Connect with us

Magazin

Kardashian’ın soygun sonrası polise verdiği ifade basına yansıdı

Published

on

Ermeni asıllı Amerikalı ünlü televizyon oyuncusu Kim Kardashian, ‘Paris Moda Haftası’ sebebiyle Fransa’nın başkentinde 3 Ekim tarihinde uğradığı silahlı soygunun sonrasında polise verdiği ifadeler Fransız Le Journal du Dimanche gazetesinde yayınlandı. 36 yaşındaki oyuncu polislere, kapıda bir ses duyduğunu, kim o diye seslendiğini fakat cevap alamadığını söyledi. Kardashian polislere: “Üzerimde sadece bornozum vardı, çıplaktım. Beni yatak odasına geri getirdiler ve yatağın üzerine ittiler.” sözlerini sarf etti.

“KAPIDA AYAK SESİNE BENZER BİR SES DUYDUM”

Haberler.com’da yer alan habere göre, soygunun arkasında bulunan tüm zanlıların basına yansıması sonrasında yıldız oyuncunun ifade tutanağı kamuoyuna yansıdı. Fransız polisinden gelen talep üzerine Kardashian, zanlılara karşı elindeki delilleri teslim etmek üzere tekrar Paris’e seyahat hazırlıklarına başladı. Paris’te geçen senenin 3 Ekim gününün ilk saatlerinde silahlı soyguna uğrayan ünlü oyuncunun, 04:30 civarında başlayan sorgusunun birkaç saat boyunca sürdüğü ortaya çıktı. Polis dedektiflerine ifade veren Kardashian, “Kapıda ayak sesine benzeyen bir ses duydum. Kim var orada diye seslendim fakat kimse cevap vermedi.” sözlerine yer verdi.

SOYGUNCULAR ÜZERİNDE ‘POLİS’ YAZILI KIYAFETLER GİYMİŞ

3 Ekim gecesi saat 02:56’da korumasını aradığını söyleyen ünlü oyuncu, açılıp kapanan kapı arasından bağlanmış haldeki resepsiyon görevlisini ve iki adamı gördüğünü sözlerine ekledi. 39 yaşındaki resepsiyion görevlisi Abdurrahman’ın zanlılar tarafından üzerine silah doğrultularak Kardashian’ın bulunduğu odaya zorla getirildiği belirtildi. Ünlü oyuncu, “İki adam da kapşonluydu, içlerinden birinin kar maskesi vardı. Soygunculardan birinin taktığı kepte ve giydiği cekette polis yazısı vardı. İkinci soyguncunun kıyafetlerinde de polis ibaresi vardı fakat kar maskesi takmamıştı. Kayak gözlüğü takan adam 1,70 cm boyundaydı, zayıftı diğeri ise daha uzundu.” sözleriyle soyguncuların eşkalini tarif etti.

“ÜZERİMDE SADECE BORNOZUM VARDI, BENİ YATAĞIN ÜSTÜNE İTTİLER”

Soyguncuların ısrarla elmas evlilik yüzüğünün nerede olduğunu kendisine sorduğunu belirten Kardashian, “Nerede olduğunu bilmiyorum.” cevabını verince hırsızların üzerine silah doğrulttuğunu ve yüzüğün yerini kendilerine göstermesini istediklerini ifade tutanağında belirtti. “Soyguncunun eldivenleri vardı. Bana paranın ve mücevherlerin nerede olduğunu sordu. Beni yakaladı ve giriş salonuna götürdü. Üzerimde bornoz vardı, onun altına bir şey giymemiştim. Daha sonra yatak odasına geldik ve beni yatağın üzerine itti. Bu esnada plastik kablolarla ve koli bandıyla ellerimi bağladılar. Daha sonra ağzımı ve bacaklarımı bantladılar. Banyoya götürerek beni küvetin içine koydular.” sözleriyle yaşadığı korkuyu ifade etti.

SOYGUNCULAR, OTELİN PORTATİF TELEFONUYLA SÜREKLİ KONUŞMUŞLAR

İfade tutanağında polislere, yaklaşık 11 milyon dolar tutarındaki çalınan mücevherlerin marka ve değerlerini detaylı şekilde anlatan Kardashian, “Soygun sırasında otelin portatif telefonu ellerindeydi ve sürekli çağrı geliyordu. Telefonda Fransızca konuşuyorlardı. Soyguncuların ‘gitmemiz lazım’ dediği kanaatine kapıldım, sonrada onlar kaçıp gitti. Ellerimdeki ve ağzımdaki banttan kurtulmayı başardım. Beni bağlayış şekillerine baktığımda sanırım bağlama konusunda biraz acemilerdi.” cümleleri ifade tutanağında yer aldı.

Magazin

BBC Türkçe’den, “Selda Bağcan” açıklaması: Kendini övmesi hakkıdır

Published

on

By

Dünyanın önde gelen yayın kuruluşunun açıklaması şöyle;

Bağcan ‘mülakatta söylediklerinin hepsinin doğru olduğunu, ama muhabirin kendisini gaza getirdiğini’ savunuyor ve ‘BBC röportajında karşımda soru soran kişi gözükmediği için sürekli kendimi övüyormuşum gibi oldu. Resmen komplo gibi’ ifadesini kullanıyor.

Selda Bağcan çok önemli bir sanatçıdır. Türkiye’de yetişen en kıymetli değerlerden biridir. İngiltere’ye gelişinde BBC Türkçe’ye mülakat vermeyi kabul etmesinden dolayı çok heyecanlandık. Mülakatı keyifle yaptık ve kendisini misafir etmekten mutlu olduk.

Fakat, daha sonradan bu mülakata Bağcan tarafından yöneltilen eleştirileri BBC olarak ciddiye almak zorundayız. Hem kurum olarak işimizi doğru yapıp yapmadığımızı anlamak, hem de bu mülakatı yapan BBC Türkçe çalışanı Aylin Yazan’ın mesleki onurunu da rencide eden bu eleştirilerin haklı olup olmadığını değerlendirmek açısından.

Bu nedenle mülakatın 23 dakikalık ham halini üç ayrı editör izledi ve ‘gaza getirmek’, ‘komplo kurmak’, ‘hırpalamak’ gibi ifadeleri haklı gösterecek en ufak bir şeye rastlamadı. Üstelik, Selda Bağcan gibi bir sanatçının kendini övmesi hakkıdır.

Öncelikle BBC Türkçe’nin Selda Bağcan’ı ya da herhangi bir konuğunu ‘gaza getirmesi’, ‘kışkırtması’ veya konuklarına ‘komplo kurması’ söz konusu olamaz.

BBC, dünyanın önde gelen çoğu yayın kuruluşunun da yaptığı gibi internet ve sosyal medya platformlarında kullanıcıların daha kolay izlemelerine olanak sağlamak için, mülakatların da aralarında olduğu videoları dijital formatta yayınlıyor.

Bu formatta da, videolarda sorular ekrana yazılı olarak yansıtılıyor, yanıtlar da sözlü ve alt yazılı yayınlanıyor. Nitekim, Selda Bağcan ile yapılan mülakatın yayınlanan 9 dakika 30 saniyelik bölümünde soruların yer almadığı doğru değildir. Sorular yazılı olarak ekrana yansıtılmıştır.

Sayın Bağcan’la mülakatın başında kendisine formatın bu şekilde olacağı da söylenmişti.

Continue Reading

Kültür & Sanat

Yavuz Bingöl gelen tepkiler üzerine MESAM kayyımlığını kabul etmedi

Published

on

By

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca MESAM Yönetim Kurulu’na atanan Yavuz Bingöl’ün görevi kabul etmediği belirtildi.

Kültür Bakanlığı, yaptığı inceleme neticesinde Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’nde mevcut yönetim kurulunun yerine Yavuz Bingöl, Recep Ergül, Polat Yağcı, İpek Açar, Turhan Taşan, Fuat Güner ve Coşkun Sabah’ı üye olarak atamıştı. Bakanlık tarafından yönetim kuruluna atanan Yavuz Bingöl, görevi kabul etmediğini yazılı bir açıklama ile duyurdu.

Bingöl, “Benim de bağlı olduğum meslek birliği MESAM bünyesinde bir süredir eser sahipleri olarak eleştirdiğimiz ve düzelmesini istediğimiz bir çok konunun telafisi cihetine gidilmemesi, dikkate alınmaması ve düzeltilmemesi neticesinde bir çok eser sahibi tarafından Kültür Bakanlığı bilgilendirilmiş ve nihayetinde Bakanlık olağan genel kurula kadar ‘geçici bir yönetim kurulu’ düzenlemesi yapmıştır” diye başladığı mesajında, şunları yazdı: “Bir çok sanatçının içinde yer aldığı bu ‘geçici’ organla ilgili basında ağırlıkla adımın geçtiği ve ‘kayyum’ olarak tanımlandığımı gördüm. Kendi emeğimin ve haklarımın da temsil edildiği bir meslek birliğinin ahlaklı ve profesyonel bir çalışma tarzını benimsemesi konusundaki mücadeleme diğer meslektaşlarımla birlikte elbette ben de devam edeceğim. Hakkımda kamuoyunda oluşturulan haksız ve mesnetsiz algı konusunda üzgün olduğumu belirterek, MESAM bünyesinde hiçbir görevimin olmadığını kamuoyunun bilgilerine sunarım” dedi.

Continue Reading

Gündem

Deniz Akkaya: Yeter artık rezil oluyoruz, biri bu adamı susturmalı!

Published

on

By

“Altı yaşındaki kızlar evlenebilir”, “Kız çocukları 7-8 yaşından itibaren tesettür şekli almalı”, “Kız çocukları cehennem kadar risktir”, “Çalışan kadın fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor” açıklamalarıyla gündeme gelen ilahiyatçı Nurettin Yıldız‘a bir tepki de Deniz Akkaya’dan geldi. Akkaya, kişisel Instagram hesabında Yıldız’ın bir videosunu paylaşarak, “Yeter artık, bu adamı biri susturmalı” diye yazdı.

Akkaya, şu ifadeleri kullandı:

“Paylaştım bu insan düşmanını defalarca kez ama yeter! Artık bu adama biri dur desin! Bu adamın pervasız söylemleri bu ülkeyi korkunç bir imaja ve kara deliğe sürüklüyor! Yabancı sitelerde altyazı ile yayınlanıyor, bu adamın ketçap şehvet uyandırır, yorgana hallenmeyin abuklukları! Rezil rüsva oluyoruz ayrı, ama ben bir Türk kadını olarak diyorum ki, bu bir suçtur! Kadına şiddete davetttir! Yeter artık bu adamı biri susturmalı”

Continue Reading

Çok Okunanlar