Connect with us

Manşet

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri: OHAL kaldırılmalı

Published

on

Raporda genişçe yer ayrılan kısımlardan biri de aralarında Ahmet Şık’ın da bulunduğu, sayıları 151’e ulaşan tutuklu gazeteciler. Rapora göre, “alarm veren seviyelere ulaşan basın ve ifade özgürlüğü sorunları, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal koşulları altında daha da yoğunlaştı.”

25 sayfalık raporda 100’den fazla madde altında Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin tespit ettikleri sorunlara dikkat çeken Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Muijnieks, “Atılması gereken ilk adım mevcut OHAL’i kaldırmak ve kabul edilemez sayısız ifade özgürlüğü ihlalini tersine çevirmek” dedi.

‘100 binden fazla siteye erişim engellendi’

Muijnieks’in 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’ye yaptığı ziyaretlerde edindiği bilgiler ve yaptığı görüşmeler ışığında hazırlanan rapor, medyada çok sesliliğin ve bağımsızlığın azalmasına, ifade özgürlüğü aleyhine verilen yargı kararlarına, gazetecilerin güvenliğine ve internet medyası ile sosyal medyadaki kısıtlamalara dikkat çekiyor.

Aralarında radyo, televizyon ve gazetenin de bulunduğu yaklaşık 158 yayın organının darbe girişimi sonrası kapatıldığı ve 151 gazetecinin hapiste olduğu belirtilen raporda, “Ne Türkiye’nin karşılaştığı terör saldırıları ne de darbe teşebbüsü bu önlemleri haklı çıkarabilir” deniyor.

İfade ve basın özgürlüğüne yönelik tehditler kapsamında, sosyal medyaya erişimde sınırlamalar ve erişime yasaklanan internet siteleri de yer alıyor.

2016 AB ilerleme raporuna göre Türkiye’de 111 bin 786 internet sitesine giriş yasaklandı. Bu yasakların sadece yüzde 2,6’sı bir mahkeme kararına dayandırılarak uygulandı.
‘Demokratik alan alarm verici düzeyde küçüldü’

Yaklaşık 4 bin 500 akademisyenin farklı sebeplerle görevlerinden atıldığı hatırlatılan raporda, dokunulmazlıkların kaldırılması ve HDP’nin 11 milletvekilinin de tutuklanarak cezaevine gönderilmesi eleştiriliyor.

İnsan Hakları komiseri, “Toplumun, aralarında gazeteciler, milletvekilleri, akademisyenler ve sıradan insanların olduğu geniş bir tabakasının gittikçe artan yargısal tacize uğramasının ardından Türkiye’deki demokratik tartışma ortamı için alan alarm verici düzeyde küçüldü” diyor.

“Terörist propaganda ve terörist bir grubu destekleme konseptlerinin çok geniş şekilde uygulanmasının” ve bununla birlikte “fazlasıyla çok kullanılan karalamaların Türkiye’yi çok tehlikeli bir yola soktuğu” belirtilen raporda, liderlere demokratik bir toplumda olması beklenen sorumluluk ve hoşgörüyü göstererek yön değiştirme çağrısında bulunuluyor.

Raporda “Savcılar, suçlanan kişilerin belli ifadeleri genel anlamıyla bir terörist grubun amaçlarıyla örtüştüğü düşüncesine dayalı olarak çok sayıda terörizm ve terör örgütüne üyelik suçlamasıyla çok sayıda dosya açmaya devam etti.” de denildi.

İlk adım olarak ise olağanüstü halin kaldırılması gerektiği belirtilen açıklamada, yargıda, özellikle ifade özgürlüğünü tehdit eden unsurların gözden geçirilmesi çağrısı yapılıyor.

İnsan Hakları Komiseri bu raporu hazırlarken, aralarında dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın da bulunduğu bir dizi yetkili ile görüşmeler yaptı.

Ancak başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, hükümet yetkilileri tutuklananların gazeteci değil, “terör örgütleriyle bağı olan veya terör propagandası yapan” kişiler olduğunu savunuyor.

Avrupa Parlamentosu’nun Kasım ayında Türkiye ile görüşmeleri dondurma kararı ardından konuşan Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik eleştirilerine sert bir üslup ile yanıt vermişti.
Erdoğan, “Neymiş efendim Türkiye’de olağanüstü hal varmış, teröristlerin üzerine çok sert gidiliyormuş, teröristleri destekleyenler görevden alınıyormuş, idam cezası tartışılıyormuş, medyaya kısıtlama varmış, vize serbestisinde 72 şarttan 7’si yerine getirilmemiş, gümrükle ilgili ekonomi ile ilgili tehdit ediyorlar. Türkiye gibi topraklarında neredeyse her gün terör eylemi yapılan bir ülkeye terörle mücadele etme demek aslında dükkanı kapatıp git demektir” demişti. (BBC)

Manşet

Sivas E Tipi yönetimi ve gardiyanlar işkence suçu işliyor

Published

on

By

Cezaevinde tutuklulara yönelik kötü uygulamalar ilişkin gelen bilgiler arasında; “2 günde bir musluklardan 1.30 saat su veriliyor, sadece 3 kova var suyu koydukları kova fazla olursa geri alıyor döküyorlar. Koğuşta kantinden para karşılığında alınan suya da el koyuyorlar” şeklinde bilgiler geliyor. 

TUTUKLULAR YERDE YATIYOR VE BATTANİYE SERİLMESİNE İZİN VERİLMİYOR

Cezaevlerinde kapasitenin en az 2 katından fazla tutuklunun bulunduğuna ilişkin Adalet Bakanlığı’nın açıkladı. Cezaevlerinden gelen bilgiler de tutukluların yerlerde yattığına ilişkin bilgiler gelmeye devam ediyor. Sivas E Tipi Cezaevi’nin yönetimi ve gardiyanlar, yerde yatan tutukluların yere battaniye sermesine bile izin vermiyor. 

ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZAN TUTUKLULARA PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULUYOR

Cezaevi Müdürü’nün koğuşlarda dolaşarak psikolojik baskı uyguladığı ve koğuşlarda herhangi bir tutuklunun mesleğini sorduğu cevap vermediğinde ise makam odasına götürüp işkenceler uyguladığı iddia ediliyor. Koğuşlarda gezerken tutuklulara sürekli kötü sözlerle muamelede bulunduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor. 

Makumlara ait  itiraz ve şikayet dilekçelerini ilgili yerlere ulaştırmadığı ve geri verdiği kaydediliyor. Şikayet dilekçesi veren tutuklulara ise koğuşta psikolojik baskı uyguladığı belirtiliyor. 

Continue Reading

Manşet

Interpol, Türkiye’den gelen kırmızı bültenleri beklemeye aldı

Published

on

By

Interpol’ün, üye devletleri suç, suçlu ve tehditler karşısında bilgilendirdiği ve gerektiği zaman yakalama emri talebi ilettiği sekiz ayrı bülten tipinden en bilineni olan kırmızı bültenle aranan kişilerin arasında Adil Öksüz, Mihraç Ural ve Salih Müslim gibi isimler var.

Uluslararası Polis Teşkilatı’nın (Interpol), Türkiye tarafından çıkartılan 50’ye yakın kırmızı bülteni askıya aldığı öne sürüldü. Sabah gazetesinden Erkam Çoban’ın haberine göre Türkiye, yurt dışında olduğunu değerlendirdiği bazı kişiler için adli makamlarca acil yakalama talebinde bulunurken, Interpol dosyaları ‘siyasi’ bularak beklemeye aldı.

Eş zamanlı olarak hükümetin ‘F..’ olarak tanımladığı örgütün firarisi Adil Öksüz, eski PYD Eş Başkanı Salih Müslim, THKP-C Acilciler üyesi Mihraç Ural gibi isimlerin aralarında bulunduğu 50’ye yakın kişi ile ilgili kırmızı bülten çalışmaları başlatılmıştı.

Kırmızı bülten talepleri onaylandıkları takdirde Interpol, kendisine üye 170 ülkeye bunu yayımlayacak ve Türkiye’nin istediği birçok kişi hakkında yakalama kararı verilmiş olacaktı.

Yakın zaman önce Türkiye, Türkiye kökenli Alman yazar Doğan Akhanlı hakkında kırmızı bülten çıkartmış, yazar İspanya’da gözaltına alınmıştı. Interpol daha sonra Akhanlı hakkındaki kırmızı bülteni sildi.

Continue Reading

Editörden

‘Kayıp 106 bin silahın araştırılması’ AKP oylarıyla engellendi

Published

on

By

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, İçişleri Bakanlığı’nın 2017 yılı faaliyet raporunda yer alan ‘kayıp silah sayısının’ son üç yılda yüzde 720 arttığını belirterek Meclis’e araştırma önergesi verdi.

 

Önergesinde, kayıp silahların ülke güvenliği açısından büyük tehdit oluşturduğunu öne süren CHP’li Mehmet Tüm, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İçişleri Bakanlığı’nın kamuoyundan kayıp silahlara ilişkin gerçekleri sakladığını ifade etti.

‘106 bin silahın kayıp olması sizleri korkutmuyor mu?’

CHP’li vekil Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“OHAL Türkiyesi’nde her geçen gün sorunlar giderek artıyor. Bildiğiniz gibi, İçişleri Bakanlığı, her yıl diğer kurumlar gibi faaliyet raporlarını açıklamaktadır. Bakanlığın 2017 yılı faaliyet raporunu incelediğimizde, kayıp silah sayısının 106 bini geçtiğini görüyoruz. İçişleri Bakanlığının verilerinde, 2014 yılında kayıp silah sayısı 14 bin görünürken, her ne hikmetse, bu sayı 2017 yılında 106 bine çıkıyor. Kayıp silah sayısı sadece 3 yılda yüzde 720 artmış durumdadır. Ateşli silah nedeniyle her gün onlarca insan yaşamını yitirmektedir. 106 bin silahın kayıp olması sizleri gerçekten korkutmuyor mu, ürkütmüyor mu?” (daha&helliip;)

Continue Reading

Çok Okunanlar