Ana sayfa Gündem Gülen cemaati bu iddiayla çalkalanıyor: “AKP ve MİT cezaevlerini kana bulayacaktı, talimat...

Gülen cemaati bu iddiayla çalkalanıyor: “AKP ve MİT cezaevlerini kana bulayacaktı, talimat hareketin içinden geldi”

Cemaatin içinde yer alan bazı isimlerin AKP ve MİT’le birlikte çalışıp cezaevlerini kana bulama girişiminin son anda Fethullah Gülen tarafından engellendiğini söyleyen Ahmet Dönmez olayın nasıl geliştiğini yazısında anlattı. İşte o yazı;

PAYLAŞ

Hizmet Hareketi, cezaevlerinde binlerce insanın ölümü ile sonuçlanabilecek bir ‘isyan talimatı’ iddiasıyla çalkalanıyor. Gazeteci Ahmet Dönmez, şahsi internet sitesinde kaleme aldığı yazısında, Gülen Hareketi mensuplarına yönelik kanlı kumpas girişiminin bizzat hareketin içinden etkili bir isim tarafından verildiğini anlattı. Girişimin Fethullah Gülen’in haberdar edilmesiyle önlendiği ifade edildi.

İddiaya göre, kanlı planın talimatı hareketin lideri Fethullah Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’daki kampın içerisinden verildi. Ahmet Dönmez yazısında, “Son anda Gülen tarafından haber alındığı ve önlendiği belirtilen bu girişimin arkasındaki ismin ise “Sezai” kod adlı İ.K. olduğu öne sürülüyor. Yıllarca ‘mahrem hizmetler’ içerisinde üst düzey görevler yaptığını öğrendiğim İ.K.’nın, Pensilvanya’daki kamptan Gülen’den habersiz bir şekilde ama onun adını kullanarak Türkiye’deki bazı şahısları aradığı ve cezaevlerinde isyan tertiplediği ileri sürülüyor. Buna karşılık İ.K. cephesi, bunun bir iftira olduğunu ve cemaati sarmış bir hain grubun kendilerini tasfiye etmeye çalıştığını savunuyor.” ifadelerini kullandı. Cemaatin üst düzey tüm isimlerinin bu girişimden haberinin olduğunu ancak İ.K’ya yönelik herhangi bir müdahalenin yapılmadığını anlatan Dönmez’in yazısında iddialar şöyle devam ediyor;

AKP VE MİT İLE ORTAK ÇALIŞAN BİR EKİP

“İddialara göre plan, erken seçimlerin yapıldığı 24 Haziran 2018 günü sahnelenecekti. Muhalefetin seçim sonuçlarını kabullenmeyeceği ve yüzbinlerce insanın protesto için sokaklara döküleceği öngörüsüne dayalı olarak kurgulanan bu kanlı kalkışma, Sincan Cezaevi’nden başlatılacak ve diğer yerlere sıçratılacaktı. İ.K.’nın Türkiye’de kendisine yakın gördüğü bazı insanlara, “Hocaefendi’nin talimatı” diyerek görevlendirme yaptığı ve “Eğer isyan çıkar, büyük çaplı olaylar olursa NATO müdahale edecek. Yönetim değişecek. Hapishaneler boşalacak.” dediği ileri sürülüyor. İddialar, İ.K.’nın bu şekilde 50 civarında insanı ikna ettiği ve nokta görevler verdiği yönünde.

Bu görüşme trafiğinden haberdar olan bir şahsın doğrudan Gülen’e ulaşarak haberdar etmesi ile korkunç girişimin deşifre olduğu ve aynı isimlere tek tek ulaşılarak kanlı kumpasın 24 Haziran’dan önce önlendiği ifade ediliyor.

Bu bilgiyi teyid eden ama isminin yazılmasını istemeyen bazı üst düzey isimler, “Sezai, bu kumpasta yalnız değil. Bunlar hain bir çete. AKP ile MİT’le birlikte çalışıyorlar. Kendileri isyan başlatıp sanki cemaat yapmış gibi gösterecekleri.” diyor.

BAHÇELİ VE SOYLU DA CEZAEVİNDE İSYANDAN SÖZ ETMİŞTİ

Bu çarpıcı iddia, Türkiye’de ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği af tartışmalarını akıllara getirdi. Hatırlanacağı üzere MHP bu af teklifini ortaya attığında kimse bir anlam verememiş ve “Bahçeli ne yapmaya çalışıyor?” sorusu sorulmuştu.

Bahçeli daha sonra 17 Mayıs’ta Sabah gazetesine verdiği röportajda, “Cezaevindekiler kader kurbanı olmaktan çıkıp FETÖ’nün, PKK’nın kurbanı haline gelir, seçime 1 hafta 10 gün kala bir talimat ile isyan başlatırlar ise ne olur?” diye sormuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da 9 Haziran 2018 tarihinde CNN Türk’te yayınlanan Hafta Sonu programında Hakan Çelik’in, “Cezaevlerinde isyan gibi bir tehlike var mı?” sorusuna şöyle cevap vermişti: “Müsaade eder miyiz sizce? Onlar kaotik bir şey çıkarmak isteyebilirler. Birçok şey konuşuyorlar. Her an yeni senaryolar üretmeye çalışıyorlar. Dışardan empoze edilmeye çalışılıyor.”

MHP ise halen ‘isyan’ iddiasının arkasında. Devlet Bahçeli’nin af teklifiyle ilgili olarak 1 Kasım’da Meclis’te konuşan MHP İstanbul Milletvekili Bülent Karataş, “Af çıkmazsa cezaevleri karışır. İsyan çıkabilir. Gezi’den daha büyük olaylar yaşanabilir” dedi.

AHMET DÖNMEZ’İN YAZISI ÜZERİNE CEMAAT ADINA AÇIKLAMA YAPILDI

Gülen’in basınla ilişkilerini yürüten ve Hizmet Hareketi’nin sözcülüğünü üstlenen The Alliance for Shared Values (AfSV) Başkanı Alp Aslandoğan, Ahmet Dönmez’in iddiaları üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada genel olarak Gülen cemaati mensuplarının bunca zulme maruz kalmalarına rağmen şiddet eylemlerine bulaşmadığı vurgulanarak, “şiddeti yada yasadışılığın herhangi bir şeklini içeren sözde talep ve ricayı taşıyan ve yayan kişilerin Hizmet Hareketi ile iltisakları hangi seviyede olursa olsun, mesajları da kendileri de reddolunmalıdır” denildi. 

Dönmez’in iddialarının araştırıldığı belirtilen ve net cevap verilmeyen açıklama şöyle;

“Türkiye’deki hapishanelerde 24 Haziran 2018 seçimleri ertesinde bir kalkışma planı iddiası son günlerde internet medyasında paylaşıldı. Başta Hizmet Hareketi mensupları olmak üzere birçok
masumun can güvenliğini tehlikeye atacak toplumsal bir infiali hedefleyen kumpas iddiası ile ilgili çıkan bu haberler, Hizmet katılımcılarını zan altında bıraktığı için bu mevzuda bir açıklamaya ihtiyaç doğmuştur.

1. Hizmet hareketi mensupları ve gönüllüleri bir sivil toplum hareketi çerçevesinde üzerine düşen mesuliyetin farkında olarak kendi imkânları ile bu mevzuyu araştırmaktadır ve bu konuyla alakalı toplumsal şuurun arttırılması için gereken tedbirleri almaktadır.

2. Hatırlanacağı üzere bu konu ilk defa Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı Devlet Bahçeli tarafından; Türkiye hapishanelerinde mazlumen kalan binlerce Hareket mensubunu hedefleyen
“kanlı bir ayaklanma planı” şeklinde Mayıs 2018 tarihinde dillendirilmiştir. Aynı şekilde bazı nüanslarla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından da yukarıdaki konu dile getirilmiştir. Bu açıklamalar, bir yerlerde planlanan bir senaryonun içine, hizmet sempatizanlarını da çekmek için, suret-i Haktan görünen bazı kimselerin bulunabileceği ihtimalini akla getirmektedir.

3. Böyle bir senaryonun gelecekte de vuku bulma ihtimaline karşı hizmet katılımcılarına düşen kendilerine ulaşan mesajları kendi akıl ve vicdanlarıyla değerlendirip hizmet hareketinin temel
değerlerine uymayanları reddetmektir.

4. Bu vesileyle hatırlatmak isteriz ki: Uluslararası ve ulusal hukuka saygı, bulundukları ülkelerin kanunlarına riayet, barışa kendini adamışlık ve şiddete tevessül etmemek hizmet hareketinin temel değerleridir.

5. Hizmet katılımcıları; şimdiye kadar Türkiye’de maruz kaldıkları insanlık dışı muameleler, sosyal tecrit ve öcüleştirme kampanyaları, hukuksuz tutuklamalar, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bütün insan hakları örgütleri tarafından kınanan hapishane şartları ve işkencelere rağmen bir yumruk dahi kaldırmayarak barış ve hukuka sadakatlerini açık ve net bir şekilde ifade etmişlerdir.

6. Dolayısıyla kaynağı her ne olursa olsun, Hizmet hareketine ait krediyi kullanarak şiddet veya yasadışılığın herhangi bir şeklini içeren sözde talep ve ricayı taşıyan ve yayan kişilerin Hizmet
Hareketi ile iltisakları hangi seviyede olursa olsun, mesajları da kendileri de reddolunmalıdır.

7. Hizmet katılımcıları temel değerlerine aykırı yönlendirmelere maruz kaldıkları takdirde bu değerlerinden taviz vermeyerek barış ve hukuk çerçevesinde hareket etmeye devam edeceklerdir.
Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.

 

AHMET ŞIK: CEMAAT İÇİNDE GRUPLAR ARASI SAVAŞA İŞARET EDİYOR

HDP Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık da Ahmet Dönmez’in yazıları ve AfSV’nin açıklaması üzerine sosyal medya hesabından, “Ahmet Dönmez’in yazdığı şu iki yazının ardından gelen aşağıdaki açıklama Cemaat içinde karışıklık ve gruplar arası bir savaş olduğuna işaret ediyor.” şeklinde değerlendirmede bulundu.

İKİNCİ 15 TEMMUZ MU?

Gülen Hareketi’nin yayın onrganlarından TR724.com yazarı Veysel Ayhan ise gelişmeler üzerine “İkinci 15 Temmuz mu?” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Açıklamanın 24 Haziran kumpasını doğruladığını ifade eden Ayhan, “Bu açıklama 24 Haziran’ın hemen akabinde yapılabilirdi. Niye yapılmamış olabilir?” diye sordu. Devamında bunun nedeni olarak iki ihtimal üzerinde durdu: “Muhtemelen bu tuzak 24 Haziran’da önlenmiş, gereği yapılmış ama duyulduğunda herhangi bir taksiratı olmayan insanların zan altında kalmasını önlemek için kamuoyuna duyurulmamış.
Bir başka sebep hapishanelerde bulunan hizmet gönüllülerini ve yakınlarını yeni bir endişe ve korku ile karşı karşıya bırakmamak olabilir.”