Connect with us

Manşet

Erdoğan’ın oğlu, kardeşi ve darbeyi haber veren eniştesinin milyon dolarlık petrol tankeri ortaklığı

Published

on

European Investigative Collaborations’ın (EIC) ‘Malta Belgeleri’ çalışmalarına göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak, kardeşi Mustafa Erdoğan, darbeyi de haber veren eniştesi Ziya İlgen ile Azeri iş adamı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu gizli bir milyon dolarlık petrol tankeri ortaklığına sahip.

Gazeteci Craig Shaw’ın haberine göre, Erdoğan ailesi, Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi.

Petrol tankeri için yapılan anlaşmaya aracılık edenler ise İstanbul’da kurulu Palmali Group’un sahibi Azeri-Türk iş adamı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu ve Erdoğan’ın yakın dostu SOM Petrol’ün sahibi iş adamı Sıtkı Ayan. Malta Files belgelerine göre Ayan 2008’de yedi milyon, Mansimov ise 2008’den beri Erdoğan ailesine gemi için yaklaşık 23 milyon dolar ödemiş.

European Investigative Collaborations (EIC) konsorsiyumunun Malta Files projesi kapsamında yapılan bu araştırma, Türkiye’nin en güçlü ailesinin gizli iş ilişkilerine ve kişisel servetlerini artırmak için devlet imkanlarını nasıl kullandıklarına dair ışık tuttuğunu iddia ediyor.

Petrol tankeri Agdash’ı aldılar

Artıgerçek’in aktardığı habere göre, Erdoğan ailesi Ekim 2008’de Man Adası’nda kurulu “Bumerz Limited” adlı aile şirketleri üzerinden Mübariz Mansimov’un petrol tankeri Agdash’ı aldı. “Bumerz” şirketinin adı, Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’in adlarının bir araya getirilmesiyle oluşuyor.

Mansimov ise Bakü doğumlu bir iş adamı. Sovyet ordusunda görev yaptığı ve Sovyetler’in çöküşünden sonra denizcilik işine girdiği biliniyor. Denizciliğe ilk girdiğinde Azeri devleti için çalışan Mansimov daha sonra kendi şirketi Palmali’yi kurdu.

Palmali Group’un filosunda şu anda yüze yakın gemi var. Karadeniz’deki petrol ticaretinin üçte ikisi Palmali gemileriyle yapılıyor. Bu ticaret, Mansimov’u milyarder yaparken onun yerli ve yabancı birçok ünlü iş adamıyla bağlantısını da sağlamış. ABD Başkanı Donald Trump’ı da tanıdığı söylenen Mansimov, geçtiğimiz Ocak ayında Vaşington’da Trump’ın yemin törenine katılmıştı.

Mansimov ve Erdoğan arasındaki dostluk da yıllar öncesine dayanıyor. 1998 yılında işini Azerbaycan’dan Türkiye’ye taşıyan Mansimov, 2006’da Türk vatandaşlığına geçti ve Gurbanoğlu soyadını aldı. Vatandaşlığa geçmesinde Erdoğan’ın rolü olduğunu “Sayın Başbakan (Erdoğan) ‘Niye Türk vatandaşı olmuyorsun’ demişti, doğru dedim ve Türk vatandaşı oldum” diye ifade eden Mansimov’u yakından tanıyan bir kaynak, milyarder iş adamının vatandaşlığa geçmek için Türk hükümetine rüşvet verdiğini iddia ediyor. Bunu kanıtlamak mümkün değil ama eldeki belgeler Erdoğan ailesinin kişisel servetine Mansimov’un büyük bir katkısı olduğunu gösteriyor.

Milyarder Mansimov ve Türkiye’nin en güçlü ailesi Erdoğanlar arasındaki iş ilişkisi karmaşık bir sistem üzerinden yürüyor. Bu sistem, bulunan belgeler ve kamuya açık sicil verileri incelenerek ilk kez Malta Files projesiyle gün ışığına çıkmış oluyor.

Mansimov, 2007 yılında petrol tankeri Agdash’ı Rusya devletinin iştiraki olan United Denizcilik’e sipariş etti. İnşaat masraflarının bir kısmını ödemek için de Letonya’da bulunan Parex Bank’tan 18,4 milyon dolarlık kredi istedi. Parex Bank, uzun yıllar Doğu Avrupa ve eski Sovyet ülkelerindeki suçlularının kara para aklama bankası olarak biliniyordu. Fakat banka Mansimov’a krediyi hemen o anda vermedi.

Aynı dönemde Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen, İrlanda Denizi’ndeki küçücük bir ada olan ve vergi cenneti olarak bilinen Man Adası’nda Bumerz Limited adlı şirketi kayıt ettirdi. Emekli öğretmen olan ve kameraları sevmeyen İlgen hakkında çok fazla bilgi yok. İddialara göre, Erdoğan’ın başbakan olduğu yıllardan sonra ailenin ticaretle alakalı konularını o üstlenmiş.

Agdash 2007’nin sonbaharında Mansimov’a teslim edildi ve bir yıl boyunca Letonya, Hollanda ve İngiltere kıyılarında ve petrol terminallerinde dolaştı. Ekim 2008’de ise Erdoğan ailesi, Bumerz Limited şirketi üzerinden Agdash’ın kayıtlı olduğu Malta’da kurulu “Pal Shipping Trader One” adlı şirketin tüm hisselerini aldı ve böylece inşa edildiğinde değeri 25 milyon dolar olan tankerin gerçek sahibi haline geldi.

Man Adası sicil kayıtlarına göre, hisselerin Erdoğanlar’a transferinden bir gün sonra, 24 Ekim 2008’de Parex Bank Mansimov’un Agdash için bir sene önce istediği 18,4 milyon dolarlık krediyi Bumerz şirketine vermeye karar verdi. Halka açık sicil kayıtlarında Ziya İlgen’in ismini kredi belgelerinde görmek mümkün.

Ancak Erdoğan ailesi bu kredinin tek kuruşunu bile bankaya geri ödemedi; çünkü Mansimov, Erdoğan ailesinden gemiyi yedi yıllığına kiralayıp krediyi onlar adına geri ödedi. Agdash’ın satıldığı gün Erdoğan ailesinin şirketi Bumerz ile Mansimov’un Karayipler’de kurulu şirketlerinden biri arasında imzalanan sözleşmeye göre Mansimov, “Bumerz Limited’e direkt olarak ya da Pal Shipping Trader One Co Ltd’den (gemiyi) kiralayarak Parex Bank’a (kredinin) tüm taksitlerini ödemeyi” taahhüt etti.

Yani Mansimov, halihazırda kendi sipariş ettiği gemiyi Erdoğan ailesinin şirketine devredip bir de üstüne geminin inşaat masrafını ödemek için alınan krediyi aynı gemiyi kiralayarak yedi sene içinde kendi cebinden ödemiş oldu. Kredilerin geri ödemesi bittiğinde geminin sahibi hâlâ Erdoğanlar’ın şirketi Bumerz olarak kaldı.

Böylece Agdash petrol tankeri Mansimov tarafından Erdoğanlara hediye edildi. 2008 yılından 2015 yılına kadar kredi ödemesi devam eden bu hediyenin bedeli en az 21,2 milyon dolar ediyor.

Gemi için ödenmesi gereken kalan yedi milyon dolar ise Erdoğan’ın çok eski dostu olduğu bilinen iş adamı Sıtkı Ayan tarafından yapılıyor. Ayan’ın bu ödemeyi Agdash için neden yaptığı ise bilinmiyor.

EIC KİMDİR?

Medya partnerleri ve destekleyicileri arasında Der Spiegel, L’Espresso, El Mundo, Romanya Araştırmacı Gazetecilik Merkezi’ne bağlı The Black Sea gibi yayın organlarının yer aldığı Avrupa araştırmacı gazetecilik ağı European Investigative Collaborations (EIC), haberlerini Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gazetecilerin ortak çalışmasıyla hazırlıyor. EIC, daha önce Futbol Leaks dökümanlarını yayımlamıştı.

Manşet

Sivas E Tipi yönetimi ve gardiyanlar işkence suçu işliyor

Published

on

By

Cezaevinde tutuklulara yönelik kötü uygulamalar ilişkin gelen bilgiler arasında; “2 günde bir musluklardan 1.30 saat su veriliyor, sadece 3 kova var suyu koydukları kova fazla olursa geri alıyor döküyorlar. Koğuşta kantinden para karşılığında alınan suya da el koyuyorlar” şeklinde bilgiler geliyor. 

TUTUKLULAR YERDE YATIYOR VE BATTANİYE SERİLMESİNE İZİN VERİLMİYOR

Cezaevlerinde kapasitenin en az 2 katından fazla tutuklunun bulunduğuna ilişkin Adalet Bakanlığı’nın açıkladı. Cezaevlerinden gelen bilgiler de tutukluların yerlerde yattığına ilişkin bilgiler gelmeye devam ediyor. Sivas E Tipi Cezaevi’nin yönetimi ve gardiyanlar, yerde yatan tutukluların yere battaniye sermesine bile izin vermiyor. 

ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZAN TUTUKLULARA PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULUYOR

Cezaevi Müdürü’nün koğuşlarda dolaşarak psikolojik baskı uyguladığı ve koğuşlarda herhangi bir tutuklunun mesleğini sorduğu cevap vermediğinde ise makam odasına götürüp işkenceler uyguladığı iddia ediliyor. Koğuşlarda gezerken tutuklulara sürekli kötü sözlerle muamelede bulunduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor. 

Makumlara ait  itiraz ve şikayet dilekçelerini ilgili yerlere ulaştırmadığı ve geri verdiği kaydediliyor. Şikayet dilekçesi veren tutuklulara ise koğuşta psikolojik baskı uyguladığı belirtiliyor. 

Continue Reading

Manşet

Interpol, Türkiye’den gelen kırmızı bültenleri beklemeye aldı

Published

on

By

Interpol’ün, üye devletleri suç, suçlu ve tehditler karşısında bilgilendirdiği ve gerektiği zaman yakalama emri talebi ilettiği sekiz ayrı bülten tipinden en bilineni olan kırmızı bültenle aranan kişilerin arasında Adil Öksüz, Mihraç Ural ve Salih Müslim gibi isimler var.

Uluslararası Polis Teşkilatı’nın (Interpol), Türkiye tarafından çıkartılan 50’ye yakın kırmızı bülteni askıya aldığı öne sürüldü. Sabah gazetesinden Erkam Çoban’ın haberine göre Türkiye, yurt dışında olduğunu değerlendirdiği bazı kişiler için adli makamlarca acil yakalama talebinde bulunurken, Interpol dosyaları ‘siyasi’ bularak beklemeye aldı.

Eş zamanlı olarak hükümetin ‘F..’ olarak tanımladığı örgütün firarisi Adil Öksüz, eski PYD Eş Başkanı Salih Müslim, THKP-C Acilciler üyesi Mihraç Ural gibi isimlerin aralarında bulunduğu 50’ye yakın kişi ile ilgili kırmızı bülten çalışmaları başlatılmıştı.

Kırmızı bülten talepleri onaylandıkları takdirde Interpol, kendisine üye 170 ülkeye bunu yayımlayacak ve Türkiye’nin istediği birçok kişi hakkında yakalama kararı verilmiş olacaktı.

Yakın zaman önce Türkiye, Türkiye kökenli Alman yazar Doğan Akhanlı hakkında kırmızı bülten çıkartmış, yazar İspanya’da gözaltına alınmıştı. Interpol daha sonra Akhanlı hakkındaki kırmızı bülteni sildi.

Continue Reading

Editörden

‘Kayıp 106 bin silahın araştırılması’ AKP oylarıyla engellendi

Published

on

By

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, İçişleri Bakanlığı’nın 2017 yılı faaliyet raporunda yer alan ‘kayıp silah sayısının’ son üç yılda yüzde 720 arttığını belirterek Meclis’e araştırma önergesi verdi.

 

Önergesinde, kayıp silahların ülke güvenliği açısından büyük tehdit oluşturduğunu öne süren CHP’li Mehmet Tüm, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İçişleri Bakanlığı’nın kamuoyundan kayıp silahlara ilişkin gerçekleri sakladığını ifade etti.

‘106 bin silahın kayıp olması sizleri korkutmuyor mu?’

CHP’li vekil Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“OHAL Türkiyesi’nde her geçen gün sorunlar giderek artıyor. Bildiğiniz gibi, İçişleri Bakanlığı, her yıl diğer kurumlar gibi faaliyet raporlarını açıklamaktadır. Bakanlığın 2017 yılı faaliyet raporunu incelediğimizde, kayıp silah sayısının 106 bini geçtiğini görüyoruz. İçişleri Bakanlığının verilerinde, 2014 yılında kayıp silah sayısı 14 bin görünürken, her ne hikmetse, bu sayı 2017 yılında 106 bine çıkıyor. Kayıp silah sayısı sadece 3 yılda yüzde 720 artmış durumdadır. Ateşli silah nedeniyle her gün onlarca insan yaşamını yitirmektedir. 106 bin silahın kayıp olması sizleri gerçekten korkutmuyor mu, ürkütmüyor mu?” (daha&helliip;)

Continue Reading

Çok Okunanlar