Ana sayfa Öne Çıkanlar Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz

Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz

PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’ndeki TÜMSİAD Genel Kurulu’nda konuştu. Erdoğan konuşmasında, “Sincar’a bir operasyon, öbür tarafa bir operasyon yaklaşık 210-220 tane teröristi orada hallettik. Ve en önemli merkezlerini oralarda vurduk. Niye? Bu milletle oyun oynanmaz. Herkes bunu görecek. Dolayısıyla vakti saati geldiğinde ne yapacağımızı biz gayet iyi biliriz. Bir gece ansızın gelebiliriz” dedi.

“Bir gece ansızın gelebiliriz”

Erdoğan, “Şimdi hedef Münbiç. Amerika’nın başını çekiği koalisyon güçleriyle beraber biz Rakka operasyonunu yaparız. Ama Amerikalı dostlara da diyoruz ki gelin yanınıza terör örgütü almayın. Çünkü bir terör örgütünü bir başka terör örgütü ile temizlemek olmaz. Böyle bir yanlış saplantı içinde olmayın. Çünkü terör örgütlerinin iyisi kötüsü olmaz. Bunların hepsi kötüdür. Elimizde belgeler var. 16’sında Amerika’da Sayın Trump ile görüştüğümüzde hep belgeleri de önlerine koyacağım. Bakın durum bu. Koskoca Amerika, bu kadar koalisyon güçleri ve Türkiye elele verilim Rakka’yı, DEAŞ’a mezar ederiz. Bunlar kendilerine kaçacak delik ararlar. Aynı şekilde Musul. Aynı şekilde El Anbar. Buralarda da bu mücadeleyi sürdürelim. Eğer bunu Irak’ta, kendi hallerine bırakacak olursak sürekli kurban vermeye devam ederiz. İşte Telafer, işte Sincar. Ne oldu? Baktık ki olmuyor Sincar’a bir operasyon, öbür tarafa bir operasyon yaklaşık 210-220 tane teröristi orada hallettik. Ve en önemli merkezlerini oralarda vurduk. Niye? Bu milletle oyun oynanmaz. Herkes bunu görecek. Dolayısıyla vakti saati geldiğinde ne yapacağımızı biz gayet iyi biliriz. Bir gece ansızın gelebiliriz” şeklinde konuştu.

“Her zaman ifade ediyorum; burada da bir kez daha ifade etmekte fayda görüyorum. Terör örgütleriyle mücadelemiz, bizim için bir oyun değildir, bir beka meselesidir. Çünkü sınırlarımız içindeki ve hemen yanındaki terör örgütleri bomba patlattığı zaman Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın değil bizim canımız yanıyor. Terör örgütleri roketle, havanla, silahla saldırı düzenlediklerinde hedefte Avrupa’sı Amerika’sı, Rusya’sı değil bizim Mehmetimiz var, bizim polisimiz var, bizim vatandaşlarımız var; şehit olanlar onlar oluyor, diğerleri değil.

“Gücün yeterse öldürürsün”

“Seçimlerde yaşadık, şu referandumda yaşadık; Avrupa’nın birçok ülkesinde bu teröristleri, bizi içimizden bölmek için kullanmadılar mı? Hepsini uluslararası televizyonlarda da gösterdik. Ülkemizde aynı şekilde gösterdik, gösteriyoruz. Hadi verin bu teröristleri bize; vermezler. Çünkü onları bize karşı kullanmanın gayreti içindeler. Onların piyonları bunlar. Dosyalarıyla her şeyiyle verdiğimiz halde ama gelip bizden, sıkılmadan, utanmadan bir tane ajan provokatörü isterler ve bunu da Alman rezidansında, Tarabya’da bir ay saklarlar, Boğaz’a nazır. Şimdi tabii tutuklandı, içeride. Hala onu istiyorlar. Sizin başka işiniz gücünüz yok mu? Kendi yargılarına gelince bağımsız, kendi yargıları tarafsız ama bizim yargımıza gelince bizim yargı taraflı, öyle mi? Bizim yargımız da kararı verdi, tutukladı. Olay bu kadar basit. Önce siz o istediğimiz teröristleri verin. Elini kolunu sallayarak dolaşıyorlar ve kampanyalar yapıyorlar. Kendi milletvekilleri dahi Almanya’da, Hollanda’da, Avusturya’da bu tür kampanyalara katılıyorlar. İsviçre, gördünüz bütün gazetelerde falan… Parlamentonun önünde dev bir pankart, fakirin resmi, şakağına da silahı dayamışlar ‘Erdoğan’ı öldürün’… Gücün yeterse öldürürsün ayrı mesele ama biz bir şeye inanmışız, o da nedir? ‘La tahzen innallahe meana’… Biz buna inanmışız ve biz Rabbimizin bizimle beraber olduğuna inandığımız için korkmadan yürüyoruz”

Diktatör dersiniz sabır, her türlü hakareti yaparsınız sabır. Nereye kadar sabır?

“Biz de şu anda Batı’dan ne istiyoruz? Yapacaksan yap, varsa sende bir adalet anlayışı, adaletini göster, ortaya bunu koy. Türkiye işte taa sene 64, sene 2017. 54 yıldır kalkıp da şu Avrupa Birliği kapısında Türkiye’yle dalganı geçme. Çözecekseniz bu işi çözün. Bu milletin de bir sabrı var. Bir yere kadar. Ondan sonra da Erdoğan böyle konuşunca, ‘Niye Erdoğan böyle konuşuyor?’ Diktatör dersiniz sabır, her türlü hakareti yaparsınız sabır. Nereye kadar sabır? Bir yere kadar”

Başarıyı mahkeme kapılarını aşındırarak değil ancak milletin gönlüne girerek elde edebilirsiniz

Seçim bittikten sonra ortaya çıkan sonucun üzerini gölgelemek için gösterilen gayretleri ben bir cumhurbaşkanı olarak üzüntüyle takip ediyorum. Sandıktan elde edilemeyen sonucu, çünkü Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bizim hukukumuzda nihai kararı veren mercidir. YSK’nın dışında seçimle ilgili başka bir merci yoktur. Şimdi bunlar ne yaptı? YSK kesin kararını da açıklamasına rağmen Danıştay’a müracaat ettiler. Danıştay da verdi kararını. Oradan da zaten olumsuz geleceği belliydi. Onla da yetinmediler. Anayasa Mahkemesi’nde böyle bir arayışa girdiler. Anayasa Mahkemesi zaten daha önce de açıklamasını yapmıştı. Şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkeme’sinde kendisine çözüm arayanlara sözüm şudur: ‘Başarıyı yanlış yerde arıyorsunuz. Başarıyı mahkeme kapılarını aşındırarak değil ancak milletin gönlüne girerek elde edebilirsiniz”

Boşuna uğraşıyorsunuz. 16 Nisan artık geride kaldı

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Niye millete saygı duymuyorsun? Millet karanını verdi bu işi bitirdi. Boşuna uğraşıyorsunuz. 16 Nisan artık geride kaldı. Bir kez daha milli irade hür bir şekilde sandıkta tecelli etmiştir. Artık bu halk oylamasını da sonuçlarını da tartışmanın bir kıymeti harbiyesi yoktur. Bitti bu iş. Bundan sonra yapılması gereken önümüzdeki diğer seçimlere hazırlanmaktır”

Tekrar üye olacağım

“Biz şimdiden hazırlıklara başladık. Önümüzdeki Salı günü Anayasa’mızın 16 Nisan’da değişen hükmüyle elde ettiğimiz bir imkanını kullanacak kurucusu olduğum partiye tekrar üye olacağım. Ardından da 21 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongremizde partimizin yeni yönetim şekli belirlenecek. Buradan alacağımız enerjiyle bir yandan teşkilatlarımızı güçlendirerek seçimlere hazırlayacak, bir yandan da icraatlarımızla milletimizin gönlünde daha yükseklere çıkmanın yollarını arayacağız. Bu işler öyle hani bir söz var ya ’10 dönüm bostan yan gel yat Osman’ bu anlayışla olmaz. Eğer bir hedefiniz varsa bunun için çalışmanız, gayret etmeniz, sürekli kendinizi yenilemeniz şart. Yenilemeden olmaz”

Almanya’ya: Birbirimize ihtiyacımız var

“Tabi geçen ay ki rakamlarda, ihracatta da ithalatta da ilk sırayı Almanya’nın alıyor olması, her iki ülkenin de üzerinde düşünmesi gereken bir tablodur. Demek ki birbirimize ihtiyacımız var, bunu göreceksin. Rakamlar son dönemde Avrupa’daki Türkiye karşıtı kavganın ön saflarında yer almaya hevesli gözüken Almanya’nın bu tutumunu gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor”

Muhlis Akarsu’nun türküsünün sözlerini okudu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden halk ozanı Muhlis Akarsu’ya ait “Duydum Dost Yarelenmiş Yine Gönlüm Hoş Değil” türküsünün sözlerini okudu. Erdoğan, “Yüreği bu ülke için çarpmayanlarla sevinci de tasası da bu ülke için olmayanlarla hedeflerimize ulaşamayız. Bakınız halk ozanımız ne diyor ‘Duydum dost yarelenmiş, yine gönlüm hoş değil. Her yanı parelenmiş, yine gönlüm hoş değil. Dost hasreti zor imiş, her dem ahu-zar imiş. Dert adamı yer imiş, yine gönlüm hoş değil’ Bize ülke olarak, millet olarak işte böyle dostlar lazım”

Kut’ül Amare müfredata giriyor

“Bugün 101. yıl dönümünü yad ettiğimiz önemli bir zaferin kahramanlarını yad etmek istiyorum. Bundan bir asır önce 29 nisan 1916 tarihinde herkesin artık ayağa kalkamaz diye baktığı ecdadımız, Kut’ül Amare’de yakın tarihimizin en önemli zaferlerinden birini kazanmıştır. Bu vesileyle Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere, birinci dünya savaşının tüm cephelerinde kahramanca mücadele ederek şehit olan gazi olan tüm askerlerimizi rahmetle, minnetle, tazimle yad ediyorum. Maalesef ülkemizde yakın tarihimizin Kut’ül Amare gibi iftihar verici zaferlerinin üzeri örtülmeye adeta özellikle de unutturulmaya çalışılmıştır. Halbuki İngilizler bu zaferden iki yıl sonra İstanbul’u işgal ettiklerinde kullandıkları bütün ofislere ‘Kut’u unutma’ levhaları asmıştır. İnşallah bundan sonra çocuklarımıza tarihimizin diğer levhaları gibi, Kut’ül Amare zaferini hakkıyla öğretecek yeni bir müfredatı eğitim sistemimize kazandırmakta kararlıyız”