Ana sayfa Editörden Karaman’a göre ‘İslam Birliği’ emin ellerde: Cumhurbaşkanımız bu kutsal vazifeyi şerefle omuzlamış...

Karaman’a göre ‘İslam Birliği’ emin ellerde: Cumhurbaşkanımız bu kutsal vazifeyi şerefle omuzlamış bulunuyor

PAYLAŞ

Hayrettin Karaman, Erdoğan’ı referans göstererek ‘islam birliği’ne değindi. “Elin gavuru batıl maksatlarla birleşiyor da Müslüman topluluklar neden birleşemiyor” diyen Karaman’a göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam Birliği vazifesini şerefle omuzlamış bulunuyor.

Karaman’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Allah’ın emrettiği, Elçisinin yollarını döşediği, engellerini açıkladığı ve teşvik ettiği birlik Müslümanların (İslam dünyasının) birliğidir, ümmetin yekvücut olmasıdır, Müslümanların hakim oldukları her bir toprağın bütün Müslümanların vatanı olmasıdır. Bu birlik İslam’ın ve Müslümanların varlıklarının korunması ve vazifelerini yerine getirebilmelerinin şartıdır. Birlik olmadan güçlü olmak, güçlü olmadan korunmak, korunmadan da Müslümanca yaşamak ve kâmil manada İslam’ı tebliğ etmek mümkün değildir.

Cumhurbaşkanımız bu zaruretin idrakinde olduğu için hem her fırsatta Müslümanları birliğe çağırmakta hem de İslam dünyasını defalarca ziyaret ederek birliğin yolların açmaya çalışmaktadır. Son konuşmalarından birinde, “Tüm kardeş devletlere, birlik ve beraberlik içinde yaşamayı temin edecek bütünleştirici politikalar izlemeleri çağrısında bulunuyorum” diyerek aynı zarurete işaret etmiştir.

Peki meşhur deyişle “elin gâvuru” bâtıl maksatlarla birleşiyor da Allah’ın son, sahih ve kâmil dini kendilerine emanet edilmiş olan Müslüman topluluklar niçin bir türlü birleşemiyor, birleşmek bir yana barış içinde yaşamayı beceremiyor ve, ya hırslarına yenilerek veya düşmanın oyununa gelerek birbirini yiyorlar?!

Bu kötü gidişi durdurmak ve olması gerekeni gerçekleştirmek için kim ne yapmalıdır?

Bu yazıyı yöneticilerden birlik için çabalamış olan birkaçını örnek vererek ve rahmetle anarak tamamlayalım:
Sultan Selim Han’ı, Nadir Şah’ı ve Abdülhamid Han’ı İslam birliğinin önemini idrak ettikleri ve çaba gösterdikleri için rahmetle analım.
Daha yakın tarihlerden de örnekler var:
Suudi Arabistan’da 1964’te tahta geçmiş olan Melik Faysal, Anglo-Sakson iradeyi rahatsız eden, İslamcı politikalarıyla ön plana geçmeye başladı.

Şimdi de Cumhurbaşkanımız bu kutsal vazifeyi (Müslümanların birliği dâvasını) şerefle omuzlamış bulunuyor.