Ana sayfa Editörden Çiğdem Toker: “Akkuyu Nükleer Santrali’nde üç Türk şirketini Rus CEO mu...

Çiğdem Toker: “Akkuyu Nükleer Santrali’nde üç Türk şirketini Rus CEO mu denetleyecek”

PAYLAŞ

Akkuyu Nükleer Santrali’ndeki temel atma töreninden yola çıkarak projed neler olduğunu sorgulayan Cumhuriyet Yazarı Çiğdem Toker birkaö gün şnce sessiz sedasız yayımlanan bir değişikliğe dikkat çekiyor. Söz konusu değişikliğe göre Rus Şirketin CEO’su Türk şirketleri denetleme hakkı elde ediyor.

Cumhuriyet Çiğden Toker’in yazısı aşağıda:

Pazar günü, Rosatom’un (Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu) Twitter hesabından Mersin’de çekilmiş bir fotoğraflı mesaj paylaşıldı.
Sınırlı inşaat iznine dayanılarak Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nda (NGS) hazırlık nitelikli inşaat çalışmalarının başladığını haber veriyordu bu mesaj.

Fotoğrafta; Rosatom Başkanı Aleksey Lihaçev, Enerji Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, kasketli bir Mersinli köylü (muhtemelen Akkuyu’nun yapılacağı Gülnar’dan), 6-7 yaşlarında bir erkek çocuğu, kırmızı büyücek bir butona ellerini üst üste koymuş.
An önemli: Zira politik propaganda amaçlı temel atmaların, günümüzdeki simge aracı olan kırmızı butona basılınca beton dökülmüş olacak.

Rosatom mesajında şöyle diyor:
“Umuyoruz ki, ana inşaat lisansını da 2018 ilkbaharında alırız.”

Söz ettiğim fotoğrafın iki okuması var:
– Algı ve meşruiyet: Adlarını bilmediğimiz Mersinli köylü ile küçük çocuk, temel atma karesine dahil edilerek nükleer gibi tartışmalı bir projeye meşruiyet devşiriliyor. Rosatom, bize “Yörenin geleceği için iyi bir şey yapıyoruz” diyor.

– Diğer yandan da fotoğraftan yansıyan temsil düzeyi, bazı şeylerin o kadar da yolunda gitmediğini gösteriyor sanki.
20 milyar dolar proje bedeli, 40 yıllık ana lisansı ve 100 yıla yayılması planlanan ömrüyle Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük projesi olan Akkuyu NGS’deki bir temel atma törenine şirket başkanı ile bakanlık müsteşarı katılmış. Türkiye’den ve Rusya’dan hiç enerji bakanları yok. Neden acaba?

Rus CEO denetimde de söz sahibi

Bu soruyla ilgili olabilecek iki önemli gelişmeyi buradan duyuralım.

İki hafta önce “Akkuyu’da Rusya denetimi” başlıklı yazımda Rosatom’un Akkuyu NGS’ye katılacak 3 Türk firmasını denetlettiği bilgisi yer aldı. Neredeyse siyasi atama gibi bir kararla bu projeye dahil edilen Cengiz-Kolin/ Kalyon (CKK) ortaklığını, Baker Tilly Russia adlı uluslararası denetim şirketi denetleyecekti. Fakat bu süreç başlar başlamaz, üç Türk şirketinden ikisinin bu denetim sürecinin başında konsorsiyumdan çekildiği belirtilmişti. Ulaştığım sınırlı bilgilere göre; uluslararası ölçekte aranan kriterlere sahip olunmadığı tereddüdüyle, bu çekilmenin “denetlenmeme” motivasyonuyla yapıldığı güçlü bir olasılıktı.

Son gelen haberler ise; Rusya’nın devlet kuruluşu olarak, denetim ihalesini yapmış olan Rosatom’un, bu süreci “dondurduğu” yönünde.
Bu ilginç kararın nedenini merak ederken, Akkuyu A.Ş’nin ticaret sicil gazetesinde yayımlanan son kararı, meseleyi biraz olsun aydınlatacak farklı bir pencere açtı.
Akkuyu Nükleer A.Ş’nin 7 Aralık, yani bundan dört gün önce yayımlanan kararı, projeye finansman getirip ortak olacak Türk şirketlerini yakından ilgilendiren son derece çarpıcı bir yeni gelişmeyi haber veriyor.

Akkuyu A.Ş. yönetim kurulu, şirketin ana sözleşmesindeki denetimle ilgili maddeyi değiştirecek. “Denetleme Kurulu” başlıklı 24. maddeye göre, hali hazırda şirket CEO’su denetim kurulu üyesi olamıyor. Bu maddede açık açık “CEO hariç” diye bir ibare yer alıyor. 25 Aralık’ta yapılacak olağanüstü genel kurul ile ana sözleşme değiştirilecek ve
“CEO hariç” ibaresi cümleden çıkarılacak.

“Yönetim Kurulu üyeleri aynı zamanda denetleme kurulu üyesi olabilir” ifadesi sayesinde şirket CEO’su Yuriy Fedorovich Galanchuk, Akkuyu A.Ş. ile ilgili kritik bir yetki ve gücü de üstlenecek. Zira ana sözleşmeye göre, denetim kurulu üyeleri, şirketin bütün belgelerine sınırsız erişim hakkına sahip.

Soru ise şu: Yeni madde, hukuksal sözleşmesi hâlâ kesin olarak açıklanmayan üç Türk şirketinin de Rus CEO tarafından denetlenebileceği anlamına mı geliyor?

Akkuyu A.Ş’deki bu denetim operasyonuna, uluslararası şirket denetimi kesintiye uğradığı için mi ihtiyaç duyuldu?
Kim bilir belki, bu ve diğer soruların yanıtları bu satırlar yazılırken beklenmekte olan Putin’in Ankara ziyaretinin ertesinde ortaya çıkar.

Yazının yayımlandığı site