Ana sayfa Öne Çıkanlar “Dışarıda OHAL var, Meclis’te sıkıyönetim, siz anayasa değiştiriyorsunuz”

“Dışarıda OHAL var, Meclis’te sıkıyönetim, siz anayasa değiştiriyorsunuz”

PAYLAŞ

CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, anayasa değişiklik teklifine ilişkin Meclis’te konuşma yaptı. Baykal, anayasa teklifi değişikliğinin Türkiye’yi kamplaştırarak bölebileceğini söyledi. Baykal, değişiklik teklifinin olağanüstü hâl (OHAL) döneminde yapılmasını “kriz döneminde ayıplı malını satmaya çalışan tüccar”a benzetti ve “Dışarıda OHAL var, Meclis’te sıkıyönetim” dedi.

Baykal, OHAL döneminde hızlı bir şekilde yapılmaya çalışılan değişiklik teklifinin “Bir fırsat çıktı, derhal bitirelim var” anlayışının olduğunu savundu ve yapılan araştırmalara göre teklifin kamuoyunda bilinmediğini ifade etti.

T24’te yer alan habere göre Baykal, değişiklik teklifinde Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyelerininin çoğunu belirleyebileceğine dikkat çekerek “Sağduyumuzu mu kaybettik? Bir siyasi parti genel başkanına AYM üyelerini belirleme hakkı verilebilir mi?” diye sordu.

AKP’nin teklif için “Gelecekte istikrarsızlık olabilir, anayasa değişikliği bu yüzden gerekli” görüşünü de eleştiren Baykal, “İstikrar diye bir problem var da, istikrar nereden kaynaklanıyor? Türkiye kan gövdeyi götürüyor. Bunun altında bir anayasal kriz yok” ifadelerini kullandı.

Baykal, “Cumhurbaşkanını parti genel başkanı yapmaya çalışıyoruz. Nereye gidiyorsunuz arkadaşlar? Cumhurbaşkanı Meclis’i fesih yetkisine sahip. Esad sahip değildir” diye konuştu.

Baykal’ın konuşmasının tam metni şöyle:

Günlük siyaset için değil Türkiye’ye sahip çıkmak için geldim. Bu sana mı düşer derseniz, hepimize düşer, evet bana da düşer. Buraya, seçilerek gelmiş siz milletvekilleri gibi ben de bütün siyasi ömrümü geçirmiş bir kişi olarak milletime karşı bu noktada konuşmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Ayrıca TBMM’nin İstiklal madalyası ile onurlandırılmış bir İstiklal gazisinin oğlu olarak, babamın helalliğini kazanmak için burada konuşmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Belki böyle bir şans bir daha nasip olmayacaktır.

“Acele, telaşla hazırlanmış…”

Bu proje acele, telaşla hazırlanmış hukuki ve siyasi olgunlaşmaktan uzak bir sipariş projedir. Milletin egemenliğini temel alan bir asırlık siyasi geleneğini tahrip edecek, milli siyasi kültürümüzü çökertecek egemenliğin yerine şahıs hegemonyasını inşa edecek bu tasarı önümüzde devam edecek. Bu tasarıyı ele almadan önce dikkatinizi çekmek istediğim üç nokta var.

“Türk halkının haberi yok”

Birincisi bundan Türk halkının haberi yok. Devletimizin en temel dayanaklarıyla oynayan böyle bir tasarıdan milletin haberi olmadan komisyonlarda görüşme durumunda kalıyoruz. Değerli arkadaşlarım, 80 milyonun kaderiyle ilgili bu tasarı hakkında araştırmalar gösteriyor ki milletimiz hiç bilgilendirilmemiştir. Konunun hiçbir kesimle müzakere edilmediği ortada. Üniversitelerin, hukuk fakültelerinin, baroların, esnaf kuruluşlarının, milletin haberi yoktur. Milleti haberdar etmeden, uyarmadan işi olup bittiye getirme çabası vardır. Daha önce, iktidar, çözüm süreci diye PKK ile anlaşmanın halka izah edilip kabul edilmesi için çırpınıyordu.

“Anayasa değişikliğini anlatmak için en ufak çaba sergiliyor musunuz?”

Akil adamları seferber etmişti. Söyler misiniz anayasa değişikliğini millete anlatmak için en ufak çaba sergiliyor musunuz? Bizim anlatmamıza niye izin vermiyorsunuz? Meclis TV kapatılmış, böylesine önemli bir konu konuşulurken milletin haber alma hakkında müdahale anlamına gelmez mi? Milletin gözü önünde bu tartışmayı yapmaktan niye kaçınırsınız? 20 dakika içinde konuşup projenin iç yüzünü anlaşılmadan olup bittiye işi getirme çabası var. Bunu söylememek iyi niyet değil. Bu doğru değildir. Sizin tasarınıza güvenemediğinizi gösterir. Bu telaş niye?

“Gümrükten mal mı kaçırıyorsunuz?”

Milletvekillerini boş kağıda imza attırıp, milletin öğrenmesine izin vermeden anayasayı değiştiremezsiniz. Bu işler böyle olmaz. Olmaması gerektiğini siz de bilirsiniz çünkü. Öyle yapmak zorunda kaldıysanız bu işte bir çapan oğlu var. Gümrükten mal mı kaçıyorsunuz? Birileri size “bitirin bu işi” dediği için yapıyorsanız, “Size saygı duyarız, millete ve Meclis’e daha çok saygı duyarız” demeniz gerekiyordu. Bunu söylemenizi beklerdik. Milletin arkasından talimatla oyun çevirmek kimseye yakışmaz.

“OHAL içinde konuşuyoruz”

Bu tasarıyı OHAL içinde konuşuyoruz. OHAL’i ikinci kez yeni uzattık. OHAL anayasaya aykırı bir şekilde sürdürülüyor. KHK’larla yargı yetkileri ne zaman ve nasıl denetim altına alınacağı belirsiz. 163 general tutuklu, 150 yüksek yargıç tutuklu. 2 bin 194 hâkim ve savcı tutuklu 6296 subay tutuklu, 50 bin kamu personeli soruşturuluyor. 230 şirkete kayyum atandı. Her yeni KHK ile yüzlerce kişinin işine son veriliyor.