Connect with us

Öne Çıkanlar

Kılıçdaroğlu’nun belgelerinde geçen, Erdoğan’ın “kucağımıza düşecek” dediği Sıtkı Ayan yolsuzluk tapelerindeydi

Published

on

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugünkü grup toplantısında açıkladığı belgeler arasında ismi geçen Sıtkı Ayan adını ilk kez İran ve Türkmen doğalgazının Avrupa’ya taşınmasıyla ilgili projede duyurdu.

Wikileaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan, 2008′de yapılan anlaşmayla da ekonomi dünyasında da ilgi çekti.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Sıtkı Ayan, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları başlamadan bir gün önce, 16 Aralık’ta AKP hükümetinin verdiği cumhuriyet tarihinin en büyük ikinci yatırım teşvikini alan ve o dönem 11.5 milyar liraya İran doğalgazını Almanya’ya taşıyacak bir petrol boru hattı inşa edeceğini duyuran iş insanı.

Fakat Sıtkı Ayan isminin meşhur olması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi hakkında söylediği “Kucağımıza düşecekler” lafından sonra gerçekleşti. Yayımlanan tapelerde Erdoğan, Ayan’ın verdiği 10 milyon doları yeterli bulmadığı için bu cümleyi kullanıyordu.

İlahiyat okudu petrol işine girdi

Cumhuriyet gazetesinin 14 Şubat 2014’teki sayısında Pelin Ünker imzalı haberde Sıtkı Ayan şöyle haberleştirilmişti:

Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları da bulunuyor.

WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliyordu. Bu yatırım işbirliği ise 2007 ve 2008 yıllarında imzalanan ilk anlaşmalara istinaden yapılacaktı.

1 milyar Avro’luk boru hattı antlaşması

ABD Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Dale Eppler, söz konusu işbirliği konusunda daha derin bilgi edinmek amacıyla BOTAŞ Başkanı Saltuk Düzyol’a başvurmuştu. Ancak Düzyol, şirketinin bu projeyle ilintili olmadığını ve projenin özel bir şirkete verildiğini belirtmişti.

Sonuç olarak söz konusu İran projesindeki özel şirketin Som Petrol AŞ olduğu belli olmuş ve şirketin Sıtkı Ayan sahipliğinde olduğu anlaşılmıştı. Som Petrol, 22 Temmuz 2010’da İran ile 1 milyar Avro’luk boru hattı inşası anlaşması yapmıştı. Şu anda şirketin İstanbul Ticaret Odası (İTO) kayıtlarında 10 milyon lira sermayesi görünüyor. Ancak şirketin merkezinin Londra’da olduğu ve sermayesinin de milyar dolarları bulduğu ifade ediliyor.

Teşvik şampiyonu Turang transit

Hükümetin Aralık 2013 teşvik verileri açıklandığında, listede yer alan dev bir yatırım göze çarpmıştı. İran-Türkiye-Avrupa doğalgaz boru hattı projesini hayata geçirecek Turang Transit 11.5 milyar TL ile zirvede yer almıştı. Bu, Çalık Grubu’nun Samsun-Ceyhan boru hattı ve rafinerisi için aldığı 14.5 milyar liralık yatırım teşvik belgesinden sonra Cumhuriyet tarihinin en yüksek tutarlı teşvik belgesi oldu. Yatırımın konusu “Doğalgaz Boru Hattıyla Taşımacılık” olarak kayıtlara geçiyordu. Tarihi 16.12.2013 olan belge, “Gümrük Vergisi Muafiyeti, Vergi İndirimi Oranı, Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği” gibi destekleri kapsıyor. İran ile anlaşma 2008’de imzalanmıştı. Turang Transit’in kurucu ortakları da Gent Elektrik Enerjisi Toptan Satış, Samed Petrol, Alan Enerji ve Aktau Petrol. Tüm bu şirketlerde Sıtkı Ayan’ın ortaklığı ve yönetim kurulu üyeliği bulunuyor.

2009’da İran’dan elektrik ithali için özel sektör arasında süren yarışın galibi sürpriz bir biçimde Gent Elektrik oldu. O dönemde Türkiye’nin elektrikte yaşadığı arz krizini aşmak için İran’dan elektrik ithalatı gündeme gelmişti. Gent Elektrik, İran’dan elektrik getirmek için gerekli yasal çalışmaları tamamladı ve iznini aldı. Bir dönem Şavk Elektrik ve Kartet’in mücadele ettiği İran’dan elektrik ithalatında rakiplerini geride bıraktı.

Sıtkı Ayan’ın yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerin uzun listesi

İTO kayıtlarına göre Sıtkı Ayan’ın yönetim kurulu üyesi olduğu ve halen faaliyette olan şirketler şöyle:

Som Petrol, Tay Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ, Aktau Petrol Ticaret AŞ, Gent Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ, Somas Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ, SMS Gemi İnşa Sanayi AŞ, Turang Transit, Bylan Uluslararası Ticaret ve Gayrimenkul Sanayi AŞ, Emas Doğal Gaz Sanayi, Anatolian Uluslararası Enerji Yatırım, MS Uluslararası Enerji Yatırım, TRG Petrol Ticaret, CTAT Gıda ve Sağlık Ürünleri, Som Overseas Petroleum, ASB Grup Enerji, ASL Enerji, Perlite İnşaat, Aska Enerji.

Sıtkı Ayan’ın ortağı gözüktüğü şirketler ise şöyle sıralanıyor: Gent Petrol ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Samed Petrol ve Enerji Dış Ticaret, Saor İnşaat, Alan Enerji, Anka Enerji, Başlam Nakliyat.

Sıtkı Ayan’ın ilginç bir tarafı da çok sayıda şirketi kurup kapatması. Ayan, İTO kayıtlarına göre ortağı olduğu İnsaş İnşaat’ın kaydını 31 Temmuz 2013’te, yönetim kurulu üyesi olduğu Metaş Mesken’i 2 Temmuz 2003’te, yine ortağı olduğu 20. yıl Konut ve İnşaat’ı 26 Ağustos 2002’de, yönetim kurulu üyesi olduğu S.S. Konutbirlik Evleri Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi’ni 28 Mayıs 2002’de ve son olarak yine yönetim kurulu üyesi olarak gözüktüğü S.S. Ayanca Konut Yapı Kooperatifi’ni 31 Temmuz 2013’te kapatmış.

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Öne Çıkanlar

“Canan Karatay’ı görünce üzülüyorum, depresyonu turşuyla çözmek gibi önerileri tartışmak istemiyorum”

Published

on

By

2015’te Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından verilen diyabet alanında ‘Yılın Bilim Adamı’ ödülünü alan Yılmaz, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine de pancar üretiminin sınırlandırılmasına da karşıyım. Üretim ağırlığının nişasta bazlı şekerlere kaydırılmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullandı.

Temel Yılmaz’ın Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

– Canan Karatay, son günlerde depresyon ilaçlarıyla ilgili açıklamasıyla gündemde. İstanbul Tabip Odası’nın Karatay’a para cezası kesmesine ne diyorsunuz?

Canan Hoca’nın açıklamalarını artık biraz üzüntüyle izliyorum. Depresyonu sadece bağırsaklara ve faydalı-zararlı bakterilere bağlamak, sorunu turşu yiyerek çözmek gibi önerleri de tartışmak istemiyorum! Sorun bu tür talkshow türü yorumlardan çok daha ciddi. Sadece bizim toplum değil, dünyadaki tüm toplumların sorunu. Hekimler arasındaki bu tür tartışmaların yeri medya değil, olmamalı. Bir hipoteziniz varsa, bununla ilgili olarak bir araştırma yaparsınız. Oturup araştırmayı kaleme alırsınız, sonra bu çalışmayı hakemli dergilerden birisine gönderirsiniz. O arada da bir bilimsel kongrede sunmak istersiniz. Oradaki sunumda konunun uzmanları sizi dinler, onayladıkları noktalarda onaylar, akıllarına yatmayan noktalarda da sorularını sorar. Ondan sonra o düzeltmelerini yapar. Yayın, hakemli bir dergide çıkar. Bu artık uluslararası standartlarda yapılmış bir araştırmadır ve herkes bunu uygular.

– Karatay’a temel eleştiriniz, araştırma bulgularını önünüze koymadan konuşması mı?

Evet, somut kanıtlar olmadan konuşmamalı.

– Siz Karatay’ın şeker yükleme testine karşı çıkmasını da eleştiriyorsunuz değil mi?

“Şeker yükleme testini yaptıranların çocukları şeker hastası olur, kalbi delik olur” diyorsanız, bunu kanıtlamanız lazım. Tıpta gelişigüzel konuşma hakkınız yok. İnsan hayatıyla ilişkili olarak karar veren ve daha sonra hesap sorulmayan mesleklerden biri hâkimlik, diğeri de hekimlik. Bir hasta, gelip sizi bir otorite olarak aldığı zaman, ağzınızdan çıkacak her kelimeyi izler. Söylediğiniz bir kelimeye takılır, sabaha kadar uyumaz. Canan Hoca’nın, glikoz tolerans testi yapılmış annelerin çocuklarının verilen glikoza bağlı olarak diyabet olduğuna dair kendi klinik araştırmasını ya da literatüre ilişkin araştırmasını bekliyorum. Baktım ama bulamadım.

– Ama Karatay depresyon ilaçlarının aşırı yaygınlaşmasını eleştirmekte haklı değil mi?

Depresyon ilaç tüketiminin aşırı olduğuna katılıyorum. Bunun temel nedeni, gelişen teknolojinin insanlara getirdiği yeni hayat modeli. İnsanlar artık çok daha uzun saatler çalışıyor, daha uzun süre kapalı ortamlarda kalıyor, daha hareketsiz ve daha stresli. Mesaj-mail trafiği de düşük yoğunluklu stresi tüm güne yaydı. İnsanlar artık sürekli çalışan, sürekli izlenen ve sürekli uyarı ve emirlerle sürekli yönetilen modern köleler haline geldi ve tüm toplumlarda depresyon patladı. İlaç kullanımı da arttı. Ancak bu durum tek başına bu kadar aşırı ilaç kullanımını izah etmez. Sorunu psikoterapik rehabilitasyonlarla çözümlenebilecek birçok insan hemen ilaca yönlendiriliyor. Aşırı miktarda gereksiz, indikasyonsuz ilaç tüketimi var. Bu ilaçlar duyguları etkileyen ilaçlar, stres ve üzüntüleri azaltırken sevinç ve mutlulukları da buduyor. Çalışma koşullarının biraz daha düzeltilmesi, işyerlerinde çalışana psikolojik danışmanlık sağlanması gibi önlemler, sorunların çözümünde çok önemli rol oynayabilir.

Continue Reading

Çok Okunanlar