Ana sayfa Politika Egemen Bağış: İç savaş yaşanmaması için ‘evet’ demeliyiz

Egemen Bağış: İç savaş yaşanmaması için ‘evet’ demeliyiz

PAYLAŞ

Cri Türk’ten Tülin Tonkuş’un gündeme ve 16 Nisan’da yapılacak referanduma ilişkin sorularını yanıtlayan Bağış, Anayasa referanadumun ilişkin şöyle konuştu: “Paketin içerisinde 18 madde var, evet demek için de en az 18 sebep var. Ama bu 18 sebebin dışında, Türkiye’yi güçlendirmek için, istikrara kavuşturmak için, Türkiye’de bir daha fitne, iç savaş yaşanmaması için “evet” demeliyiz.”

Bağış şöyle konuştu:

“Onun dışında maddelere tek tek bakarsak; milletvekillerinin gerçekten yasa yapıcı hale gelebilmesi için, seçme yaşındakilerin seçilebilmesinin önünü açabilmek için, yargının tarafsız olduğu kadar bağımsız olmasını sağlamak için, yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki denetim mekanizmasının doğru kurgulanabilmesi için, Hakim-Savcılar Kurulu’nun toplumun hassasiyetlerini temsil edebilen ve herhangi bir çete, cemaat, grup veya çıkar çevresi tarafından ele geçirilmesini engellemek için, terörün bitebilmesi için , ekonominin bitebilmesi için “evet” demeliyiz” şeklinde cevap verdi.”

Bağış Hollanda krizini ise şöyle yorumladı:

“Aslında Dünya ekonomik standartlarına baktığınızda Türkiye’nin Dünya’nın en büyük 16. ekonomisi olduğunu görürsünüz. 15. sırada ise Hollanda vardır. Yani biz istikrarı anayasal güvence altına aldığımız zaman karar mekanizmalarımızı hızlandırdıktan sonra çok kısa bir süre içinde onların önüne geçeceğiz. Bu da onları rahatsız ediyor. Onlar talimat verdiklerinde anında yerine getirmeye çalışan, Batı’nın bir talimatıyla askerlerini Kore’ye kadar gönderip şehit olmalarına göz yuman adeta NATO’nun bekçiliğini üstlenmiş bir Türkiye vardı. Ama artık NATO’nun evet, güçlü bir üyesiyiz ama işimize gelmeyen konularda “Ulusal çıkarlarımız önceliğimizdir” diyen bir Türkiye var. Türkiye artık Dünya’ya “one minute” diyebilen bir ülke haline geldi. Bir de rakamsal bir gerçek daha var; bugün Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın sayısı 5 milyonun üzerinde. Bu rakam birçok AB ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla. Yani biz aslında AB’ye girdik. Bu da onları rahatsız ediyor.”