Ana sayfa Logo Altı AKP Kurucusu Ünsal: OHAL’i destekleyenler bile ‘artık yeter’ diyor

AKP Kurucusu Ünsal: OHAL’i destekleyenler bile ‘artık yeter’ diyor

PAYLAŞ

AKP’nin kurucularından, Genel Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunmuş olan, ancak daha sonra AKP ile yolunu ayıran Fatma Bostan Ünsa, OHAL’in hayatın normal akışını engellememesi gerektiğini, ancak hayatın birçok alanında yaşanan pek çok mağduriyete sebep olduğunu söyledi. Ünsal, “OHAL’e eleştirel bakmayanlar bile bu konulara artık “yeter” diyor” dedi.

Yeni Asya Gazetesi’ne konuşan Ünsal’ın röportajından bazı böümler şu şekilde:

YAŞANANLAR SÜREÇTEKİ HOYRATLIĞI GÖSTERİYOR

Bu yaşananlar süreçteki hoyratlığı gösteriyor. Bir günlük bebekten ayrılmak zorunda bırakılan anne, aslında bu durumun ne kadar hoyratça yapıldığını bir kez daha bize göstermiş oluyor ve ben son dönemde AK Parti hükümetlerinin sağlık alanında anne sütüyle ilgili yapılanları destekleyen birisiyim. Anneleri teşvik ediyor süt izni konusunda. Gerçekten çok olumlu bir adımdır. Aynı hassasiyetin daha hakkında iddianame bile hazırlanmamış ve bu yüzden de masumiyet karinesi nedeniyle masum kabul edilmesi gereken insanlara karşı da, kadınlara karşı da gösterilmesini beklerim çok tabiî olarak.

Bu tür uygulamalar o kadar tramvatik oldu ki genel OHAL’e eleştirel bakmayanlar bile bu konulara artık “yeter” diyor, ama bu durum, diğer hususlarda da ne kadar hoyrat davranıldığının bir ifadesi aslında, yani bu raddeye kadar gelebiliyor rahatlıkla. Çünkü hiçbir savunma almadan, hatta soruşturmaya bile tabi tutmadan 40.000 insan cezaevinde ve 100 bin civarında insan işten ihraç edilmiş. Yani bütün Türkiye’de yaşayan insanlardan biri olarak ben çok büyük bir utanç duyuyorum. Çünkü öyle veya böyle bir onayımız varmış gibi anlaşılıyor, yetkililerin çok daha büyük sorumluluk duyması gerekiyor.

İHANETLE SUÇLANIYORUZ

28 Şubat sürecinde ODTÜ’ye doktora için başvuru yapmıştım, sınava başörtülü olduğum için alınmadım. Siyasal Bilimler Fakültesi mezunlarının çalışma alanı daha ziyade devlet kurumlarında olduğu için, çalışma hayatına başlayamadım, akademi de bizlere zaten kapalıydı, ama onun dışında biz görüşlerimizi çok rahat bir şekilde ifade ediyorduk. Hem kendi aramızda, hem de kamuya karşı görüşlerimizi rahat bir şekilde veriyor ve meşru bir pozisyonumuz vardı. Bugün, o meşruiyette konuşamıyoruz. Yani bir bakıma şöyle, özellikle 15 Temmuz’dan sonra bu durumla ilişkili olarak mağduriyetleri dile getirdiğimizde kendi arkadaşlarımız, ki bunlar daha ziyade Ak Parti seçmenleri, bunu Ak Parti’yi korumak refleksiyle ihanet gibi görüyorlar.