“İnsanların yoksulluklarını kullanarak adaleti satın aldılar”

Mayıs 20, 2017, 8:25 am
Şirvan davasının ilk duruşmasında tutuklu 7 sanık tahliye edildi. Şirketin ailelere para vererek davayı bitirmeye çalıştığı ifade edildi. HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli "Bizzat aileler ve avukatlara sorarak bu durumu teyit ettik. Ailelere 100 bin lira bağış olarak verilmiş" dedi.

Şirvan’da CİNER’e bağlı Park Elektrik’e ait maden ocağında 16 işçinin toprak altında kalarak can vermesi üzerine açılan davada 7 tutuklunun tahliye edilmesine ilişkin tepkiler sürüyor. HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli ailelere, şirket yetkililerinin şikayetçi olmamaları için para verdiğini tespit ettiklerini söyleyerek, “İnsanların yoksulluklarını, çaresizliklerini kullanarak bir nevi adaleti satın aldılar” dedi. Karara tepki gösteren EMEP Bölge Örgütü Yöneticisi Fatma Yalçın Keskintimur da, AKP Hükümetinin fıtrat ve doğal afet söylemlerini hatırlatarak, “16 işçinin can verdiği Şirvan’da ki tahliyeler de bu politikanın yargıdaki bir yansımasıdır” dedi.

Siirt’in Şirvan ilçesi Madenköy’de bulunan açık bakır madeni işletmesinde 17 Kasım 2016 tarihinde yaşanan şev kayması sonucu 16 işçi toprak altında kalarak can verdi. Bilirkişi raporları ve tanık ifadelerince daha önce madende çatlaklar bulunduğu riskin önceden oluştuğu tespitlerine rağmen 7 tutuklu sanık ilk duruşmada tahliye edildi. Hukukçular elde edilen bulgular neticesinde sanıkların ‘olası kast’ suçundan yargılanması gerekirken, ceza sınırı düşük olan ‘Taksirle adam öldürmekten’ dava açılmasına itiraz etmişti. Bu durumun sorumluluğu bulunanların tahliyesine yol açacağı uyarısında bulunulmuştu. Öte yandan şirket yetkililerinin yakınlarını kaybeden ailelere para vererek davadan vazgeçmeleri, şikayetçi olmamalarını istediği iddialar gündeme gelmişti.

Evrensel’den Hasan Akbaş’ın haberine göre, önceki gün duruşmayı izleyen ve ailelerle görüşen HDP Batman Milletvekili bu durumu tespit ettiklerini belirtti.

“Sermaye, mahkeme ve Hükumet taraf olmuş”

“Duruşmada sadece üç aile vardı. Bu aileler şikayetçi olduklarını bildirdiler. Diğer aileler şikayetçi olmadıklarını söylediler” diyen Becerikli sanıkların rahat tavırlarını şöyle aktardı, “Duruşmada çok rahat savunma yapan sanıklar aşırı yağış nedeniyle yaşanan bir doğal afet yaşandığını tekrarladılar. Aileler buna itiraz ediyordu. Bir baba itiraz etti, ‘Biz oradaki çatlakları gözümüzle gördük’ dedi. Buna rağmen bu iddialar derinlemesine irdelenmedi, bilirkişi raporunda da bu durumların olması dikkate alınmadan tahliye kararı verilmesi anlaşılır değil. Bu bize mahkeme, sermaye, hükümet bir taraf olmuş izlenimi veriyor. İşçinin korunmadığı, adaletin sağlanmadığı bir gerçeklik var” diye konuştu.

“Ailelere para verildiği tespit edildi”

Diğer taraftan kamuoyunda iddia olarak yer alan ailelere para teklif edildiği konusuna değinen Becerikli, “Kesinlikle iddia değil, maalesef böyle bir durum var ve bunu tespit ettik” dedi.

Becerikli şöyle devam etti: “Evet böyle bir durum yaşanmış. Bizzat aileler ve avukatlara sorarak bu durumu teyit ettik. Ailelere 100 bin lira bağış olarak verilmiş. 200 bin lira da asliye ceza mahkemesindeki sonuçlara göre bir anlaşma yapılmış. Yani burada tazminat hakkı olarak 1 Milyar mı çıktı, bundan 200 bin lira düşecekler, geri kalanını alacaklar. Hiç tazminat çıkmazsa da bu parayı almayacaklarmış. Kimi ailelere de 200 bin lira + 120 bin lira gibi rakamlar teklif edilmiş, verilmiş. Bu rakamlar neye göre belirlenmiş bilgimiz yok.”

Aileler çaresiz kaldığı için kabul etti

Ailelerin bu durumu çaresiz kaldıkları için kabul ettiklerini belirten Becerikli, “İnsanların yoksulluklarını, çaresizliklerini kullanarak bir nevi adaleti satın aldılar. İnsanlar bize, ‘Ne yapalım, baskı yapılıyor. Eşim yaşamını yitirdi, evim yok, çalışanım yok, bari çocuklarım biraz rahat etsinler’ diye kendilerini ifade ediyorlar. Bir kadın örneğin, çocuklarına bir şey alacak parası yok, hiçbir sosyal güvencesi yok ve parayı alıp çocuklarına ev almış. Dediğim gibi insanların çaresizlikleri kullanılıyor. Benim avukatlardan edindiğim bilgiye göre üç aile mahkemede şikayetçi oldu ve mahkemeye gelmeyen bir aile de şikayetçiymiş, onun dışında en az 11-12 ailenin bu şekilde davadan çektirildiğini öğrendim” diye aktardı.

Kamuoyunda bu davaların yakından takip edilmesi ve adaletin sağlanması için çaba gösterilmesi gerektiğini kaydeden Becerikli, “Kamuoyunun bu davalara sessiz ve ilgisiz oluşu bu tür durumlara neden olabiliyor. O insanların kabahati yok belki ama, yargının, hukukun bu şekilde 16 işçinin yaşamını yitirdiği bir facia davasına ilk duruşmada tahliye kararı vermesi kabul edilemez” diye konuştu.

Emek Partisi (EMEP) Bölge Örgütü Yöneticisi Fatma Yalçın Keskintimur da, kararın işçinin yok sayıldığı, patronlara adeta ‘Sömürün, öldürün, ceza vermiyoruz’ mesajı olduğunu ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. AKP Hükümeti döneminde özellikle maden ve inşaat sektöründe yaşanılan iş cinayetleri hatırlandığında hükümetin bu cinayetlerin önlenmesi yerine ‘fıtrat’ ve ‘doğal afet’ diyerek geçiştirdiğini hatırlatan Keskintimur, “Bu politika her daim işçiyi değil, patronu düşünen bir anlayış olarak kendini gösterdi. 16 işçinin can verdiği Şirvan’daki tahliyeleri bu politikanın yargıdaki yansıması olarak görmek gerekiyor. Bu anlamda başta işçi ve emekçiler olmak üzere hepimiz bu cinayetlere ses çıkarmalı, kaybettiğimiz canların hesabını sormalıyız. Bundan sonra gerekli tedbirlerin alınabilmesinin yolu böyle bir sahiplenme ve mücadeleden geçer” diye konuştu.