Merkel çifte vatandaşalığın iptaline sıcak bakmıyor

Nisan 21, 2017, 6:08 pm
Başbakanlığa yakın kaynaklar, Angela Merkerl'in çifte vatandaşlığın iptaline ilişkin fikirlere sıcak bakmadığını söylüyor.

Geride kalan günlerde, hükümetteki Birlik Partileri CDU/CSU’dan çok sayıda siyasetçi, ‘evet’ diyen yüzde 63 oranındaki seçmeni bahane ederek, çifte vatandaşlığın iptalini istedi. CDU Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner, “Seçim programı güncel sorunlara el atar. Çifte vatandaşlık da buna dahil” diyerek tartışmayı açtı. Başbakan Angela Merkel’in en yakın danışmalarından CDU Genel Başkan Yardımcısı Thomas Strobl de, Türklere verilen çifte vatandaşlık hakkının iptalini isteyerek, “Çifte vatandaşlığın kuşaklar üzeri devamını yanlış buluyorum” dedi. Ancak başbakanlığa yakın çevreler, Merkel’in bu önerilere soğuk baktığını ve partisinden yapılan çıkışları da hoş karşılamadığını ifade ettiğini bildiriyorlar. Başbakan Merkel, partisinin geçen Aralık ayındaki kurultayında, “çifte vatandaşlığın iptali talebini şahsen yanlış buluyorum ve seçim kampanyası yapmayı düşünmüyorum” demişti.

Referandum sonucu Alman iş çevrelerini endişelendirdi

Çifte vatandaşlık tartışmaları arka plana düşerken, referandumdan çıkan sonucun Türk-Alman ekonomik ilişkileri üzerindeki olası etkileri konuşuluyor. Alman Sanayiciler Birliği (BDI) Başkanı Dieter Kempf referandum sonucunun Alman iş çevrelerini endişelendirdiğini açıklarken, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik çıkarlarını düşünerek, Avrupa’daki partnerleri ile güven ortamını sağlamalı” şeklinde konuştu. Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (DIHK) Başkanı Martin Wansleben ise, Alman ekonomi çevrelerinin Türkiye’deki durumun istikrarlı hale gelmesini arzuladığını söyleyerek, “Alman firmalar için eskiden olduğu gibi güvenilir yatırım atmosferinin sağlanması önemli” dedi. Wansleben, referandumla bağlantılı yaşanan sorunlara rağmen, Alman firmalarının Türkiye’yi ekonomik bir ortak olarak görmeye devam etmesi gerektiğini ifade etti ve Türkiye’de iş yapan ya da yatırım planlayan Alman firmalarına ‘risklere rağmen’ bu yöndeki girişimlerine devam etmeleri tavsiyesinde bulundu. Alman-Türk Ekonomi Birliği sözcüsü Suat Bakır, Alman iş dünyasında Türkiye’deki yatırım ve faaliyetlere yönelik tedirginliğin aşılması için en önemli göstergenin siyasi ve ekonomik istikrara dönülmesi olacağı görüşünde.

Türkiye’de faaliyet gösteren 6 bin 800’den fazla Alman firmasının sermaye yatırımı 10 milyar Euroyu aşıyor.

Almanların %82’si Türkiye’ye gitmek istemiyor

Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya aynı zamanda Türkiye’ye en çok turist gönderen ülke konumunda. 2015’te 5,6 milyon Almanı ağırlayan Türkiye’ye geçen yıl 4 milyon Alman turist gitti. Bu azalma, Türkiye’nin turizm gelirlerinin yüzde 30 oranında azalmasına yol açtı. Referandumla bağlantılı tartışmaların Alman kamuoyuna yansıyış şekli ve aylardır süren Türkiye ile Almanya arasındaki politik kriz, turizm sektörünün 2017 yaz sezonuna dair endişelerini artırıyor. Gerçi turizm sekötüründen uzmanlar, Türkiye’de güvenlik durumunun istikrarlı hale gelmesi halinde, ülkeye seyahat edenlerin sayısının yeniden artacağını tahmin ediyor. Ancak referandum sonrasında yapılan bir kamuoyu araştırması, Almanların yüzde 82’sinin Türkiye’ye seyahat etmek istemediğini şeklinde bir sonuç çıkardı. Emnid araştırma şirketi tarafından yapılan ankete göre, katılımcıların sadece yüzde 16’sı, Türkiye’ye tatil için gideceğini belirtti. Araştırmaya göre, Alman kadınları erkeklere oranla Türkiye’ye gitmemek konusunda daha katı. Alman kadınların yüzde 87’si Türkiye’ye gitmek istemediğini beyan ederken, bu oran erkeklerde yüzde 77 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın internet sayfasında yer alan 19 Nisan tarihli güncellenmiş seyahat ve güvenlik uyarılarında, 16 Nisan’da yapılan referanduma dikkat çekildi. Açıklamada,”16 Nisan 2017’de Türkiye’de anayasa değişikliği konusunda referandum yapıldı. Referandumun resmi sonuçlarının Nisan ayı sonuna doğru açıklanması beklenmektedir. Gösterilerin olması ve büyük toplantılar yapılması ihtimal dışı değil. Seyahat edeceklere siyasi gösterilerden ve genel olarak büyük kalabalıklardan uzak durmaları tavsiye edilir” denildi. (Amerikanın sesi)