Connect with us

Öne Çıkanlar

“İstifa ettirildim” diye ağlayan AKP’li Belediye Başkanı: “2019’da o sandıktan top mu çıkar bomba mı göreceğiz”

Published

on

Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un ardından bir AKP’li belediye başkanı daha isyan ederek istifa etti.

Gökçebey Belediye Başkanı Vedat Öztürk, belediye binası önünde ilçe halkına hitap etti. Öztürk, 20 Mart 2014 günü yapılan yerel seçimlerde göreve seçildiğini hatırlattı ve “bazı şer odaklarının hizmetlerinin altını oymaya çalıştığını” belirtti.

Devrek ilçe belediyesinde 29 yıl zabıta memurluğu ve müdürlüğü yaptıktan sonra istifa ederek 30 Mart 2014 seçimlerinde Gökçebey’de Ak Parti’den belediye başkanı seçilen Vedat Öztürk, istifa kararını belediye önünde yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu.

Vedat Öztürk, Gökçebey halkının büyük desteği ile göreve geldiğini söyleyerek şöyle dedi:
“Buraya çıkmadan arkadaşlarla vedalaştık. ‘Veda’ derken ben yurt dışına çıkacak değilim. Buradayım yine. Caddelerde gezeceğiz dolaşacağız ama bir ayrılık oluşacak. Bu ayrılık 6 sene mi sürer, 7 sene mi sürer, 1.5 yıl mı sürer ona siz karar vereceksiniz. Beni buraya siz getirdiniz. Bu şekilde gitmemem gerekiyordu. Şartlar bunu getirdi. Benim hesap veremeyeceğim hiçbir şeyim yok. Ben namus ve gurur için bu hayatta yaşıyorum. Bana kumpas kuranlara hepsinin hesabını tek tek soracağım. Önümüzdeki günlerde de bunları tek tek açıklayacağım. Hiç merak etmeyin. ‘Başkan çok üzülüyor, ağlıyor’ diye zannetmeyin. Bir Vedat gider, bir Vedat gelir. İlçeyi dizayn etmeye çalıştık ama bazı şer güçleri, bazı şerefsiz odakların kumpanyasıyla buralara geldik.”

‘BENİM HANIMIM NE YAPTIĞIMI BİLİR’

Ailesiyle ilgili spekülasyonlar yapıldığını belirten Öztürk, şöyle dedi:
“Benimle ilgili kim spekülasyon yapıyorsa, kim ne söylüyorsa biz buradayız, ailem de burada. Bana yazılanları, çizilenleri ne varsa benim ailem bilir. Şimdi beyefendi diyormuş ki ‘Biz bir şey söylersek hanımı rencide olur.’ Böyle bir şey yok. Benim hanımım ne yaptığımı, nasıl gezdiğimi biliyor arkadaşlar. Böyle bir durum yok, ama o şer güçler, biz buraları imar ederken bizim altımızı oymaya kalktılar. Böyle bir terbiyesizlik, böyle bir şey yok. Nasıl bu insanları böyle gözü yaşlı bırakırsınız. Bu ihaneti 2019 Mart ayında soracaksınız arkadaşlar.”

‘İSTİFA ETTİRİLDİM’

Vedat Öztürk, şer odaklarıyla 2 yıldır uğraştığını, bunu 1.5-2 yıl önce beklediğini anlattı ve “Niye şimdi düğmeye basıldı? Gündüz projelerle gece de bu şer odaklarıyla uğraşıyorum. En sonunda düğmeye basıldı. Bugün Vedat Başkan istifa ediyor, ettiriliyor yani arkadaşlar, açık konuşayım. Şimdi bir belediye başkanı halkın oyuyla gelmiş. Bu kadar vefa olur. İnsanın hatası olur mu, olur. Herkesin hatası olur mu, olur. ‘Hatası olmuş, onu şöyle yapalım, düzeltelim’ denir. Muhatap bulamıyorsunuz arkadaşlar. Bu ne demek biliyor musun? Yüzde 50’yi silip atmak demektir. Onların düşüncesi şu: 2019’a kadar yeni belediye başkanını hazırlarız, hem toparlanırız. Ben de diyorum ki 2019 seçimlerinde o sandıktan top mu çıkar bomba mı çıkar hep birlikte göreceğiz” dedi.

‘KİMİN KİMİ YİYECEĞİNİ ZAMAN GÖSTERECEK’

Öztürk, göreve geldiğinden bu yana şer odaklarıyla uğraştığını ifade ederek şöyle devam etti:
“Gökçebey’imizin gelişmesini istemeyen şer odakları tarafından seçildiğim günden bugüne kadar kumpas, karalama kampanyaları ve yaptığımız yatırımları değersiz gösterme çabaları karşısında mücadele etmekten çok yoruldum, ama yılmadım. Yaptığımız bütün hizmetler ve vatandaşlarımızın manevi destekleri beni hep ayakta tutmuştur. Şimdilik aranızdan geçici bir süre için ayrılıyorum. Bu sevda daha bitmedi. Şükür Allah’a yolsuzluğumuz yok, usulsüzlüğümüz yok, FETÖ bağlantımız yok. Başarısızlığımız, çalışmazlığımız hiç yok. Veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız da yok. Buna rağmen Ak Parti ailesi içinde siyaset yapma imkanımın kalmadığını üzülerek görüyorum. Bugünden itibaren Ak Parti belediye başkanlığımdan ve Ak Parti üyeliğimden istifa ediyorum. Kendimle ilgili herhangi bir korkum yok. Tek üzüntüm başlamış olduğumuz ve yapımına devam ettiğimiz projelerimizin sekteye uğrama ihtimali ve halkımızın bundan zarar görecek olmasıdır. Sular yükselince ırmak bulanır. Bulanık suda balıklar karıncayı yer. Sular çekilince bu sefer de karıncalar balıkları yer. Kimin kimi yiyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak. Bu bir atasözüdür. Kimin kimi yiyeceğini zaman gösterecek…

Sayın Cumhurbaşkanım, belediye başkanı kendine çalışıyor. Hiç sizi düşünmüyor. Bu adamla mı siyaset yapacaksınız?” diye yazdığını ifade eden Öztürk, “Genel merkeze çağrılıp bana bunlar hakkında soru sorulması doğru mu arkadaşlar. Bundan sonra en yüksek irade sizin iradeniz olacak. Bunu önümüzdeki süreçte göreceğiz. Siz bana yapılanları benden daha iyi biliyorsunuz.Sizin olduğunuz yerde kimse hesap yapamayacak. Bu alicengiz oyunlarını zamanla sizlere anlatacağım. Kim bunları yaptıysa, kim benim hakkımda oyunlar oynadıysa Allah belasını versin diyorum.”

Vedat Öztürk, konuşmasının ardından vatandaşlarla vedalaştı. Belediye Başkanı’nın vedalaşma sırasında gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. (DHA)

Continue Reading

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Öne Çıkanlar

“Canan Karatay’ı görünce üzülüyorum, depresyonu turşuyla çözmek gibi önerileri tartışmak istemiyorum”

Published

on

By

2015’te Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından verilen diyabet alanında ‘Yılın Bilim Adamı’ ödülünü alan Yılmaz, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine de pancar üretiminin sınırlandırılmasına da karşıyım. Üretim ağırlığının nişasta bazlı şekerlere kaydırılmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullandı.

Temel Yılmaz’ın Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

– Canan Karatay, son günlerde depresyon ilaçlarıyla ilgili açıklamasıyla gündemde. İstanbul Tabip Odası’nın Karatay’a para cezası kesmesine ne diyorsunuz?

Canan Hoca’nın açıklamalarını artık biraz üzüntüyle izliyorum. Depresyonu sadece bağırsaklara ve faydalı-zararlı bakterilere bağlamak, sorunu turşu yiyerek çözmek gibi önerleri de tartışmak istemiyorum! Sorun bu tür talkshow türü yorumlardan çok daha ciddi. Sadece bizim toplum değil, dünyadaki tüm toplumların sorunu. Hekimler arasındaki bu tür tartışmaların yeri medya değil, olmamalı. Bir hipoteziniz varsa, bununla ilgili olarak bir araştırma yaparsınız. Oturup araştırmayı kaleme alırsınız, sonra bu çalışmayı hakemli dergilerden birisine gönderirsiniz. O arada da bir bilimsel kongrede sunmak istersiniz. Oradaki sunumda konunun uzmanları sizi dinler, onayladıkları noktalarda onaylar, akıllarına yatmayan noktalarda da sorularını sorar. Ondan sonra o düzeltmelerini yapar. Yayın, hakemli bir dergide çıkar. Bu artık uluslararası standartlarda yapılmış bir araştırmadır ve herkes bunu uygular.

– Karatay’a temel eleştiriniz, araştırma bulgularını önünüze koymadan konuşması mı?

Evet, somut kanıtlar olmadan konuşmamalı.

– Siz Karatay’ın şeker yükleme testine karşı çıkmasını da eleştiriyorsunuz değil mi?

“Şeker yükleme testini yaptıranların çocukları şeker hastası olur, kalbi delik olur” diyorsanız, bunu kanıtlamanız lazım. Tıpta gelişigüzel konuşma hakkınız yok. İnsan hayatıyla ilişkili olarak karar veren ve daha sonra hesap sorulmayan mesleklerden biri hâkimlik, diğeri de hekimlik. Bir hasta, gelip sizi bir otorite olarak aldığı zaman, ağzınızdan çıkacak her kelimeyi izler. Söylediğiniz bir kelimeye takılır, sabaha kadar uyumaz. Canan Hoca’nın, glikoz tolerans testi yapılmış annelerin çocuklarının verilen glikoza bağlı olarak diyabet olduğuna dair kendi klinik araştırmasını ya da literatüre ilişkin araştırmasını bekliyorum. Baktım ama bulamadım.

– Ama Karatay depresyon ilaçlarının aşırı yaygınlaşmasını eleştirmekte haklı değil mi?

Depresyon ilaç tüketiminin aşırı olduğuna katılıyorum. Bunun temel nedeni, gelişen teknolojinin insanlara getirdiği yeni hayat modeli. İnsanlar artık çok daha uzun saatler çalışıyor, daha uzun süre kapalı ortamlarda kalıyor, daha hareketsiz ve daha stresli. Mesaj-mail trafiği de düşük yoğunluklu stresi tüm güne yaydı. İnsanlar artık sürekli çalışan, sürekli izlenen ve sürekli uyarı ve emirlerle sürekli yönetilen modern köleler haline geldi ve tüm toplumlarda depresyon patladı. İlaç kullanımı da arttı. Ancak bu durum tek başına bu kadar aşırı ilaç kullanımını izah etmez. Sorunu psikoterapik rehabilitasyonlarla çözümlenebilecek birçok insan hemen ilaca yönlendiriliyor. Aşırı miktarda gereksiz, indikasyonsuz ilaç tüketimi var. Bu ilaçlar duyguları etkileyen ilaçlar, stres ve üzüntüleri azaltırken sevinç ve mutlulukları da buduyor. Çalışma koşullarının biraz daha düzeltilmesi, işyerlerinde çalışana psikolojik danışmanlık sağlanması gibi önlemler, sorunların çözümünde çok önemli rol oynayabilir.

Continue Reading

Çok Okunanlar