Connect with us

Öne Çıkanlar

HDP milletvekili Garo Paylan: “Güvenlik bürokrasisi iktidarı ele geçirmek üzere”

Published

on

Halkların Demokratik Partisi (HDPİstanbul milletvekili Garo Paylan Türkiye’de güvenlik bürokrasisinin iktidarı ele geçirmek üzere olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın ve demokratik siyaset iddiası olan herkesin güvencesinin OHAL‘i dışlayan demokratik bir düzen olduğunu söyledi.

Paylan, Euronews’in olası erken genel seçimlerde HDP’nin başarı çıtasınn nasıl belirleneceği yönündeki sorularını yanıtladı.

Tayyip Erdoğan dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olabilir

Garo Paylan: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan toplumun büyük çoğunluğunun muhafazakar olduğunu, milliyetçi ve muhafazakar olduğunu ve bu çerçevede de kutuplaşmadan kendisinin fayda göreceğini düşünüyor ve OHAL rejimiyle de muhalif olarak gördüğü herkesi baskıyla sindirmeye çalışıyor.

Tabii bunun en önemli örneği, eş genel başkanımız Selahattin Demirtaş ve milletvekili arkadaşlarımız ve belediye başkanlarımızın bir yılı aşkın süredir cezaevinde olmasıdır.

Ve öyle öngörüyoruz ki Tayyip Erdoğan’ın hedefi OHAL’i sürdürerek seçime OHAL’le gitmek. OHAL şartlarındaysa bütün güvenlik birimleri, valiler, kaymakamlar, bütün emniyet bürokrasisi elinde olacak ve kutuplaşma, kamplaşma üzerinden milleti tekrar kendine mecbur edeceğini düşünüyor.

Bütün baskı rejimlerinde biliyorsunuz böyle olur. Muhaliflerinizi hapse atarsınız. Sessizliğe büründürürsünüz. Sıkıyönetim, OHAL şartları yaratırsınız. Baskı rejimini tahkim edersiniz. Ve sonra dersiniz ki topluma, “Benden başka alternatif yok.” Anti demokratik bir seçimi dayatırsınız.

Tayyip Erdoğan dimyata pirince giderken elindeki bulgurdan da olabilir

Güvenlik bürokrasisi iktidarı eline geçirmiştir ya da geçirmek üzeredir

Onu da kurtaracak olan şey demokratik siyasete dönmesidir. Diğer türlü, güvenlik bürokrasisi iktidarı eline geçirmiştir veya geçirmek üzeredir.

Tayyip Erdoğan’ın da demokratik siyaset iddiası olan herkesin güvencesi demokratik bir sistemdir. Bu da ancak OHAL dışı, demokratik seçimlerle demokratik düzenlerle olur.

Bugün seçim olsa HDP kesinlikle fazlasıyla etkili bir konum elde edecektir. Ama bu ancak demokratik bir seçim olursa. Yani halkın üzerine baskı olmazsa. HDP’ye oy verirseniz başınıza ne geleceğini bilemezsiniz. diye tehditler altında olmazsa HDP bu seçimde çok büyük başarı gösterecektir.

HDP’nin seçim başarısından çok Türkiye’nin demokrasi ve barış meselesidir

Ama mesele HDP’nin seçim başarısından çok Türkiye’nin demokrasi ve barış meselesidir. Bugün Parlamento’yu Tayyip Erdoğan önemsizleştiriyor. Parlamento’yu bir notere çevirmeye çalışıyor. Eğer siz Parlamento’yu önemsizleştirirseniz insanlar demokratik siyasetin sorunları çözeceğine dair umudunu kaybeder insanlar ve başka arayışlara girerler. Biz bunu durdurmaya çalışıyoruz.

HDP milletvekilleri seçimle geldiler ancak iradeleri hapsedildi

Parlamentoyu ve demokratik siyaseti tekrar önemli kılmalıyız. Bu da ancak demokratik bir seçimle, bütün siyasi partilerin, seçmenlerine, ‘ben sizin sorununuzu parlamentoda çözebilirim’ demesiyle olabilir. Biz şu anda bunu diyemiyoruz. Çünkü HDP milletvekilleri çok büyük oylarla seçildiler. Ama onların iradesi şu anda hapishanede. Biz nasıl gideceğiz de seçmenlerimize diyeceğiz: “Bir daha bize oy verin biz sizin sorunlarınızı çözeceğiz.” Hayır bunu şu anda diyemeyiz. Ama şunu söyleyeceğiz. Bizi daha güçlü oraya gönderin. Çok daha büyük bir güçle gönderin.

Bu anlamda çok daha güçlü bir şekilde demokratik bir seçimde Parlamento’da olma iddiasını elbette ortaya koyacağız. Ve bu şekilde de demokrasiyi eğer ki başkaları getiremiyorsa biz getireceğiz ülkemize. Bu mücadeleyi her alanda yapmaya devam edeceğiz.

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Öne Çıkanlar

“Canan Karatay’ı görünce üzülüyorum, depresyonu turşuyla çözmek gibi önerileri tartışmak istemiyorum”

Published

on

By

2015’te Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından verilen diyabet alanında ‘Yılın Bilim Adamı’ ödülünü alan Yılmaz, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine de pancar üretiminin sınırlandırılmasına da karşıyım. Üretim ağırlığının nişasta bazlı şekerlere kaydırılmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullandı.

Temel Yılmaz’ın Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

– Canan Karatay, son günlerde depresyon ilaçlarıyla ilgili açıklamasıyla gündemde. İstanbul Tabip Odası’nın Karatay’a para cezası kesmesine ne diyorsunuz?

Canan Hoca’nın açıklamalarını artık biraz üzüntüyle izliyorum. Depresyonu sadece bağırsaklara ve faydalı-zararlı bakterilere bağlamak, sorunu turşu yiyerek çözmek gibi önerleri de tartışmak istemiyorum! Sorun bu tür talkshow türü yorumlardan çok daha ciddi. Sadece bizim toplum değil, dünyadaki tüm toplumların sorunu. Hekimler arasındaki bu tür tartışmaların yeri medya değil, olmamalı. Bir hipoteziniz varsa, bununla ilgili olarak bir araştırma yaparsınız. Oturup araştırmayı kaleme alırsınız, sonra bu çalışmayı hakemli dergilerden birisine gönderirsiniz. O arada da bir bilimsel kongrede sunmak istersiniz. Oradaki sunumda konunun uzmanları sizi dinler, onayladıkları noktalarda onaylar, akıllarına yatmayan noktalarda da sorularını sorar. Ondan sonra o düzeltmelerini yapar. Yayın, hakemli bir dergide çıkar. Bu artık uluslararası standartlarda yapılmış bir araştırmadır ve herkes bunu uygular.

– Karatay’a temel eleştiriniz, araştırma bulgularını önünüze koymadan konuşması mı?

Evet, somut kanıtlar olmadan konuşmamalı.

– Siz Karatay’ın şeker yükleme testine karşı çıkmasını da eleştiriyorsunuz değil mi?

“Şeker yükleme testini yaptıranların çocukları şeker hastası olur, kalbi delik olur” diyorsanız, bunu kanıtlamanız lazım. Tıpta gelişigüzel konuşma hakkınız yok. İnsan hayatıyla ilişkili olarak karar veren ve daha sonra hesap sorulmayan mesleklerden biri hâkimlik, diğeri de hekimlik. Bir hasta, gelip sizi bir otorite olarak aldığı zaman, ağzınızdan çıkacak her kelimeyi izler. Söylediğiniz bir kelimeye takılır, sabaha kadar uyumaz. Canan Hoca’nın, glikoz tolerans testi yapılmış annelerin çocuklarının verilen glikoza bağlı olarak diyabet olduğuna dair kendi klinik araştırmasını ya da literatüre ilişkin araştırmasını bekliyorum. Baktım ama bulamadım.

– Ama Karatay depresyon ilaçlarının aşırı yaygınlaşmasını eleştirmekte haklı değil mi?

Depresyon ilaç tüketiminin aşırı olduğuna katılıyorum. Bunun temel nedeni, gelişen teknolojinin insanlara getirdiği yeni hayat modeli. İnsanlar artık çok daha uzun saatler çalışıyor, daha uzun süre kapalı ortamlarda kalıyor, daha hareketsiz ve daha stresli. Mesaj-mail trafiği de düşük yoğunluklu stresi tüm güne yaydı. İnsanlar artık sürekli çalışan, sürekli izlenen ve sürekli uyarı ve emirlerle sürekli yönetilen modern köleler haline geldi ve tüm toplumlarda depresyon patladı. İlaç kullanımı da arttı. Ancak bu durum tek başına bu kadar aşırı ilaç kullanımını izah etmez. Sorunu psikoterapik rehabilitasyonlarla çözümlenebilecek birçok insan hemen ilaca yönlendiriliyor. Aşırı miktarda gereksiz, indikasyonsuz ilaç tüketimi var. Bu ilaçlar duyguları etkileyen ilaçlar, stres ve üzüntüleri azaltırken sevinç ve mutlulukları da buduyor. Çalışma koşullarının biraz daha düzeltilmesi, işyerlerinde çalışana psikolojik danışmanlık sağlanması gibi önlemler, sorunların çözümünde çok önemli rol oynayabilir.

Continue Reading

Çok Okunanlar