Ana sayfa Logo Altı “Bir evet safı var, bir de hayır safı var. Kandil ne diyor?...

“Bir evet safı var, bir de hayır safı var. Kandil ne diyor? ‘Hayır’da buluşalım diyor”

PAYLAŞ

Müteahhitler Birliği Ödülleri’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “16 Nisan’da birliği, beraberliği ile güçlü bir Türkiye’nin sistem noktasında temel taşlarını koyalım. Bunun rejim değişikliğiyle ilgisi yok” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

CUMHURBAŞKANI-BAŞBAKAN KAVGASI GÖRMEK İSTEMİYORUZ

“Değişim hayatın en önemli gerçeğidir. Millet olarak bizim de geçmişimizde aldığımız dersler ışığında kendimize daha müreffeh bir elecek inşa etmemiz için çalışmamız gerekiyor. Değişimin ülkenin yönetim sisteminden uzak kalması mümkün müdür? Türkiye, çok partili hayata geçtiğinden beri her alanda bir kriz hali içinde yaşamak içinde kalmıştır. Bu kırılgan ortamın ürünü olan istikrarsızlık, vesayet sisteminin en büyük dayanağıdır. Gayrimeşru güç odakları, bu çatlaklardan sızarak güç kazanmıştır. İnsanoğlu unutur. Onun için bu gerçekleri hatırlatmakta fayda var. Halbuki bu noktaya durduk yere gelmedik, Türkiye yasama, yürütme ve yargı güçleri arasındaki çekişmelerden, yetki kargaşalarından çok büyük zararlar görmüştür. Darbelerin, muhtıraların yol açtığı kaoslar, ülkemize ağır bir maliyet yüklemiştir. Ne diyor biliyor musunuz? 16 Nisan ile birlikte artık Türkiye’de yasama organı yok diyorlar. Dürüst olun, siyaset eğer dürüst yapılırsa millet sizi bir yerlere getirir. Yürütme, doğrudur sadece Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, yani başkanda toplanıyor. Yargı aynı şekilde konumunu yine koruyor. Yasama da, yürütme de, yargı da var. Bunların hiçbirisinin ortadan kalkması söz konusu değildir. Ama şu gerçeği görmemiz lazım, sadece cumhurbaşkanı-başbakan kavgaları dahil tek başına sistemi sorgulamak için yeterlidir.”

“Sayın Sezer, sayın Ecevit, bunlar dünya görüşleri olarak da birbirine yakın insanlardı. Ama rahmetli Ecevit’in yüzüne anayasa kitapçığı fırlatıldı mı? Fırlatıldı. Ertesi gün döviz ne oldu, malum. Bunu bir kenara bırakabilir miyiz? Özal, Demirel… Bunların nasıl birbirine girdiğini ve Özal’ın Demirel’e söylediklerini bir zahmet hatırlayıversinler. Bunları gördük, bunları yaşadık. Biz bunları görmek istemiyoruz bu ülkede. Beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız başka yolu yok. Bu çalışmada bile anayasa komisyonunda masaların üzerinde nasıl uçuşulduğunu gördünüz. Pet şişelerin nasıl fırlatıldığını gördünüz. Genel Kurul’da aman yarabbi bacak ısırmaktan burun kırmaya kadar… Öbür sistemde bu olmaz mı? Olsa dahi asgariye düşer.”

“2007 anayasa değişikliğiyle iki tane yürütme gücüne sahip olduk ki artık bu kavgalar kaçınılmaz. 14 yıldır işler yürüyor diyorlar. Onu bir de bize sor. 14 yıldır sistemde sorun çıkmaması keramet değil. Birbirlerini tanıyan insanlar bu makamda olduğu için sorun çıkmadı. Dışişleri Bakanı’nı kalkacaksın başbakan yapacaksın, eskiden böyle bir şey var mıydı? Ama biz Cumhurbaşkanlığı makamına getirdik. Şu anda da başbakan ile bakanlarımız ile uyumlu bir şekilde süreci yürütüyoruz. Sistemden kaynaklanmıyor, aynı ekolden geldiğimiz için gürültü patırtı kopmuyor. Önceki Cumhurbaşkanı ile bu konuda sıkıntılar yaşadık, gürültü patırtı olmadıysa bizim sabrımızdan olmadı.

HAYIRCILAR ÜLKEYİ PARÇALAMAK İSTİYOR

“Açık ve net söylemek zorundayım. Burada iki saf var. Bir evet safı var, bir de hayır safı var. Kandil ne diyor? ‘Hayır’da buluşalım diyorlar. Bunlar şu anda ülkemizi hayırda parçalamak, bölmek isteyenler. 40 yıldır bu ülke bunlarla mücadele ediyor mu, ediyor. Şu anda bunların çağrısı hayır oyuna.”

CHP VE HDP SEÇMENİNE SESLENDİ

Ve değerli arkadaşlar, kişi sevdikleri ile beraberdir. Şu 18 maddenin daha bütüncül olarak bir çözüme kavuşturulması için bir mücadele verildi ama ne yazık ki bu ülkede siyaset, siz ne derseniz aksini söylüyor. Etme eyleme işte. Oturalım, konuşalım. Yok, olmadı. Gerek AKP’nin gerek MHP’nin uyumu, onların dayanışma içerisinde böyle bir kararlılığı ve parlamentoda hakikaten bütünleşmeleri sağ olsun bu hazırlığı buraya getirdi. Diyorum ki, tüm milletime sizin huzurunuzda bugünkü toplantı vesilesiyle, gerek AKP, gerek MHP, gerek CHP, hatta HDP’ye gönül vermiş olanlara sesleniyorum; gelin bu tarihi reformda bir konsolidasyona gidelim. Böylece 16 Nisan’da birliği, beraberliği ile güçlü bir Türkiye’nin sistem noktasında temel taşlarını koyalım. Bunun rejim değişikliğiyle ilgisi yok. Sizlerin huzurunuzda tüm iş adamlarımıza şunları anlatmak istiyorum; muhalefet, anayasa değişikliğini ısrarla alakasız konulara çekerek insanımızın kafasını bulandırmaya çalışıyor. Anayasa değişikliği toplam 18 maddeden oluşuyor. Ricam, bu maddeleri teker teker okumanızdır. Milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkması mı bu ülkeye zarar? Ne diyorlar; çocuklara mı bırakacağız bu parlamentoyu. Gelişmiş ülkelerde seçme ve seçilme yaşı 18’dir. Ben birçok ülkede 25 yaşın altında bakanlar tanıdım. Belki birçoğunuzun CEO’ları 25-30 yaşında. Tüm mesele o insanın yetişmiş, eğitilmiş olmasıdır.