Aydıntaşbaş: Katar’ın desteklediği her grubu, Türkiye de destekledi. Operasyonlar ortak oldu

Haziran 08, 2017, 8:53 am
"Bir an önce demokrasiye dönmemiz, bu manyaklıkla aramıza mesafe koymamız, Kürtlerle barışmamız ve Avrupa sürecine yeniden asılmamız gerekiyor."

Ortadoğu ve Körfez’de patlayan krizin, Trump’ın başkan olmasıyla oluşan yeni İran karşıtı eksenin ilk hamlesi olduğunu söyleyen Cumhuriyet yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Katar’ın terörü desteklediğine dair suçlamaların işin göstermelik boyutu olduğuna dikkat çekti. Aydıntaşbaş, “Asıl mesele, İran. Suudiler Trump’ı da arkalarına alarak, Sünni dünyasında İran karşıtı bir eksen yaratmak istiyor” dedi.

Krizin Türkiye’yi ilgilendiren kısmına da değinen Asdıntaşbaş, Suudi Arabistan’ın Katar üzerinden Türkiye’ye mesaj vererek ‘İran konusunda hizaya gelin’ dediğini belirtti. Aydıntaşbaş’a göre, bu krizden Türkiye’nin çıkış yolu bir an önce demokrasiye dönmek, bu manyaklıkla araya mesafe koymak, Kürtlerle barışmak ve Avrupa sürecine yeniden asılmaktan geçiyor.

Aydıntaşbaş’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Katar terörü destekledi mi? Yapmıştır. Babamın oğlu değil ki kefil olayım. Ama bakın bildiklerim şunlar. Katar, Suriye’de Özgür Suriye Ordusu ve Ahrar eş-Şam gibi muhalif grupları destekledi. Ancak işin 3 kritik yanı var.
1.Katar’ın desteklediği her grubu, Türkiye de destekledi. Operasyonlar ortak oldu. Haliyle bugün Katar’a yapılan ambargo, yarın Türkiye’yi tehdit etmek için de kullanılabilir.
2.Türkiye-Katar ikilisinin muhalif gruplara verdiği destek, ABD’nin bilgisi dışında olmadı. CIA’nın Suriye’deki gizli programı çerçevesinde Ahrar eş-Şam dahil birçok muhalif gruba, Türkiye üzerinden ve Katar finansmanıyla silah yardımı yapıldı. Bunu en iyi Amerikalılar biliyor. Suriye’de kendileri doğrudan ilişkide olmak istemedikleri gruplarla (Nusra gibi) Katar üzerinden irtibatlı olmak istediler. Bu danışıklı dövüş, şimdi ‘terör finansmanı’ oldu.
3.Suriye’de Katar’ın yaptığının bin beterini Suudi Arabistan yaptı. Suudiler ve Körfez çıkışlı ‘vakıflar’ ve prensler, daha düne kadar IŞİD dahil her türlü aşırı grubu destekledi. Dünya, Selefi terör akımıyla karşı karşıya ve bunun çıkış yeri Körfez ülkeleri. Selefi/Vehabi imamların Avrupa’da finansmanı da Körfez’den geliyor. Herkes bu kirli işin içinde ama Suudiler de sütten çıkmış ak kaşık değil.
Karanlık istihbarat savaşlarının yaşandığı, perde arkasında kirli ittifaklar ve milyarlık silah anlaşmalarının yapıldığı kirli bir döneme giriyoruz. Başa döneyim: Türkiye bir emirlik değil; yarım yamalak da olsa parlamenter bir rejim. Bir an önce demokrasiye dönmemiz, bu manyaklıkla aramıza mesafe koymamız, Kürtlerle barışmamız ve Avrupa sürecine yeniden asılmamız gerekiyor.
İdeal olmayabilir. Ancak Türkiye’nin istikrarı için başka çıkış yok.

Yazının tamamı için…