Ana sayfa Sürmanşet Alman basını: Kendini ‘Almanyalı’ hissetmeyenler ‘reisleri’ Erdoğan’ın propagandasına inanacaklar

Alman basını: Kendini ‘Almanyalı’ hissetmeyenler ‘reisleri’ Erdoğan’ın propagandasına inanacaklar

PAYLAŞ

Alman gazetelerinin yorum ve köşe yazılarında Türkiye ile Almanya arasındaki artan gerginlik öne çıkıyor. Gazeteler, Cumhurbaşkanı Steinmeier’in Türkiye açıklamalarına ilişkin yorumlara yer veriyor.

Ludwigshafen’in Rheinpfalz gazetesi Türk – Alman ilişkilerini konu alan yorumunda şu satırlara yer vermiş:

“Alman hükümetinin Türkiye’deki tutuklama dalgasına kurban giden kendi vatandaşları için harekete geçmesi tabii hakkıdır. Alman milletvekillerine uygulanan ziyaret yasağı da karşılıksız kalmamalıdır. Almanya Dışişleri Bakanı beklenen karşılığı verdi, verirken de sözlerine birtakım tehditlerle ağırlık kazandırdı. Türkiye’nin ekonomik bakımdan cezalandırılması anlamına gelen tehditlerin amaçlanan etkiyi birkaç gün içinde göstermesi beklenemez. Türkiye’nin Almanya’ya ihtiyacı var. Lâkin Almanya hükümeti de, NATO’daki işbirliği ve Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk nedeniyle Türkiye ile bağları koparmayı göze alamaz.”

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in Türkiye ile ilgili açıklamalarını şöyle değerlendiriyor:

“Anlaşılan Frank-Walter Steinmeier yeni makamına henüz pek alışamamış. Türkiye’deki muhalefetin tümüyle susturulmasından bahsederken söyledikleri kulağa, Cumhurbaşkanı değil eski dışişleri bakanının sözleri gibi çalındı. Devlet başkanı sıfatıyla aktüel gelişmeleri değerlendirme hakkının olduğu kuşku götürmez. Federal hükümeti desteklemek amacıyla konuşurken Cumhurbaşkanı’ndan beklenen sakınganlığı göstermesi gerekirdi. Sözleri içerik olarak tamamen doğruydu. İnsan hakları aktivisti Steudtner’in de tutuklanması hasebiyle Dışişleri Bakanı Gabriel’in ilan ettiği gibi Türkiye politikasındaki yön değişikliği gerekliydi. Bu adımın zayıf bir yanı da var. Almanya’nın tek başına ikili ilişkilerde değişikliğe gitmesi yetmez. Avrupa Birliği bünyesinde koordine edilecek yaklaşım Türkiye’yi çok daha fazla etkiler.”

Stuttgarter Zeitung gazetesi Türkiye’deki insan haklarını konu alan yorumunda otoriter rejimler için en büyük tehlikenin düşünce özgürlüğü olduğunu vurguluyor:

“Türkiye örneği, demokrasinin sağlamlaştığı sanılan ve Batı’nın saygın ve muteber ortağı olarak kabul edilen bir ülkede temel insan haklarından sayılan ifade özgürlüğünün acımasız bir muktedir tarafından nasıl geçersiz kılınabileceğini ve bu hakta ısrar edenlerin nasıl takibata uğratılabileceğini göstermektedir. Çünkü ifade özgürlüğü otokratlar için en büyük tehlikedir. Farklı düşünenlerin baskı altına alındığı bir siyasi sistem kurmak isteyenin hür basına savaş ilan etmesi kaçınılmazdır. Aksi takdirde ‘tadilatı’ tek başına yorumlama yetkisine sahip olamaz.”

Straubinger Tagblatt gazetesi Almanya Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’nın ülkede yaşayan Türklerle ilgili sözlerine şu satırlarla değinmiş:

“Gabriel’in sözleri kendini hiçbir zaman ‘Almanyalı’ hissetmeyenleri acaba etkiler mi. Onlar ‘reisleri’ Erdoğan’ın propagandasına inanacaklardır. Almanya’daki genel seçim kampanyası, Türkiye hakkında en ağır sözü kim söyleyecek yarışmasına benzedi. Cumhurbaşkanı Steinmeier’in de bu yarışa etkili sözlerle katılması dikkat çekicidir. Steinmeier dışişleri bakanı iken Erdoğan’ı kızdırmamak için sözlerini özenle seçerdi.”