Ana sayfa Ekonomi Kötü haber bu kez Merkez Bankası’ndan geldi: Para yok, kredi yok

Kötü haber bu kez Merkez Bankası’ndan geldi: Para yok, kredi yok

PAYLAŞ

Döviz ve faiz rekorlar kırarken küresel ekonomiden gelen haberler de Türkiye için işleri zorlaştırıyor. Piyasalardaki bu fırtına her ne kadar başta Erdoğan olmak üzere AKP iktidarı tarafından ‘Yok hükmünde’ ve ‘Bizi etkilemez’ gibi sözlerle değerlendirilse de kaçınılmaz şekilde reel ekonomi üzerindeki, gölgesini artırıyor. Çoğunluğu yurtiçi bankalara olmak üzere 221 milyar dolar döviz borcu bulunan Türk şirketleri için bir kötü haber de Merkez Bankası’ndan geldi. Banka’nın düzenli olarak yayınladığı Banka Kredi Eğilim Anketi, iktidardan gelen ‘Ekonomi iyi durumda’ açıklamalarını yalanlar nitelikte.

Anket sonuçlarına göre yılın ilk çeyreğinde piyasada olumsuzlaşan şartlara karşı kredi politikalarında önemli bir değişiklik yapmayan bankalar, Nisan-Haziran dönemi için daha katı bir kredi politikası belirleme eğiliminde.Buna göre özellikle yabancı para yani döviz cinsinden kredilerde musluklar kısılacak.

Bu sonuca göre Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in Cumhurbaşkanı’ndan da tepki çeken ‘Döviz borçlanmayın’ uyarısının zaten zorunlu bir seçenek olduğu da ortaya çıkıyor. Bankalar yurtiçinde açtıkları döviz kredileri için kaynağı yurtdışından borçlanarak bulurken, son aylarda doların uluslar arası faizini belirleyen LIBOR faizinde yaşanan hızlı artış Türk finans kurumlarının kaynak bulma kabiliyetini de kısıtlamış durumda. Eylül 2017’de yüzde 1.7 olan yıllık LIBOR faizi 4 Nisan itibariyle yüzde 2.78’yi geçmiş durumda.

Merkez Bankası’nın yayınladığı ankette de bu konuyla ilgili olarak, ‘Yılın ilk çeyreğinde yurt içi ve yurt dışı fonlama koşullarının sıkılaşmaya devam etti. Yılın ikinci çeyreği için bankaların beklentilerinin söz konusu eğilimin devam edeceği yönünde’ deniliyor.

Ankette kredi piyasasında yılın ikinci çeyreğine ilişkin şu beklentiler yer alıyor:

‘Bankaların yılın ikinci çeyreğine ilişkin beklentileri Türk lirası cinsinden açılan kredi talebinde gevşemenin devam edeceği, yabancı para cinsinden açılan kredi talebinde ise sıkılaşmanın güçleneceği yönündedir. Bireysel kredi türlerinden konut ve taşıt kredi talebinde azalış, diğer bireysel kredi talebinde artış görülmektedir.’