Ana sayfa Öne Çıkanlar “Devletin teröriste ihtiyacı var”

“Devletin teröriste ihtiyacı var”

PAYLAŞ

İzmir’de Aralık ayı içerisinde yapılan Kürt Hareketi’ne yönelik ev baskınlarında en az 73 kişi gözaltına alınırken, bunların 48’i tutuklandı. Yapılan operasyonlara ise “ihbar” gerekçe gösterildi. Emniyet tutanaklarında, ihbarların isimsiz bir şekilde arka arkaya yapıldığı ortaya çıktı. “Eylem yapacaklar, bomba patlatacaklar” şeklinde yapılan ihbarlara dayandırılan gözaltı operasyonları kapsamında yapılan tutuklamalara ise sosyal medya paylaşımlarının gerekçe gösterilmesi dikkat çekti. 
 
Operasyon ve tutuklamaları Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şube Sekreteri Avukat Nergis Tuba Aslan değerlendirdi. 
 
MUHALİF TEK SESE TAHAMMÜL YOK’
 
Operasyonların siyasal iktidar tarafından toplumsal muhalefetin bastırılması ve her türlü sesin kısılması amacıyla yapıldığını belirten Aslan, İzmir gibi bir kentte her gün onlarca kişinin “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklanmasının faşizm olduğunu kaydetti. Soruşturmaların neredeyse tamamının içeriğinin sosyal medya paylaşımlarından oluştuğunu vurgulayan Aslan, siyasal iktidara karşı en ufak eleştirisini dile getirenin iktidarda korku yarattığını söyledi. İktidarın muhalif tek ses duymak istemediğini ve bu nedenle kolluk güçlerine sınırsız yetki verdiğini ifade eden Aslan, toplumun sokakta hissettiği baskının sosyal medyada da hissettirilmek istendiğini aktardı.  
 
MUHALEFETİ GÜÇLENDİRMEKTEN BAŞKA YOL YOK’
 
Yaşananları 90’lı yılların konseptine benzeten Aslan, “Mehmet Ağarlar itirafçı beyanlarıyla, kişiler üzerinde gözaltı yaparlardı. Benzer bir dönem yaşanıyor. İnsanlar itirafçı olmaya zorlanıyor. Psikolojik ve fiziksel işkenceler çok sıklıkla arttı ve nihayetinde itirafçı beyanlarıyla gazeteciler, siyasetçiler, yurttaşlar ve hatta avukatlar tutuklanabiliyor. Başka hiçbir delile gerek duymaksızın. Toplumsal muhalefetten duyulan korkunun bir uzantısı bu. Adli mekanizma tamamıyla siyasal iktidarın sopası olarak görev yapıyor. Adalet dağıtması gereken adli mekanizmalar, mahkemeler, savcılıklar tamamıyla başka bir amaçla ve düşmanca hareket ediyorlar. Bunlar birbirinden bağımsız değil. Bunların aşılmasının yolu da birlikte mücadele, dayanışma ve toplumsal muhalefeti güçlendirmekten geçiyor” diye konuştu.  
 
‘AĞIR BİR KIŞ AMA BAHAR İÇİN MÜCADELE ETMEK GEREKİYOR’
 
Son dönemde artan ihbarların kim tarafından yapıldığının belli olmadığını vurgulayan Aslan, şöyle dedi: “Devletin ‘teröriste’ ihtiyacı var. Bunun için hukukta aranan hukuki kriterlere göre deliller araştırılıp, deliller bulunup, delillerden kişileri tespit etmek yerine kişilerin ifadeleri üzerinden, olmazsa adı sanı belli olmayan, kim olduğu belirsiz kişiler üzerinden, ihbarcı dediğimiz kişiler üzerinden bir suç soruşturma başlatılıp, amaca ulaşılmaya çalışılmaktadır. Yani hukuk kriterlerine göre değil istenen kaosun ihtiyacına göre işlem yapılmaktadır. Hukuki midir? Tamamı hukuksuzdur. Hem uluslararası sözleşmelere hem de Anayasa’ya, hukuka aykırı, mevzuata da uygun değil.  Ancak şu andaki konseptte dediğim gibi çok fazla tutsağa ihtiyaç var. Daha fazla kaosa, krize ihtiyaç var. Siyasal iktidarın talimatı olmaksızın yaptıklarını düşünmüyorum. Kimse de böyle düşünmesin. Tamamıyla talimat ile yapılan işlerdir. Bu bir konsept ve buna karşı da uyanık olmalıyız. Zor zamanlardan geçiyoruz. Evet, önümüz ağır bir kış ama baharı görmek için hep birlikte mücadele etmek gerekiyor.”