Ana sayfa Ekonomi İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: ‘Baskı artıyor omurgayı fazla zorlamayalım’

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: ‘Baskı artıyor omurgayı fazla zorlamayalım’

PAYLAŞ

Dünya Gazetesi’nden Özlem Ermiş Beyhan’a konuşan Bahçıvan, “Belirsizlik olan ortamdan verim çıkarmak çok zorlaşıyor” yorumunu yaptı.

Bahçıvan’ın röportajından bazı önemli noktalar şu şekilde:

Önce 2016’yı değerlendirir misiniz? İşe odaklanılması zor bir yıldı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz geride bıraktığımız yılı?

Aslına bakarsanız 2014’ten beri işe odaklanma noktasında zorlanıyoruz. 2014’te yaşanan iki seçim, 2015’te iki seçim, 2016 mayısında AK Parti içinde yaşanan değişim ve başbakan değişimi, ardından maalesef yaşanan 15 Temmuz… Dışarıdaki gelişmeler, yaşanan terör, bunların hepsini üst üste koyduğumuz zaman şu 3.5 yılda yaşanan olaylar yarattığı etki analizinde, bırakın Türkiye tarihini dünya tarihinde çok ender rastlanılacak bir dönemdir. Ekonomi Türkiye’nin omurgası. Bu yaşananlara rağmen Türkiye’nin öyle sağlam bir omurgası varmış ki Türkiye iş dünyası bu kadar zorlanmaya, yüklenmeye rağmen omurgayı korumayı başardı. Bunun ölçüsünü çok fazla kaçırırsak, omurga kamburlaşabilir. 2016’ya girerken hepimiz 4 yıl seçimsiz bir döneme girdiğimizi düşünerek ekonomiye dair değişim dönüşüm programları ile heyecanlanmış, yeni bir çıkışın başlangıç senesine girdiğimizi düşünürken bunları yaşadık.

Bu noktadan 2017’ye baktığınızda nasıl bir resim görüyorsunuz?

2017’ye yine umutlarla girdik. İnşallah daha olumlu, geçtiğimiz yılın olumsuzluklarını da silecek bir yıl olması umuduyla başladık. Ama şu ana kadar yaşadıklarımıza baktığımızda o umut yelkeninin neresindeyiz, dürüst olmak lazım, soru işaretleri var. Türkiye’de yeniden seçim konuşulmaya başlandı.

Nasıl bakıyor sanayiciler bu seçim sürecine?

Açıklıkla söyleyeyim Türkiye tekrar seçim, referandum sürecinin içine girdiği takdirde hükümetin bütün iyi niyetiyle ortaya koyduğu ekonomik tedbirlerin tam anlamıyla karşılık bulabileceğinden şüpheliyim. Ne olursa olsun seçime girilen bir ortamda, sandık, belirsizlik denildiğinde sizin o süreçten bir verim bir enerji çıkarmanızın imkanı zayıflıyor. Bu Amerika’da da Fransa’da da böyle. Hangi seçim yılında Türkiye gelişebilmiş ki, hele de bu kadar yorgunken. Herkes görelim bakalım diyecek ve takvim duracak. O görelim bakalım hayatımıza girecek endişemiz var. Omurga görevini yaptı ama artık yüklenme bana diyor. Güven endeksi, PMI, işsizlik neresinden bakarsan bak, bunu gösteriyor. Can olsa dayanmaz noktasına geliyoruz. Daha fazla baskı, endişem o ki çok daha ağır bedellerle karşılaştırabilir bizi. O risk var mı var. Çok ciddi boyutta bir devalüasyonun yaşandığı bir ortamdayız. Bunun üzerine kayıp bir 6-8 ay koyarsak…

Röportajın tamamı için…