Ana sayfa Logo Altı Erdoğan’dan muhalefet partilerine: Gereğini yapın yoksa İçişleri Bakanlığı devreye girer

Erdoğan’dan muhalefet partilerine: Gereğini yapın yoksa İçişleri Bakanlığı devreye girer

PAYLAŞ

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP’li belediye başkanlarının istifasıyla ilgili “Neticede hiçbir belediye başkanı layüsel (sorumsuz) değildir” dedi. Erdoğan başka partilerde de ‘sorunlu belediyelere dair kulağına çok şeyler geldiğini’, partiler problemleri kendileri çözmezse müdahale edileceğini söyleyerek tahdit etti..

Hürriyet gazetesinden Hande Fırat’In haberine göre, Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi:

“Diğer partilerin de sorunlu başkanları var”

“AK Parti olarak biz, 2019 Mart’a nasıl hazırlanacağımızı planlıyoruz. Attığımız adımlar bu plan çerçevesinde değerlendirilmeli. Diğer siyasi partiler, onların belediye başkanları, benim sorunum değil. Diğer siyasi partiler bu noktada bir sorun, bir sıkıntı görmüyor; bu şekilde devam etmeyi düşünüyor olabilirler. Ama bu sorunlu belediyelere, hukuki anlamda, yargı anlamında herhangi bir müdahale olmayacağı anlamına da gelmez. Neticede hiçbir belediye başkanı layüsel (sorumsuz) değildir. Milletvekillerinde dokunulmazlık vardı, bu nedenle de layüsel oldukları havasındaydılar. Ama dokunulmazlık kalkınca ne olmaya başlandı? Hesaplar sorulmaya başlandı.”

“Kendileri çözmezse İçişleri bakanlığımız devreye girer”

“Hesaplar sorulmaya başlayınca da bu defa ‘Niçin’ demeye başladılar. Oysa dokunulmazlığın kaldırılmasını kendileri istemişti. Belediye başkanları için zaten dokunulmazlık yok. Ben de belediye başkanlığı yaptım; 4,5 yıl yaptıktan sonra beni de okuduğum şiirden dolayı içeri aldılar, yargıladılar. Öyle veya böyle, içeri girdik. Şu anda da bazı belediyelerin sorunlu olduğuna dair birçok şey geliyor kulağımıza. O tür sorunlu belediyelerle ilgili olarak, ilgili partiler problemi kendileri çözmek isterlerse zaten gereğini yaparlar. Aksi takdirde İçişleri Bakanlığımızın Mülkiye müfettişleri devreye girmek durumunda kalabilir. Bütün belediyeler zaten inceleniyor, takip ediliyor. İncelemeler yapıldığında herhangi bir şey yakalanırsa, öyle bir durumda gerekli müdahale elbette yapılır.”

AK Parti’nin üzerinde durduğunuz yeter. Biraz da başka yerlere gidin.

“Tekirdağ’da bir belediye başkanının terbiyesizlik yapmasını kastediyorsunuz”

“Tekirdağ’da bir belediye başkanının bir terbiyesizlik yapmasıyla başlayan süreci kastediyorsunuz muhtemelen. Eh, genel başkanlarından geri kalacak halleri yok. Keşke bizi o tür hakaretlere cevap vermeye mecbur etmeseniz. Normalde bir Cumhurbaşkanı’na o tür hakaretler olduğunda o partinin genel başkanının müdahale etmesi gerekir. Ama bu yapılmayınca, genel başkan da farklı davranmayınca ister istemez konu yargıya intikal ediyor. Avukatlarım da şahsım da, bu tür insanlara, ‘İstediğiniz hakareti yapmaya devam edin’ diyemeyiz. Hukuk çerçevesinde hukuki haklarımı sonuna kadar kullanırım.”

“Açıklamasından dolayı üzgünüm, bizi arayabilirdi”

“Sayın başkanın (istifa eden Ahmet Edip Uğur) tehdit edildiğine yönelik bize ulaşan herhangi bir bilgi yok. Ben o açıklamasından dolayı üzgünüm. Kendisi, siyasette bunca zaman tecrübesi olan, belediye başkanlığı yapan biri olarak, o türden bir tehdit varsa nereyi ya da hangi mercileri araması gerektiğini gayet iyi bilir. Bir tehdit varsa ilgili mercileri, gerekirse bizi pekâlâ arayabilirdi. Araması halinde de pekâlâ olayın üzerine gidilirdi. Biz de ima edildiği türden bir tehdit durumunda herhalde kendisini yalnız bırakacak değiliz. Bırakın Edip Bey’i, kim olursa olsun, birine o tür bir tehdit durumunda gerekli müdahale tabii ki yapılır.”

“657’nin tepeden tırnağa değiştirilmesi lazım”

“Bürokrasiye dediğiniz türden bir çekidüzen verebilmek, 657 (Devlet Memurları Kanunu) ile bağlantılı bir konudur. Bu 657 var olduğu sürece, siz bürokraside arzu edilen türden köklü düzenlemeler yapamazsınız. Sadece birini bir yerden alır başka bir yere koyabilirsiniz. O da köklü bir düzenleme anlamına gelmez. Gerçek manada bir düzenleme, 657’nin tepeden tırnağa değiştirilmesiyle mümkün olabilir. O da tabii ki anayasa değişikliği yetkisi yapabilecek güçte olmakla mümkündür. Temenni ederim ki parlamentoda anayasa değişikliğini yapacak güce sahip oluruz. O vakit bu yönde gerekli adımları atabiliriz.”