Connect with us

Dünya

İkinci Astana Zirvesi 6 Şubat’ta

Published

on

Görüşmeye Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura da katılacak.

BM Suriye Özel Temsilcisi Mistura da daha önce Suriye’de ateşkes sürecinin takip mekanizmasının çalışmasının masaya yatırılacağı toplantının 6 Şubat’ta Astana’da düzenleneceğini açıklamıştı.

Katılımcılar mutabakata varmıştı

Taraflar, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Suriye’de ateşkes ve çözümü görüşmek için toplanmış, Türkiye, Rusya ve İran, görüşmelerinin sonucuna ilişkin 24 Ocak’ta ortak açıklama yapmıştı.

Ortak açıklamaya göre, Suriye’de ateşkesin denetimi ve uygulanması için Türkiye, Rusya ve İran üçlü mekanizma kuracak.

Astana toplantısında, Suriye, Suriye’de savaşan silahlı gruplar, İran, Türkiye ve Rusya ilk kez birlikte görüşme yapmıştı.

Silahlı grupların liderleri ve Suriye devlet görevlileri, Astana görüşmelerinin ilk gününde aynı masada oturmayı kabul etmemiş, farklı odalarda yer alan heyetler garantör ülkeler aracılığıyla görüşmelere katılmıştı.

Rusya’nın Suriye Anayasası taslağı

“Suriye Cumhuriyeti Anayasası” başlıklı taslak, 85 maddeden oluşuyor.

Rusya’nın Astana görüşmelerinde sunduğu taslak metinde, “Suriye topraklarının herhangi bir biçimde kaybedilmesinin kabul edilemez olduğu, devlet sınırlarının yalnızca tüm vatandaşların katıldığı bir referandum sonucunda değişebileceği” yer alıyor.

Anayasa taslağında, “Arapça’nın Suriye’nin resmi dili olduğu, ülke içerisindeki özerk Kürt yönetim organlarının Arapça ve Kürtçe’nin eşit düzeyde kullanılacağına” ilişkin bir madde bulunuyor.

Taslakta, parlamentonun yetkilerinin de genişletilmesi teklif ediliyor. Buna göre, parlamento, savaş ilan edebilecek, devlet başkanını görevden alabilecek, anayasa mahkemesi üyeleri ile merkez bankası başkanını atayabilecek.

Metinde, Suriye’yi korumakla görevli olacağı belirtilen silahlı kuvvetlerin dışında kalması gereken alanlarsa şöyle sıralanıyor: “Ordu, halk üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmayacak, siyasete karışmayacak, yetki devri sürecinde rol oynamayacak.”

Uluslararası hukukun öncelikli olması gerektiği kaydedilen taslakta şu ifadelere yer verildi: “Suriye Cumhuriyeti; hukukun üstünlüğü, eşitlik ve hiçbir ayrım yapılmadan tüm vatandaşların hak ve özgürlüklerinin saygı duyulması ilkelerine dayanan bağımsız ve demokratik bir devlettir.”

“Barış ve dostluk” vurgusu

Taslak Anayasanın girişi şöyle:

“Yüzyıllar süren devlet geleneği üzerine kurulan, geçmiş, mevcut ve gelecek nesiller önündeki sorumlulukla hareket eden, özgürlük ve adaleti sağlama kararımızda iradeli olan ve Birleşmiş Milletler Tüzüğü’ne, Arap Birliği Tüzüğü’ne, İslam İşbirliği Teşkilatı Tüzüğü’ne, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve Ulusal veya Etnik, Dinsel ve Dilsel Azınlığa Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiri’ye bağlılığımızı teyit eden bizler, Suriye Halkı olarak, aşağıdakileri yapma niyetimizi resmi olarak beyan ederiz:

Devletin güvenliğini, bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü temin etmek;

Diğer halklarla barış ve dostluk içinde yaşamak; başarılı bir sivil toplum kurmak;

Halkın iradesiyle belirtildiği biçimde hukukun üstünlüğü tarafından yönetilen hukuki, demokratik bir devlet inşa etmek;

Adil bir ekonomik ve sosyal düzene uygun olarak herkes için makul bir yaşam standardı temin etmek.

Yukarıda belirtilen yüksek niyet çerçevesinde bu Anayasayı ülke genelindeki referandumla kabul ederiz.”

Dünya

IŞİD militanlarının tecavüzünden doğan binlerce çocuk ölüme terk edildi

Published

on

By

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten, Irak’a yaptığı 8 günlük ziyaretin ardından BM Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, terör örgütü DEAŞ militanlarının elinden kurtulan kadınlar ile kız çocuklarının maruz kaldığı cinsel şiddet olaylarına dikkati çekti.

Bağdat, Erbil ve Musul’da hükümet yetkilileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, dini liderler ile DEAŞ’ın elinden kurtulan kadınlar ve kız çocuklarıyla görüşmeler yaptığını belirten Patten, “Sağ kalanların yürek burkan hikayelerini ilk elden dinledim.” dedi.

Ülkede bin 500’ü kadın ve kız çocuğu olmak üzere 3 bin 154 Ezidi ile 600’ü kadın, 250’si çocuk Türkmen ve Şii bin 200 kişinin hala kayıp olduğunu aktaran Patten, DEAŞ militanların tecavüzleri sonrası doğan çocukların toplumda kabul görmediğini vurguladı.

Patten, “Tecavüz sonrası doğan birçok çocuk terk ediliyor. Bazı dini liderler empati gösterse de kabile liderleri tecavüzden doğan çocukları kabul etmede büyük bir isteksizlik sergiliyor. Musul’da yetkililer terk edilen binlerce çocuk için yetimhane açmak zorunda kaldıkları bilgisini verdi.” diye konuştu.

Continue Reading

Dünya

ABD’de silahlı saldırgan 3 kişiyi rehin aldı

Published

on

By

ABD’nin California eyaletine bağlı Napa bölgesinde, Gaziler Evi’nde silahlı saldırı meydana geldi. Siyah zırh giyen saldırgan üç kişiyi rehin aldı. Silah sesleri üzerine bölgeye çok sayıda polis ve ilk yardım araçları sevk edilirken; olayda şimdiye kadar ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.

Görgü tanıkları 30 kez silah sesi duyduklarını aktarırken, olayda ölü yada yaralı olup olmadığı şimdilik açıklık kazanmadı. Polis yetkilileri halka aktif silahlı saldırı bölgesinden uzak durma çağrısı yaptı.

ABC7 muhabiri Wayne Freedman, polisin saldırganın kimliğini bildiğini ancak basında paylaşmadığını aktardı. Polis ile saldırgan arasında karşılıklı silah atışları yapıldığını belirten Freedman, şüphelinin müzakerecilerle iletişime geçmeyi de reddettiğini ifade etti. 

Continue Reading

Dünya

Suriye: Türkiye’nin işgaline karşı ülkenin her bir parçasını savunmakta tereddüt etmeyeceğiz

Published

on

By

Suudi Arabistan, Katar ve Körfez ülkelerinin bir kısmının terör örgütlerine mali destekte bulunduklarını belirten Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, Türkiye’nin de on binlerce teröriste sınırlarını açtığını ve onları silahlandırdığını iddia etti. Caferi, Suriye’nin ‘Türkiye’nin işgaline’ karşı ülkenin her bir parçasını savunmak için her şeyi yapacağını söyledi.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’da yer alan habere göre, Rus haber ajansı Sputnik’e konuşan Caferi, Türkiye’nin on binlerce teröristin sınırlarından geçmesine izin vererek terörü desteklediğini savundu. Türkiye’nin teröristleri silahlandırdığını, mali destek verdiğini ve topraklarında eğitim kampları kurduğunu iddia eden Caferi, aynı zamanda da teröristlerin zehirli kimyasallara ulaşmasına izin verildiği iddiasında bulundu.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’de gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekâtı’yla ilgili de konuşan Caferi, “Suriye, topraklarının her bir parçasını savunmak konusunda tereddüt etmeyecektir. Silahlı terör örgütlerinden de gelse; Türk, Amerikalı ya da İsrailli güçlerin işgali de olsa…” ifadelerini kullandı. (Kaynak: Sputnik)

Continue Reading

Çok Okunanlar