Ana sayfa Gündem Başbakan Yıldırım: Abdullah Gül projeydi ama elde patladı

Başbakan Yıldırım: Abdullah Gül projeydi ama elde patladı

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olması yönündeki girişimleri 'proje' olarak nitelendiren Başbakan Yıldırım, "Ama proje gözüktüğü kadarıyla akamete uğradı, patladı, elde kaldı" dedi. Yıldırım, hükümetin seçim öncesi imar affı getireceği yönündeki haberlere ilişkin "Onu Meclise verdik ama, bu imar affı değil, imar barışı, 12-13 milyon konutu ilgilendiriyor" açıklaması yaptı.

PAYLAŞ

Başbakan Binali Yıldırım, 24 Haziran’da yapılacak seçimler ve Abdullah Gül’ün muhalefetin çatı adayı olması yönündeki girişimleri değerlendirdi. Yıldırım, “Bu kadar gayretin arkasında belli ki bir mühendislik projesi vardı. Ama proje gözüktüğü kadarıyla akamete uğradı, patladı, elde kaldı. Proje başarısız” dedi. Yıldırım, hükümetin seçim öncesi açıklayacağı iddia edilen ekonomik pakete ilişkin sorulara da yanıt verdi.

 

İspanya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularına yanıtlayan Yıldırım, CNN TÜRK Genel Müdürü Erdoğan Aktaş’ın aktardığına göre, partilerin adaylarına ilişkin şunları söyledi: “Kimin aday olacağı, olmayacağı bir-iki gün içerisinde netlik kazanacak. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi bir ortak aday arayışı içinde çok yoğun temasları var. Gördüğümüz kadarıyla buradan bir sonuç çıkacağa benzemiyor. Çünkü bir yandan Cumhuriyet Halk Partisi, bir yandan İYİ Parti bu yönde açıklamalar yaptılar, yapıyorlar. En rahat parti biziz, bizde aday tartışması yok, MHP de yok, adayımız belli, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Hatta seçim kararı verilmeden önce de belliydi. Dolayısıyla partilerin çatı aday denemesi yeni değil. İlk cumhurbaşkanlığı seçiminde de oldu, sonuçları görüldü. Maalesef çatının sağlam çatılmadığı, çöktüğü ortaya çıktı. Zorlama, yani zorlamayla siyaset inşa edilemez.”

‘İNSANLAR BİRİKTİRDİKLERİ İTİBARI KOUMALIDIR’

Yıldırım, Abdullah Gül’ün adaylığı için yürütülen çalışmaları ise şöyle değerlendirdi: “Her şey milletin gözü önünde cereyan ediyor. Uzun yıllar içerisinde bulunduğumuz önemli görevler üstlendiğiniz bir siyasi hareketten ayrıldığınızda ne eski yerinize ne de yeni yerinize yaranamazsınız. Tecrübeler bunu göstermiştir. O bakımdan yani ne anlatacaksınız? Ben geldim, ama işte orada şöyle oldu-böyle oldu. Demezler mi, sen orada bu makamlarda bulunurken bunları niye söylemedin, bunları düzeltecek işleri niye yapmadın? O yüzden bizim halkımızın feraseti çok engindir, bu tip savrulmaları, evrilmeleri hoş karşılamaz. İnsanlar biriktirdikleri itibarı korumalıdır, tüketmemelidir, itibar çok zor elde edilir, ama tüketilmesi kolaydır.”

“Çatı aday bulunması noktasında Saadet Partisi bu konuda çok önde, çok atak, çok istekli. İYİ Parti yanaşmıyor buna, CHP’de muhtelif açıklamalar var, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” diye sorulunca Yıldırım,  “Hırsların aklın önüne geçmemesi lazım. Memleketin meseleleri de kişisel ikballerin önüne geçmemeli” dedi.

‘KİMSEYE YAPMAYIN DİYECEK HALİMİZ YOK’

Yıldırım, Gül’ün çatı aday olmayı kabul edeceğini düşünüp düşünmediği sorusuna, “Arkadaşlar, bu kadar gayretin arkasında belli ki bir mühendislik projesi var idi. Ama proje gözüktüğü kadarıyla akamete uğradı, patladı, elde kaldı. Proje başarısız.
Tabii ben Abdullah Bey adına değerlendirme yapmam yanlış olur. Ama Abdullah Bey aday da olabilir, olmayabilir, şu anda bizim meselemiz bu değil . Biz hiç kimseye adaylık konusunda aman olun-olmayın, yapmayın-etmeyin diyecek halimiz yok. Biz adayımızı belirledik, kararımızı verdik, programımızı yaptık, vatandaşlarımızla artık kucaklaşmanın özlemi içindeyiz.”

Yıldırım, kendisinin milletvekilliğine aday olup olmayacağıyla ilgili soru üzerine şunları söyledi: “Ben partimin bir neferiyim. Başbakanlık görevi zaten onurlu bir görevdir. Bu görevi 2 yıl süre içerisinde dolu dolu yaşadık. Türkiye’nin belki 50 yılda karşılaşmayacağı konularla karşılaştık. Türkiye’nin gündeminde olup da bir türlü yapılamayan işleri yaptık, darbesi, referandumu, sistem değişikliği, Fırat Kalkanı, Afrin Harekatı, ekonomiyle ilgili gelişmeler, yani birçok konuyu iki seneye sığdırdık. Çalıştık, çabaladık. İyi niyetle gayret ettik, bugünlere geldik. Bu onur bize yeter. Bundan sonra kader çizgimizde ne varsa onu yaşayacağız?”

‘İMAR AFFI DEĞİL İMAR BARIŞI’

Yıldırım, seçim öncesi hükümetin imar affı getireceği yönündeki haberler hatırlatılınca, şunları kaydetti: “Şöyle: Onu Meclise verdik ama, bu imar affı değil, imar barışı, imar affı ayrı bir şey. İmar barışını Türkiye’de 12-13 milyon konutu ilgilendiriyor. Büyükşehirler başta olmak üzere yapılmış ama bir türlü yapı kullanım, ruhsat ve imar iznini alamamış. Kimisinin mülkiyet sorunu var. Kimisi imar almadan yapı yapmış veya imar almış eklentiler var. İmara uygun yapılmamış, Mera, Hazine, vakıf , şahıs ve orman arazisi üzerine yapılmış filan.
Yani burada getirilen şey bir barış, bir uzlaşma. Bu ne getirecek? Bir kere, vatandaşın yapıp yıllarca yaşadığı yeri meşruiyet kazanacak.
Şimdi ‘yerim değil’ diyor, yani devletin kayıtlarında bina gözükmüyor, toprak gözüküyor, vatandaş sahip, burası benim yerim hissini yaşayamıyor, elektrik alamıyor, su alamıyor, doğalgaz alamıyor, değişiklik yapacak ruhsat alamıyor. Şimdi bu bir kere yapı kayıt belgesi verilecek, böylece bir uzlaşma, bir barışma süreci başlamış olacak. Ondan sonra ne olacak? Vatandaş eğer yerini yıkıp yeniden yapmak istiyorsa bu sefer müracaat edecek belediyelere, uygun imar planı onaylanacak, sonra yapacak. Kentsel dönüşüm teşvik edilecek, yani bu yapı kayıt belgesiyle kentsel dönüşümün hızlanması da sağlanmış olacak, bu yönde teşvik maddeleri var, getirdiğimiz budur.”