayın toplumun en geniş kesimini kapsamayacağını söyleyen Türk, HDP’nin tutumunu açıklarken de “Partinin yöneticisi değilim ama biliyorum, biz parti olarak adayımızı belirleyeceğiz. Ancak bu arada en geniş kesime hitap edecek bir demokrasi bloku oluşursa o bloğu destekleme durumu da ortaya çıkabilir” diyor.

Türk, ilk turda kendi adaylarını destekleyeceklerini, seçimin ikinci tura kalması halinde ise CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi blokunun ortak adayına oy verebileceklerini söylüyor:

“Bu partilerin her biri kendi adayını çıkarırsa o zaman bu, blokun gerçekten demokratik bir güç olarak ortaya çıkmasına engel olur. Bu nedenle İyi Parti’nin, CHP’nin kendi adayları üzerinde ısrar etmeleri değil, Türkiye’nin, demokrasi güçlerinin, farklı düşünenlerin ‘evet, bu tarafsızlığı ile toplumu demokratik bir sürece taşıyacak kişidir’ diyebileceği biri etrafında bir birlik oluşturmaları gerekiyor. Önümüze çıkan tarihi fırsatı heba etmemek gerekir.”

İttifak blokunda neden HDP yer almıyor? Türk, HDP’nin sorumluluğunun bilincinde bir parti olduğunu belirtiyor ve sürecin sağlıklı işlemesi için Erdoğan’ın aleyhte kullanacağı kozların eline verilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Türk, şöyle devam ediyor:

“Gördüğümüz kadarıyla HDP ile dolaylı görüşmeler yapılıyor. Zaten biz daha başında bu işin içinde olursak Erdoğan bunu çok kötü kullanır. Topluma dönük olarak, ‘Bakınız, bölücülerle bir araya geldiler’ şeklinde aleyhte propaganda yapar. Böyle bir şeyin olmasını biz de istemeyiz. Bu duruma dönük hassasiyetimizi de gösteriyoruz. Bizim istediğimiz demokratik bir gelecek için ortak bir akılla hareket edilmesidir. Bu blokun içinde olup olmamamız çok önemli değil.

Bizim demokrasi talebimiz ortada, demokratik bir Türkiye talebimiz ortada, tek adam rejimine karşı duruşumuz ortada… Bu konuda netiz. Kimse bizim üzerimizden hesap yapmasın. Biz, demokrasiye inanan, Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen bir grubuz, bir partiyiz. Bu nedenle tavrımız açıktır. Nasıl davranacağımızı biliyoruz. Bu konuda bir şüphe yok.”

Türk, ilk turda ittifak içerisinde yer almalarının ittifak blokuna zarar verebileceğini düşünüyor:

“Partili arkadaşlarımızla istişarelerimizden görünen şu; herkese hitap edebilecek bir adayın söz konusu partiler tarafından ortak aday olarak gösterilmesi gereklidir. Bu tablo oluşunca, bizim 1. turda bu blokun içinde yer almamız bloka fayda değil zarar da verebilir. Türkiye’de bu durumu kriminalize edip çok rahat kullanabilecek siyasetçiler var. Bu nedenle 2. tura kalacak adayın niteliklerine dikkat çekerek görüşlerimi dillendiriyorum. Yoksa aslında biz de kendimizi demokrasi blokunun bir parçası olarak görüyoruz. Bizim tavrımız, siyasetimiz, bugüne kadar verdiğimiz mücadele ortada. Biz demokrasinin sahiplenilmesi, Türkiye’nin tek adam rejiminden kurtulması mücadelesi veriyoruz. Bunları göz önüne getirdiğimizde, diğer partilerin herkesi kapsayacak bir adayda uzlaşmaları durumunda bir sorun olmaz.”

Türk’ün 3 partinin ortak aday belirleme süreciyle ilgili kaygıları da var:

“Şimdi klasik bir CHP’li 2. tura kalırsa, gerçekten o seçimde başarılı olma şansı azalır. Akşener için de aynısı geçerli. Akşener gibi bir aday 2. tura kalırsa demokrasi güçlerini toparlama şansı da ortaya çıkmaz. Bu nedenle herkesin evet diyebileceği bir isim üzerinde bu grupların anlaşması lazım. Sonuçta 2. tura kalacak isim önemli. 2. tura kalacak ismin toparlayıcı olması lazım. Herkesin evet diyebileceği bir aday olmalı. ‘Sadece benim adayım’ diyebileceğimiz bir süreçte değiliz. CHP, ‘benim adayım’ derse, Akşener, ‘ben adayım’ ısrarını sürdürürse bu ortak demokratik mücadeleyi sekteye uğratır, demokratik bir blokun oluşumu önünde engel olur. Bu nedenle önce bunların bir araya gelip bir aday etrafında toparlanmaları gerekir.”

Peki Demirtaş aday olacak mı? Ahmet Türk, bu konuda ısrarlar olduğuna değinerek, “Hem dostlarımızdan, hem ortak mücadele verdiğimiz blokun bileşenlerinden bir ısrar var. Geniş bir kesim Demirtaş konusunda ısrarlı. Sonuçta partimizin yetkili kurulları bugün-yarın toplanır, bu konuda gelen tepkileri değerlendirerek bir karara varır ve ona göre adayını belirler. Ama Selahattin Bey’in adı etrafında toplum tarafından güçlü bir talebin olduğunu da görüyorum açıkçası” diyor.

Demirtaş’ın adaylığının hukuken engellenmesi riskine karşı Fehim Işık, yedek aday belirlenip belirlenmeyeceğini de soruyor. Türk, yedek aday çıkarılmasının doğru bir tutum olmadığını söylüyor.

Eş Genel Başkan Pervin Buldan’la da bu konuyu istişare ettiklerini aktaran Türk, şöyle devam ediyor:

“Hukuksal engel olasılığına karşın ikinci bir adayın çıkarılacağına dönük iddialar doğru değil. Selahattin Bey henüz yargılanıyor. Ceza verilse bile bunun bir Yargıtay süreci var. Burada önemli olan partimizin Selahattin Bey’i aday göstermesidir. Partimiz aday gösterdiğinde adayını sahiplenir. Bu nedenle yedek aday yaklaşımını doğru bulmuyoruz. Dün bu konuyu Eş Genel Başkanımız ile konuştuk. Bu formülü doğru bulmuyoruz.”