Ana sayfa Manşet İyi Parti: Genelkurmay Başkanı’nın Gül’ü ziyareti rejim müdahalesidir

İyi Parti: Genelkurmay Başkanı’nın Gül’ü ziyareti rejim müdahalesidir

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın Abdullah Gül'ü ziyaret ettiği iddiasıyla ilgili olarak İyi Parti, bunun bir rejim müdahalesi olduğuna dikkat çekti.

PAYLAŞ

İyi Parti Başkanlık Divanı’ndan yapılan açıklamada, “Türk milletinin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin fiili başkomutanı, askeri darbe dönemlerini hatırlatırcasına kimin cumhurbaşkanı seçimlerine katılıp, kimin katılmayacağına müdahale edemez, cumhurbaşkanlığı seçiminin tarafı olamaz” denirken; İyi Parti’nin cumhurbaşkanı adayının Genel Başkan Meral Akşener olduğu hatırlatıldı. 11. Cumhurbaşkanı Gül’ün ‘çatı adayı’ olmak istediği kaydedilirken; “Bu onun kişisel takdiridir ve biz buna saygı duyduk. Demokrasinin gereği budur. Sayın Gül’ün nasıl aday olacağına veya hangi partilerin onu aday olarak destekleyeceğine karışılmasını demokrasiye yönelik bir müdahale olarak mahkûm ediyoruz” ifadelerine de yer verildi.

“Seçimleri tehdit altında bırakan bir rejim müdahalesi anlamına gelmektedir”

Ziyarete yönelik iddiaların yalanlanmadığına dikkat çeken İyi Parti Başkanlık Divanı, pazartesi günü parti genel merkezinde bu gündemle bir özel oturum düzenledi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Genelkurmay Başkanı’nın ve saray sözcüsünün Sayın 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağına dair vereceği bir karar arifesinde, yani çok manidar bir zamanlama ile ziyaret ettiklerine dair bilgi kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu bilginin muhatapları tarafından yalanlanmamıştır. Bu durumda İYİ Parti Başkanlık Divanı bir durum değerlendirmesini kaçınılmaz görmüştür.

Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağının tartışıldığı bir ortamda Sayın Abdullah Gül’e, böyle bir ziyarette bulunulması, 24 Haziran Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tehdit altında bırakan bir seçim ve rejim müdahalesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle İYİ Parti Başkanlık Divanı olarak bu çok vahim olayı milletimizle paylaşma zorunluluğunu duyduk.

“Saray koalisyonu ve küçük ortağı kaybedecekleri korkusuyla hareket ediyor”

Türk Milletinin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin fiili başkomutanı, askeri darbe dönemlerini hatırlatırcasına kimin cumhurbaşkanı seçimlerine katılıp, kimin katılmayacağına müdahale edemez, cumhurbaşkanlığı seçiminin tarafı olamaz. Bu durum, saray ve onun hizmetkârı tarafından maksatlı olarak yaratılan toplumsal-siyasi kutuplaşmanın derinleşmesine neden olacaktır.

Belli ki Saray Koalisyonu ve onun hizmetindeki, küçük ortağı kaybedeceklerinin korkusuyla hareket ediyorlar. Bu nedenle iktidarı elde tutmak için her yol mubahtır anlayışına Türk Ordusu alet edilemez. Cumhurbaşkanı 81 milyonun cumhurbaşkanı olmayı başaramamıştır ve bunu da istememiştir. Ancak TSK, 81 milyonun ordusudur ve bu konuda bir zafiyet göstermemelidir.

Yaşanan bu durum, TSK’nın iktidarın çaresizliğine yara bandı olarak kullanılması anlamına gelir ki, bu, asla bağışlanacak ve kabul edilebilecek bir durum değildir. YSK, Saray Koalisyonu’nun TSK desteğini aldığı varsayımından hareket ederek, yeni ve daha orijinal tam kanunsuzluklara imza atmaya kalkışabilir. Sayın Akar, saray koalisyonu operasyonunda saray sözcüsüne refakat ederek işte bu tür muhtemel tam kanunsuzluklara zemin hazırlamış olmaktadır.

Biz İYİ Parti olarak milletle ittifak yaptık.

“Amaçları, seçimlere katılan tüm partilere gözdağı vermektir”

Bizim için kendi politik varoluşumuzu anlamlı kılacak olan şey, Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in müstakbel cumhurbaşkanlığı idi. Bundan ötürü her partinin kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmasını savunduk. Ama Sayın Gül’ün zihnindeki şey bir çatı adayı olmaktı. Bu onun kişisel takdiridir ve biz buna saygı duyduk. Demokrasinin gereği budur.

Sayın Gül’ün nasıl aday olacağına veya hangi partilerin onu aday olarak destekleyeceğine karışılmasını demokrasiye yönelik bir müdahale olarak mahkûm ediyoruz. Bunların amaçları, seçimlere katılan tüm partilere gözdağı vermektir. Ancak deşifre olmuşlardır. Zaman, hiçbir şeyin gizli kalamayacağı zamandır. Bu gerçek unutulmuştur. Durumu milletimizin dikkatine sunuyoruz. Aziz Milletimiz iradesine, cumhuriyete ve demokrasiye bir kez daha kurulmuş olan bu kumpası asla affetmeyecektir.”