Connect with us

Gündem

İHD: “Cezaevlerinde son 30 yılın en vahşi dönemi yaşanıyor”

Published

on

İnsan Hakları Derneği (İHD) Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Necla Şengül, Olağanüstü Hal (OHAL) ilanı sonrası cezaevlerinde artan hak ihlallerini “Cezaevlerinde son 30 yılın en vahşi dönemi yaşanıyor” sözleriyle özetledi.

Cezaevlerinde tutsaklara dönük inanılmaz işkencelerin ve kötü muamelelerin uygulandığını belirten Şengül, özellikle son 4-5 yıldır sevk adı altında “sürgün” politikalarının hayata geçirildiğini ve kelepçeli tedavi ile birlikte çıplak arama uygulamalarının had safhaya ulaştığını aktardı. Bunların yanı sıra cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin de bitmiş durumda olduğunu belirten Şengül, “Mahpushanelerde çalınan Mehter Marşı ve ırkçı marşlar ile mahpuslar tahrik edilmeye çalışıyor. Yani mahpuslar dört bir yandan baskı altına alınmak isteniyor. Şu an cezaevleri yönetiminin ‘Ben devletim. Ben istediğimi uygularım’ mantığı karşımızda duruyor” diye konuştu.

“Kalaslarla dövülüyorlar”

Şengül, bu uygulamaların yanı sıra cezaevlerindeki tutukluların kalaslar ile dövülmeye varan yönelimler ile karşı karşıya kaldıklarını da paylaştı.

Yine “Bir yıla varan hücre cezaları ile birlikte kişiliksizleştirmeye ve mahpuslara tecridi her anlamda iliklerine kadar yaşatmaya başladılar” diyen Şengül, bunlara karşı ise İHD olarak tespitlerini yapmaya ve bu cezaevlerine gitmeye çalıştıklarını, ancak devletin bu anlamda tüm insan hakları örgütlerine kapılarını kapatmış durumda olduğunu ifade etti.

“Tek tip kıyafet” uygulamasının hayata geçirilmek istenmesini de hukuksuz olarak değerlendiren Şengül, cezaevlerindeki mevcut tabloyu ise, “Cezaevlerinde son 30 yılın en vahşi dönemi yaşanıyor” sözleriyle özetledi.

“Olup biteni tek öğrenme yolu posta”

Şengül, içerde olan biteni ancak posta yolu ve aileler yolu ile öğrenmeye çalıştıklarını da anlattı. Hak ihlalleri haberlerinin ulaştığı cezaevlerinde, hukukçu arkadaşları aracılığıyla tespitler yapamaya çalıştıklarını belirten Şengül, yine de duruma tümü ile hakim olamamak gibi bir durum yaşadıklarını vurguladı.

“Açık işkence izleri var”

Türkiye’de her gün yeni bir cezaevinin açıldığına da dikkat çeken Şengül, bazı cezaevlerinin henüz ismi olmadığını gibi içinde barındırılan tutuklu sayısının da yine belli olmadığını ifade etti. Bölgedeki cezaevlerinde ise, tutuklulara “yan bakma” gerekçesi ile bile disiplin cezaları verile bilindiğini kaydeden Şengül, tutukluların aileleriyle iletişimlerinin koptuğunu ifade etti. Şengül, avukatların dahi tutuklularla görüşmek için sıra bekler hale geldiğini belirterek, şunları söyledi: “Cezaevlerinde kelepçe ile tedavi, sıcak su sorunu, yemeklerin yetersizliği ve hijyen gibi sorunlar var. Arkadaşlarımız gittikleri ve ziyaret ettikleri veya mahpuslardan aldığımız bilgilerde vücutlarındaki kalas izleri ve jop izlerini gördüklerini söyledi. Çok ciddi endişelerimiz var. İHD olarak çok büyük kaygılar duyuyoruz. Başlattığımız hukuk mücadelelerinde işkence ve kötü muamele gibi davaların sonuçları bile elimize ulaşmıyor. Bu anlamda yürüttüğümüz hukuki süreçlere, devlet veya mahkemelerce hiçbir yanıt verilmiyor.”

Mevcut hükümetin yeni cezaevleri yaparak, daha fazla tutuklama yapacaklarını ve muhalif olan her kesime dokunacaklarını beyan ettiği kaydeden Şengül, son dönemde özellikle sosyal medya nedeniyle gözaltına alınıp, tutuklananların ajanlaştırmaya veya itirafçılığa zorlanmalarının cezaevlerinde çok yaygın bir biçimde görüldüğünü de vurguladı.

“Bizi bile polis takibine aldılar”

Cezaevlerinde tutuklulara yönelik baskı uygulamaların biran önce son bulması gerektiğini dile getiren Şengül, özellikle yoğun sevklerin yapıldığı Karadeniz Bölgesi’ndeki cezaevleriyle ilgili ciddi kaygıları olduğunu ifade etti. Öyle ki Karadeniz’deki bir cezaevi ziyareti sonrasında kendilerinin de polis takibine alındığını paylaşan Şengül, çok fazla tutuklama olmasından dernek olarak kaynaklı sorunlar yaşadıklarını da ifade etti.

Continue Reading

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Gündem

“Windows, bu kadar hızlı güncellenmiyor!”

Published

on

By

BirGün yazarı Bülent Mumay, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın açıklaması sonrası başlayan “dinde reform” tartışmalarını değerlendirdi. “Erdoğan’ın Nurettin Yıldız gibilerini eleştirmek zorunda kalırken başlattığı ‘İslamda güncelleme’ tartışmasının, hedeflenen Saadet tabanını ‘Cumhur İttifakı’ndan bir parça daha uzaklaştıracağı aşikâr” diyen Mumay, Erdoğan’ın bir gün sonra yaptığı “Dinde reform yapmak haddimize mi” açıklamasıyla ilgili olarak da “Windows, bu kadar hızlı güncellenmiyor” ifadesini kullandı.

Bülent Mumay‘ın “Windows, bu kadar hızlı güncellenmiyor!” başlığıyla yayımlanan (11 Mart 2018) yazısının ilgili bölümü şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla patlak veren “dinde güncelleme” meselesinin zamanlaması, AKP açısından hiç de iyi olmadı. Karamollaoğlu’nun “Cumhur ittifakı”na kapıyı kapatmasından sonra, AKP’nin niyeti Saadet Partisi tabanını kazanmaktı. Erdoğan’ın Nurettin Yıldız gibilerini eleştirmek zorunda kalırken başlattığı “İslamda güncelleme” tartışmasının, hedeflenen Saadet tabanını “Cumhur İttifakı”ndan bir parça daha uzaklaştıracağı aşikâr. Dünkü Milli Gazete’nin manşeti de, bu öfkeyi yansıtıyordu. “İslam’ın güncellenmesi ne demek?” başlığıyla çıkan gazete, Erbakan’ın “Din, Allah yapısıdır” sözlerini de 1. sayfadan hatırlatma gereği duymuştu.

Gerçi çok da şey etmemek lazım. Erdoğan, “güncelleme” açıklamasını da güncelledi. Önce, sözcüsü İbrahim Kalın twitter’dan “izahat” yapma gereği duydu. Yetmeyince Cumhurbaşkanı bizzat devreye girdi. Bir gün önce, “İslam’ın güncellenmesi gerektiği”nden söz eden Erdoğan, tepkiler üzerine “Dinde reform olmaz, haddimize mi” deme gereği duydu. Saray’ın 24 saat içinde güncelleme açıklamasına getirdiği güncelleme, Windows işletim sisteminin sürekli gönderdiği güncelleme yamalarından bile daha hızlı geldi. “Şehirleri mahvettik” tadında çıkışlarla uzunca bir süredir kendi muhalefetini yapan Erdoğan’ın yeni bir hamlesi olabilir, kim bilir. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisi” diyen Cem Karaca da rahmet istedi şimdi…

Bu arada enteresan bir gelişme daha oldu… Aralarında Ankara ve Marmara’nın da bulunduğu ilahiyat fakülteleri, Erdoğan’ın sözlerine “açıklık” getirmek için bildiriler kaleme aldı. “Aslında şunu demek istedi” tadındaki açıklamaları yapanların, bir yerlerden motive edildikleri aşikar elbette… Tarikat yurtlarındaki çocuk istismarları konusunda gıkı çıkmayan, kendisine ilahiyatçı diyen sapıkların kadınları aşağılayan “fetva”ları karşısında ‘lâl’ olan ilahiyatçıların, Saray’ın tekzip bürosu olarak hizmet vermeye başladı aniden. Ne diyelim, yeni “akademik görev”leri hayırlı olsun…

Continue Reading

Editörden

Bakan Zeybekci’den Moody’s ve AB’ye: Ne halt edersen et umurumuzda değil

Published

on

By

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli’de düzenlenen Türk Eximbank’ın strateji, değerlendirme ve eğitim toplantısında, Türkiye’nin kredi notunu düşüren uluslararası derecelendirme kuruluşu olan Moody’s‘e yüklendi. “Neye göre düşürdün, hangi kriteri dikkate aldın?” diyen Bakan Zeybekci, “Ne halt edersen et umurumuzda da değil. Senin kastını biz gayet iyi biliyoruz, niyetini de biliyoruz. Fırsat bu fırsat deyip, Türkiye üzerindeki kredi ve finans maliyetlerini artırma gayretlerinden başka bir şey değildir. Bu bir tefeci mantığıdır” dedi.

Karahayıt Mahallesi’nde bir otelde düzenlenen Türk Eximbank’ın strateji, değerlendirme ve eğitim toplantısına Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile Denizli Valisi Hasan Karahan, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Osman Zolan, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım ve Türk Eximbank çalışanları katıldı.

‘AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAM ÜYELİK UMURUMUZDA DEĞİL’

Toplantının açılışında konuşan Bakan Zeybekci, dünyanın en hızlı büyüyen ülkesinin Türkiye olduğunu söyledi. Bakan Zeybekci, “Her türlü sağına soluna kulp takabilirler ama kendi ağızlarıyla bazen itiraf etmek zorunda kalıyorlar. Aralık ayında IMF’nin raporunda satın alma gücü paritesine göre 26 bin 500 dolarlık kişi başına düşen milli geliriyle dünyanın 13’üncü büyük ekonomisinin Eximbank’asıyız. Avrupa’nın 5’inci büyük ülkesinin Eximbank’asıyız. Hedef olarak mutlaka dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi, Avrupa’nın da ilk 3 büyük ekonomisinden biri olacağız. Hedef olarak, ‘Avrupa Avrupa’ dediğimiz zaman da birileri şöyle sanıyor: ‘Bunların işi gücü yok, bunlar illaki Avrupa Birliği’ne ölüp tutuşuyorlar, Avrupa Birliğine illaki girmek istiyorlar.’ Yok böyle bir derdimiz bizim. Bizim derdimiz başka. Atatürk muasır medeniyet dediğinde Avrupa Birliği yoktu daha, hayali bile yoktu. Birbirlerini boğazlamakla meşguldüler. Biz evrensel standartlardaki ülkemizi refah seviyesine, insan hakları, özgürlükler, çevre hassasiyetleri, sağlık, teknoloji, bilim standartlarına çıkarmak için kendimize hedef olarak gördük. Biz o hedefe ulaştığımızda, bizim için bunun enstrümanlarından biri de Avrupa Birliğine tam üyelik süreci, yani bu kaldıracı kullanmak gibi de menfaatimize olabilir, bunu kendimize stratejik hedef olarak görüyoruz. Biz o hedefe ulaştığımızda Avrupa Birliği’ne tam üye olup olmamak bizim işimiz değil, açıkça söylüyorum umurumuzda da değil. O, o günün Türkiye’sinin vereceği bir karardır, tam üye olup olmamakla ilgili. Buna ne onlar karar verebilir, ne de biz karar verebiliriz. Ama hedefimiz, o hedefe ulaşmak. Onun içindir zaten bütün yolculuğumuz” diye konuştu.

‘BUNLARINKİ TEFECİ MANTIĞI’

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu ‘Ba1’den ‘Ba2’ye düşürmesine tepki gösteren Zeybekci, şunları söyledi:

“Yine geçen hafta bir kredi derecelendirme kuruluşunun Türkiye’yle ilgili not düşürmesi… Neye göre düşürdün, hangi kriteri dikkate aldın? Avrupa Birliği’nin toplam geri dönmeyen kredi hacmi 1.2 trilyon dolar. AB üyesi ülkelerden birinde geri dönmeyen kredilerin milli gelire oranı yüzde 60’ın üzerinde. Bizimki yüzde 3 bile değil. Türkiye’nin notunu düşürüyor, onunkini artırıyor. Ne halt edersen et umurumuzda da değil. Senin kastını biz gayet iyi biliyoruz, niyetini de biliyoruz. Fırsat bu fırsat deyip, Türkiye üzerindeki kredi ve finans maliyetlerini artırma gayretlerinden başka bir şey değildir. Bu bir tefeci mantığıdır. Ne kadar itibarının olduğunu da gösterdi millet. Öyle bir karar açıkladın, ardından ekonomi ve finans piyasalarının sana verdiği tepki sıfır. Sana verdiği itibar sıfır. Bunları bileceğiz, mesafemizi koruyacağız. İlişkilerimiz menfaat ilişkisi olacak. Bunları asla dikkate almayacağız. 29 Mart’ta Türkiye’nin büyüme rakamları açıklanacak. Söylüyoruz: 2017 yılında 2016 yılına göre verdiğimiz yatırım teşvik belgeleri yüzde 81 rakamsal olarak arttı, 175 milyar lira. Bunlar 2018’de yatırıma dönüşecek. Belgesini vermediğimiz 100 milyar liralık yatırımcı bekliyor. 2018 yılında dolar bazında 100 milyarlık özel ve reel sektör yatırımı olacak. Yatırımların büyümeye katkısından dolayı 2018 yılında Türkiye’nin büyüme performansı 2017 gibi yüksek olacak diyoruz. 2018 yılıyla ilgili beklentilerimiz ve ihracatın artması, üretimin de büyümeye etkileri yüksek gelecek ve bunlar yine mahcup olacaklar.”

Continue Reading

Çok Okunanlar