Connect with us

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan ABD’ye: Kudüs kırmızı çizgi tüm İslam dünyasını hareketlendiririz

Published

on

Konuşmasının büyük kısmını ABD’ye ayıran Erdoğan, Kudüs tartışması üzerinden ABD’ye karşı hamle yapılacağının mesajını da verdi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partinin grup toplantısında Meclis’te konuştu. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı para transferi belgeleri ile ilgili “İpliğini pazara çıkardık. Cumhurbaşkanı ve yakının senin şahsında biriken bu tür dolandırıcılıklarla alakası yoktur. Ve yurt dışına gönderilmiş bir para da söz konusu değildir. Belge diye salladığı ve hepsi de sahte olan kağıt parçalarında hiçbir bilgi bulunmuyor. Ana hıyanetin başındaki zata çağrımı tekrarlıyorum, iddiasını ispat edecek olsaydı makamdan ayrılıp siyaseti de bırakacaktım. Böyle bir iddia olmadığına göre aynı onuru ilkeli tavrı kendisinden bekliyorum. Salı gününden bu yana CHP’nin başında durduğu her saati gereğini yapmadığı bir zaman olarak kabul ediyorum. Milletin gözüne baka baka ‘yüzde 40 oy alamazsan gereğini yaparım’ dediği ve bunun neredeyse yarısını aldığı halde kılı kıpırdatmadığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

‘ABD’de 28 Şubat benzeri bir süreç yaklaşıyor’

ABD’de devam eden Reza Zarrab davası ile ilgili ise Erdoğan, şöyle dedi: “Zarrab davası ile ilgili açıklama yapacakmış. ABD’deki dava hukukla, ticaretle uzaktan yakından ilgisi olmayan ‘cambaza bak cambaza oyunudur.’ Bir taşla çok kuş vurmak istiyorlar. Türkiye’nin dikkatini buraya yöneltilerek Suriye’de aleyhimize proje işletmektir.

Malzemelerin temini ‘FETÖ’ ve CHP’ye verilmiştir. ABD’de 28 Şubat benzeri bir süreç yaklaşıyor. Bir grup bambaşka bir politika izliyor. Bizim muhatabımız sayın Trump’tır. Bizi İran ile ticaret sebebi ile yargılamaya kalkanların sebebi sınırlarımız boyunca kurmaya çalıştığı 10 binlerce kişilik terör ordusunu saklamaktır. İran’a yaptırımların ihlaliyle ilgili diğer süreçlerden farklı bir yol izlenmiş, ceza davası açılmıştır. Ortada ‘FETÖ’ ve ana muhalefetin iddia ettiği gibi bir yolsuzluk soruşturması yoktur. ABD’deki davanın özünde de böyle bir iddia söz konusu değildir, zaten olamaz.

 

‘Komplo Türkiye’ye karşı kuruldu’

Nasıl 17-25 Aralık’ta yolsuzluk düzeni emniyet-yargı darbesiyle yıkma çabası varsa, ABD’de davada aynı amacı uluslararası alanda vardır. Davanın temelinde komplo iddiası doğrudur, ama bu komplo ABD’ye değil Türkiye’ye karşı kurulmuştur. ABD’ye sesleniyorum; halen 15 Temmuz darbe girişimini anlayamadınız mı anlamayacak mısınız? Şu anda görmekte olduğunuz bu davayı bunlarla ilişkili olduğunu görmeniz lazım.

 

Sırf Türkiye’nin operasyonlarına engel olmak için bu terör örgütünü koruyan ABD’nin müttefikliğini nasıl kabul ederiz. Türkiye’ye her türlü ortak ihaneti yapan bir müttefikle nasıl bir ortak gelecek kurabiliriz. Bu güne kadar çok dikkatli hareket ettik, müttefiklerin askerlerine zarar vermemek için. Bizim yaptırımlarla çarmıha gerenlerin burnumuzun dibinde terör devlete kurma çabasını elini kolu bağlı seyredecek değiliz. Bunun da böyle bilsinler.“

 

‘Ey Amerika’

ABD’nin Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) verdiği desteğe de tepki gösteren Erdoğn, “Sakın ha YPG demeyin, PKK demeyin. Ne deyin, SDG deyin. Tezgah bu, iyi biliriz. Ey Amerika, biz Özgür Suriye Ordusu’nun seninle beraber kurduk, Obama yönetimi ile kurduk. O zaman SGD yoktu, hepsinin anası babası PKK vardı. Şimdi siz yeni bir manevra ile Özgür Suriye Ordusu’nu da bir yana koyun yerine SDG koyun” dedi.

‘Burnumuzun Dibinde Terör devleti kurma girişimini seyredecek değiliz’

Biz terör örgütünün Suriye’deki uzantılarını bugün olmazsa yarın ama çok yakında mutlaka, tamamen imha edeceğiz. Bugüne kadar dost kabul ettiğimiz güçlerin personeline zarar vermeme hassasiyetiyle çok dikkatli hareket ettik. Bunun devamı ancak bizim hassasiyetlerimize de riayet edilmesiyle mümkündür. Yaptırımları ihlal etme iddiasıyla bizi Amerika’da çarmıha germeye çalışanların burnumuzun dibinde terör devleti kurma girişimini herhalde eli kolu bağlı seyredecek değiliz.

‘Tüm İslam dünyasını hareketlendiririz’

Erdoğan, ABD’ye yönelik tepkileri ardından Kudüs üzerinden karşı hamle yapılacağının mesajlarını verdi. Kudüs’ün İsrail’in başkenti yapılması tartışmalarının olduğunu belirten Erdoğan, “Tüm İslam dünyasını hareketlendiririz” diyerek şöyle devam etti: “Bundan sonra kimin nerede ne dediğine değil sahada kimin ne yaptığına bakıp ona göre hareket edeceğiz. Bu vesile ile Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapma girişimini üzüntüyle öğrendik. Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir. Böyle bir karar insanlık vicdanına vurulmuş ağır bir darbedir. İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak bu konunun sonuna kadar takipçisiyiz. Böyle bir adım atılırsa, Teşkilatı İstanbul’da toplayacağız. Bununla sınırlı kalmayacağız. Tüm İslam dünyasını hareketlendireceğiz. Amerika bütün işleri bitirdi de şimdi bu mu kaldı? DEAŞ ile işi bitirdi bu mu kaldı? Şu anda Netahyahu kendi iç hesaplaşmalarını bitiremiyor. Böyle bir adım atamazsınız. Dünya bir bütündür. Bu bütünlük içerisinde sizler ben istediğim gibi hareket ederim noktasında bölgeden gelecek sıkıntıları göz ardı edemezsiniz.”

 

Erdoğan, böyle bir adım sonrası İsrail ile diplomatik bağların kopartılacağını söyledi.

 

‘Zarrab belgelerini kullanan ihanet içindedir’

Erdoğan, muhalefet partilerin kastederek, “Her kim ABD’deki bir davayı Türkiye’nin iç siyaseti olarak kullanmaya devam ederse o da bu ihanettedir. Bunun siyasi bir faturası olacaksa onu kesecek olan bizim milletimizdedir. İran ile ticaretimizde de haklı olan biziz. Kiminle ticaret yapacağımızın kararını biz veririz” dedi.

 

‘ABD’nin bize karşı planı var’

Türkiye’nin İran ile ilişkilerinde mümkün olduğu noktalarda ABD’nin taleplerini dikkate aldığını vurgulayan Erdoğan, “Buna karşılık Amerika’dan aynı anlayışı göremediğimiz de belirtmek durumundayım. Türkiye’nin ABD’ye karşı bir planı yok, Amerika’nın bize karşı bir planı olduğu artık iyice anlaşılıyor” dedi.

Continue Reading

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Öne Çıkanlar

“Canan Karatay’ı görünce üzülüyorum, depresyonu turşuyla çözmek gibi önerileri tartışmak istemiyorum”

Published

on

By

2015’te Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından verilen diyabet alanında ‘Yılın Bilim Adamı’ ödülünü alan Yılmaz, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine de pancar üretiminin sınırlandırılmasına da karşıyım. Üretim ağırlığının nişasta bazlı şekerlere kaydırılmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullandı.

Temel Yılmaz’ın Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

– Canan Karatay, son günlerde depresyon ilaçlarıyla ilgili açıklamasıyla gündemde. İstanbul Tabip Odası’nın Karatay’a para cezası kesmesine ne diyorsunuz?

Canan Hoca’nın açıklamalarını artık biraz üzüntüyle izliyorum. Depresyonu sadece bağırsaklara ve faydalı-zararlı bakterilere bağlamak, sorunu turşu yiyerek çözmek gibi önerleri de tartışmak istemiyorum! Sorun bu tür talkshow türü yorumlardan çok daha ciddi. Sadece bizim toplum değil, dünyadaki tüm toplumların sorunu. Hekimler arasındaki bu tür tartışmaların yeri medya değil, olmamalı. Bir hipoteziniz varsa, bununla ilgili olarak bir araştırma yaparsınız. Oturup araştırmayı kaleme alırsınız, sonra bu çalışmayı hakemli dergilerden birisine gönderirsiniz. O arada da bir bilimsel kongrede sunmak istersiniz. Oradaki sunumda konunun uzmanları sizi dinler, onayladıkları noktalarda onaylar, akıllarına yatmayan noktalarda da sorularını sorar. Ondan sonra o düzeltmelerini yapar. Yayın, hakemli bir dergide çıkar. Bu artık uluslararası standartlarda yapılmış bir araştırmadır ve herkes bunu uygular.

– Karatay’a temel eleştiriniz, araştırma bulgularını önünüze koymadan konuşması mı?

Evet, somut kanıtlar olmadan konuşmamalı.

– Siz Karatay’ın şeker yükleme testine karşı çıkmasını da eleştiriyorsunuz değil mi?

“Şeker yükleme testini yaptıranların çocukları şeker hastası olur, kalbi delik olur” diyorsanız, bunu kanıtlamanız lazım. Tıpta gelişigüzel konuşma hakkınız yok. İnsan hayatıyla ilişkili olarak karar veren ve daha sonra hesap sorulmayan mesleklerden biri hâkimlik, diğeri de hekimlik. Bir hasta, gelip sizi bir otorite olarak aldığı zaman, ağzınızdan çıkacak her kelimeyi izler. Söylediğiniz bir kelimeye takılır, sabaha kadar uyumaz. Canan Hoca’nın, glikoz tolerans testi yapılmış annelerin çocuklarının verilen glikoza bağlı olarak diyabet olduğuna dair kendi klinik araştırmasını ya da literatüre ilişkin araştırmasını bekliyorum. Baktım ama bulamadım.

– Ama Karatay depresyon ilaçlarının aşırı yaygınlaşmasını eleştirmekte haklı değil mi?

Depresyon ilaç tüketiminin aşırı olduğuna katılıyorum. Bunun temel nedeni, gelişen teknolojinin insanlara getirdiği yeni hayat modeli. İnsanlar artık çok daha uzun saatler çalışıyor, daha uzun süre kapalı ortamlarda kalıyor, daha hareketsiz ve daha stresli. Mesaj-mail trafiği de düşük yoğunluklu stresi tüm güne yaydı. İnsanlar artık sürekli çalışan, sürekli izlenen ve sürekli uyarı ve emirlerle sürekli yönetilen modern köleler haline geldi ve tüm toplumlarda depresyon patladı. İlaç kullanımı da arttı. Ancak bu durum tek başına bu kadar aşırı ilaç kullanımını izah etmez. Sorunu psikoterapik rehabilitasyonlarla çözümlenebilecek birçok insan hemen ilaca yönlendiriliyor. Aşırı miktarda gereksiz, indikasyonsuz ilaç tüketimi var. Bu ilaçlar duyguları etkileyen ilaçlar, stres ve üzüntüleri azaltırken sevinç ve mutlulukları da buduyor. Çalışma koşullarının biraz daha düzeltilmesi, işyerlerinde çalışana psikolojik danışmanlık sağlanması gibi önlemler, sorunların çözümünde çok önemli rol oynayabilir.

Continue Reading

Çok Okunanlar