Ana sayfa Gündem Günay: Erkekliğini ayrıcalık kabul eden bizimle yürüyemez

Günay: Erkekliğini ayrıcalık kabul eden bizimle yürüyemez

PAYLAŞ

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Muş Milletvekili Mensur Işık ve Mardin Milletvekili Tuma Çelik’in ihraç sürecine ilişkin, “Kadına yanlış yaklaşan erkek bizimle siyaset yapamaz. Erkekliğini ayrıcalık kabul eden bizimle yürüyemez” dedi.

HDP Sözcüsü Ebru Günay, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tuma Çelik meselesinin intikal ettiği andan itibaren kadın beyanını esas aldıklarını belirten Günay, “Kadından yana tavır alıp, beyanları doğrultusunda araştırma yapmaya başladık ve araştırmanın selameti için adı geçen vekilin parti adına faaliyetlerini Mardin’de durdurduk. Olayın cinsel saldırı şeklinde yargıya intikal ettiği an, Kadın Meclisimizin başvurusu üzerine Tuma Çelik partimizin disiplin kuruluna sevk edilmiştir. Disiplin kurulumuz Çelik’i ihraç etmiştir. Bu karar kadın meclisimizin erkek şiddeti karşısındaki tavizsiz tavrını ve kadınların gücünü ortaya koymaktadır. Kadına karşı suç işleyen veya kadına yanlış yaklaşan hiçbir erkek HDP’de siyaset yapamaz” diye konuştu.

“Erkekliğini ayrıcalık kabul edenler, bizimle aynı yolda yürüyemezler”

Kadın katillerini salan, her gün erkek egemen zihniyeti yaygınlaştıran, kadın cinayetleri meşrulaştıran, 13 yaşındaki çocuklara istismarın yolunu açmaya çalışanların bu konuda bize söyleyecek tek bir sözleri yoktur” diyen Günay, “Her alanda olduğu gibi parti içinde de erkeklikle mücadele ettik, ediyoruz. Kimse bundan şüphe etmesin. Ama tüm erkekler şunu çok iyi bilmeli; erkekliğini ayrıcalık kabul edenler bizimle aynı yolda yürüyemezler” ifadelerini kullandı.

Kadına yönelik şiddetin kadın kırım düzeyine çıktığını söyleyen Günay, “İktidar bu katliamları nasıl durduracağını düşüneceğine, bu şiddetle etkin mücadele için oluşturulan İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmenin peşine düşmüştür. Tekrar altını çizerek söylüyoruz ki, iktidar bu sözleşmeyi uygulamakla yükümlüdür, iptal etmekle değil” şeklinde konuştu.

Sosyal medya düzenlemesi, Çin Modeli’ne geçiş”

Komisyondan geçen sosyal medya düzenlemesiyle ilgili de konuşan Günay, Türkiye’nin açık bir şekilde Çin Modeli’ne geçeceğini söyledi.

“Getirilen teklif ile iktidar, düzenlemenin gerekçesini temel hak ve özgürlüklerin korunmasında devletin sorumluluğuna dayandırarak büyük bir aldatmacaya imza atıyor” diyen Günay, “Bu teklifin gerçekliği, sansürün artmasında, sosyal medyanın hedef alınmasında ve fişlemenin hızlandırılmasında yatıyor. Teklifte yer alan ‘ulusal sınırların tanınmaması, milli güvenlik’ gibi soğuk savaş söylemleri ve 90’lı yıllara ait ifadeler, güvenlik devletinin amentüsüdür. İktidarın gittikçe otoriterleşen, her hareketi ve her yurttaşı kendisi için tehdit algısı olarak kabul eden, güvenlik söylemi altında potansiyel suçlu, şüpheli çemberine Türkiye’de yaşayan herkesi, doğayı, canlıları katan anlayışının sosyal medya ayağıdır bu” ifadelerini kullandı.

Müzakere masası hükûmet tarafından ‘bize oy kazandırmıyor’ denilerek devrildi”

24 Temmuz’un çözüm sürecinin sona ermesinin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Günay, şöyle devam etti.

Bu tarih, eşi benzeri görülmemiş bir şiddet dalgasının, tasfiye planlamasının, kırım politikalarının başlangıcı oldu. Bu politikayla çözüm süreci inkâr edilerek rafa kaldırıldı ve dünyanın gözü önünde açıklanan tarihi Dolmabahçe Mutabakatı reddedildi. Özelde Kürt halkına, genelde de Türkiye halklarına ve demokratik kamuoyuna açıkça savaş ilan edildi. İmralı’da kurulan ve toplumun büyük bir umutla barış getirmesini beklediği diyalog ve müzakere masası hükûmet tarafından ‘bize oy kazandırmıyor’ denilerek devrildi. 2013 Newroz deklarasyonuyla başlayan ve 3 yıl boyunca ölümleri durduran diyalog sürecinde ‘bize oy vermezseniz çözüm sürecinin ancak filmini çekersiniz’ tehditlerine dönüştü. AKP toplumun tümüne karşı saldırıya dönüşün bu kumpası adım adım ördü.

“AKP’nin dış politikası Kürtsüz bir dünya”

AKP’nin dış politikası siyasal, diplomatik ve kültürel açıdan Kürtsüz bir dünya olarak özetlenebilir. ‘Çöktürme Planı ile AKP rejiminin hem Kuzey Suriye’de hem de Irak Kürdistanı’nda yürüttüğü askeri operasyon ve istihbarat çalışmaları, bütün Kürtlerin siyasi kazanımlarını gasp etmeye yöneliktir.